Yaşam savunucularına yapılan saldırılara karşı eylem başladı

Yaşam savunucularına dün yapılan saldırılar ve işgalci Alamos Gold şirketini protesto için bugün saat 19.30’da İstanbul Kadıköy’deki Beşiktaş İskele’de bir eylem yapılacak.



26-07-2020 19:47

İleri Haber

Dün Kazdağları direnişinin 1. yılı için otobüslerle Çanakkale’ye giden yaşam savunucuları Gelibolu’da alıkonulmuş, Çanakkale’de yapılmak istenen basın açıklamasına ise polis saldırmıştı. Bugün saat 19:30'da Kadıköy Beşiktaş İskele’de yapılacak eylemle saldırı protesto edilecek.

Çanakkale’de Kazdağları ve Saros Körfezi’ndeki doğa talanını engellemek için başlatılan direnişin 1. yılında dün İstanbul’dan Çanakkale’ye giden yaşam savunucularının önü Gelibolu’ya 6 kilometre kala jandarma tarafından kesildi.

Seyahat hakkı engellenen yaşam savunucuları, jandarma saldırısına maruz kalırken, saatlerce bekletildi. Aynı saatlerde Çanakkale İskele Meydanı'nda Kazdağları savunucularının yapmak istediği basın açıklamasına da polis saldırdı. Saldırıda 16 kişi işkenceyle gözaltına alındı. 

‘EYLEMDEYİZ’

Doğa savunucularına dün yapılan saldırılar ve işgalci Alamos Gold şirketini protesto için bugün saat 19.30’da İstanbul Kadıköy’deki Beşiktaş İskele’de bir eylem yapılacak. Eylem öncesi yaşam savunucularından yapılan çağrıda, “İşgalci #AlamosuTahliyeEt demek ve Kazdağları'nda bir yıldır direnen dostlarımıza dün hukuksuz, darp ederek yapılan gözaltıları protesto etmek için eylemdeyiz!” denildi.

SOSYAL MEDYADA TEPKİ

Ayrıca sosyal medyada da #AlamosuTahliyeEt ve #HerYerKazdağları etiketleri altında saldırılar protesto ediliyor. 

 

DOĞA SAVUNUCULARININ EYLEMİ BAŞLADI:  RUHSATSIZ ŞİRKET KİRAZLIYI TERKET!

Doğa savunucularının eylemi başladı. Beşiktaş İskele Meydanı'nda yapılan eylemde Doğa kazanacak, yaşam kazanacak, Kazdağları kazanacak" pankartı açılırken, "Ruhsatsız şirket, Kirazlı'yı terk et", "Kazdağları sincabı yalnız değildir" sloganları atıldı. 

 

 

ERSOY: BU ÜLKE KİMSENİN ŞAHSININ MÜLKÜ DEĞİL

Eylemde konuşan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Oya Ersoy, iktidarın Kovid-19 salgınını bahane ederek yaşam savunucularını engellediğini dile getirerek, "Bir avuç sermayenin çıkarı için doğayı, ormanları, suyumuzu hedef haline getirdiler ve katlediyorlar. Buradan bir kez daha haykıralım: Bu ülke kimsenin şahsının mülkü değildir. Bu memleket bizim ve doğa için, hayvanlar için herkes için bu ülkeyi savunmaya devam edeceğiz" dedi. 

KAZDAĞLARI'NDAN YÜKSELEN SES, SULAR ALTINDA BIRAKILAN HASANKEYF'İN ÇIĞLIĞIDIR

Kazdağları İstanbul Dayanışması adına basın açıklamasını okuyan Melis Akyürek, Kazdağları'nda altın aramak için bulunan Alamos Gold şirketinin 