Yaşamak İçin Sosyalizm e-mitingine binlerce kişi katıldı!

Koronavirüs sebebiyle bu yıl meydanlarda kutlanamayan 1 Mayıs, binlerce kişinin katılımı ile elektronik ortamda gerçekleşti. Mitinge çok sayıda sanatçı ve siyasetçi katıldı



01-05-2020 23:33

İleri Haber

Tüm dünyada etkisini gösteren yeni tip koronavirüs (Kovid-19) sebebiyle bu yıl 1 Mayıs meydanlarda kutlanamadı. Binlerce yurttaş, sanatçılar ve siyasetçilerle birlikte 2020 yılının 1 Mayıs’ını elektronik ortamda gerçekleştirilen Yaşamak İçin Sosyalizm mitingiyle kutladı.

Enternasyonal Marşı ve sloganlarla başlayan etkinlikte,  farklı tarihlerde Türkiye’de 1 Mayıs manzaralarının gösterildi.  Ardından oyuncu Mehmet Ali Alabora, 1 Mayıs adıyla 1923 yılında Yaşar Nezihe tarafından yazılan ilk Türkçe şiiri seslendirdi.

Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili ve eski Grup Yorum solisti Hilmi Yarayıcı ise, Kalanlara şarkısıyla işçi sınıfının birlik dayanışma ve mücadele gününü kutladı.

ATAY: GELECEĞİ İNŞA ETMENİN YOLU SİZSİNİZ

Türkiye İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Hatay Milletvekili Barış Atay, etkinlikte yaptığı konuşmada , koronavirüs sebebiyle yan yana gelememenin, aynı enerji ve ruhla 1 mayısa dair şiirleri ve marşları söylemeye engel olmadığını belirtti.  Atay, Türkiye’nin uzun zamandır zor günler geçirdiğini ifade ederek, “Yaşadığımız bu topraklar çok uzun zamandır zorlu günler sunuyor hepimize ve özellikle de emekçilere. Verdiğimiz emeğin karşılığını alamadığımız ve karşılığını vermemek için büyük bir uğraş gösteren bir iktidar tarafından yönetiliyor ülkemiz. Fakat biz her zaman diyoruz ki bu iktidarı yenmenin de hak ettiğimiz özlediğimiz aydınlık geleceği inşa etmenin bir yolu var ve o sizsiniz. Ancak örgütlenerek ve beraber mücadele ederek aşabiliriz bu karanlığı. Biz bu zor günlerde verdiğiniz mücadelede yan yana olmaktan övünç ve kıvanç duyarız” dedi. Atay konuşmasını  Bertolt Brecht’in Okumuş Bir İşçi Soruyor şiiri ile sonlandırdı.  

İKM’DEN EŞDEĞER İŞE EŞİT ÜCRET TALEBİ

Mitingte İlerici Kadınlar Meclisi adına konuşan Selda Salman, mevcut düzenin kadınları koruyamadığını vurgulayarak, İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Sayılı Kanun’un uygulanması çağrısında bulundu. Artan işsizliğin en çok kadınları etkilediğine dikkat çekerek, “Kadınların büyük bir çoğunluğu işgücüne katılamazken işgücüne katılabilen kadınlar ise işsizlik sorunu ile yüz yüzedir. TÜİK verilerine göre 2019 yılında 500 bin kadın ev işleri ve bakım hizmetleri nedeniyle işinden ayrıldı; 12 milyon kadın ise ev işleri nedeniyle çalışma hayatına giremedi” dedi. Salman kadınların taleplerini ise şöyle sıraladı:

-İstanbul Sözleşmesi etkin bir biçimde uygulanmalıdır.

-LGBTİ bireylerine yönelik ayrımcılık ve nefret suçu işleyen söylemlere derhal son verilmelidir.

-Alo 183 acil konumuna geçirilmelidir.

-Ev işleri eşit üretilmelidir. Tüm kadınlara gelir güvencesi verilmelidir. Aynı işlerde çalıştığımız erkeklerden az değil, eşdeğer işe eşit ücret verilmelidir.

'BU 1 MAYIS’I EMEKÇİLERİN EVLERİNDE KALAMADIĞI FARKINDALIĞIYLA KUTLAYALIM'

Oyuncu Bülent Emrah Parlak  da koronavirüse karşı evde kal çağrılarına değinerek  “2020 1 Mayıs’ına koronavirüs belasıyla giriyoruz. Tüm dünyada koronavirüse karşı evde kal çağrıları yapılıyor. Bir çok insan imkanları ve birikimleri dahilinde evde kaldı. Ancak çalışmak zorunda olan emekçiler evinde kalamadı. Yani tüm dünyayı sırtında taşıyan işçi ve emekçiler, ölüm riski olan bu günlerde çalışmak zorunda bırakılıyor. Bu 1 mayısı bunun farkındalığı ile kutlayalım” dedi. Parlak’ın ardından Oyuncu Meltem Cumbul,  Orhan Veli Kanık’ın yazdığı Bedava şiirini seslendirdi.  

KARABULUT: İŞÇİLERE ÜCRETLİ İZİN VERİLMELİ

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Dev Yapı-İş Sendikası Başkanı Özgür Karabulut ise mitingte yaptığı konuşmada, inşaat işçilerinin insan sağlığını tehlikeye atan koşullarda çalıştırıldığının altını çizerek şunları söyledi: Milyonlarca işçi, meydanlarda yan yana gelemiyor olsa da aynı talepleri haykırıyor, Kapitalizm öldürüyor. İnsanca bir yaşam, insanca bir düzen istiyoruz diyoruz. Hastalar, inşaat işçilerinin yaptığı hastanelerde tedavi görüyor. İnsanlar inşaat işçilerinin yaptığı evlerinde virüsten korunmaya çalışıyor ancak inşaat işçileri bu koşullarda da çalışmaya zorlanıyor. Bir kez daha haykırıyoruz. Çalışmanın zorunlu olmadığı tüm işletmeler durdurulmalı, işçilere ücretli izin verilmelidir.

‘ÖZGÜR DÜNYAYA ULAŞMAK BİZİM ELİMİZDE’

Karabulut’un ardından Levent Üzümcü, Nazım Hikmet’in Memleketimden İnsan Manzaraları şiirini, Tilbe Saran, A. Kadir’in Cibali Şiirini seslendirirken, Zülfü Livaneli ve Jülide Kural ise Nazım Hikmet’in Kuvayi Milliye destanından dizeler okudu. Kural, şiirin ardından  “Ne zaman bu şiiri okusam aklıma Rosa Luxemburg gelir. Bizim kızıl Rosa. Hareket etmeyen zincirlerini fark etmez der. Kapitalizm yıkılırken bizim de hareket etme vaktimiz geldi. O hayalini kurduğumuz eşit sömürüsüz özgür dünyaya ulaşmak bizim elimizdedir” diyerek işçilerin birlik ve dayanışma gününü kutladı. Şiirlerin ardından sanatçı İlkay Akkaya Çav Bella şarkısını söyledi.

SADECE VİRÜSLE DEĞİL, PATRON DİKTATÖRLÜĞÜ İLE MÜCADELE

TİP Genel Başkanı Erkan Baş ise yurttaşlara Taksim Gezi Parkı’ndan seslenerek şunları söyledi: “Taksim, patron diktatörlüğüne karşı sesinin en gür çıktığı ve iktidarı titrettiği meydanlardan birisidir. Gezi Parkı da Türkiye’nin önemli dönüm noktalarından bir tanesine ev sahipliği yapmıştır. Her şey bir yana bugün bu parkta hala ağaçlar varsa kuşlar ötüyor ve çiçekler açıyorsa bu Türkiye halklarının verdiği mücadele sayesindedir. Zor günlerden geçiyoruz. 130 yılı aşkın  1 Mayıslar tarihinin en özgün 1 mayısını kutladığımızı söyleyebiliriz.

Kapitalist rejimin , patronların iktidarının yarattığı ek yüklerle birlikte işçi sınıfımız açısından son derece ağır koşulların yaşandığı bir evredeyiz. Sadece koronavirüsle mücadele etmiyoruz. Bunun üstüne iktidarın dayattığı işsizlik, yoksulluk, zorunlu ücretsiz izinler, işçilerin evde kalması gereken dönemde sadece patronların daha fazla para kazanması için zorunlu olarak çalıştırılması sıklıkla karşılaştığımız şeyler. O yüzden koronavirüse karşı mücadele ederken, aynı zamanda bize yaşam hakkı bile tanımayan bu patron iktidarıyla da mücadele etmek gerekiyor. Geride kalan günlerde bir taraftan büyük zorluklarla uğraşırken bir taraftan da yeni deneyimler elde ettik. Bundan 7 yıl önce Gezi Parkı’ndan tüm Türkiye’ye yayılmaya başlayan o büyük Gezi ruhunun, dayanışma ruhunun ne kadar önemli olduğunu, işçi sınıfının sadece ve sadece kendi güçlerine güvenerek yan yana geldiklerinde ayakta kalabileceklerini mücadele edebileceklerini ve kazanabileceklerini öğrendiğimiz bir dönemdeyiz”

Miting, Efkan Şeşen’in seslendirdiği 1 Mayıs marşı ile son buldu.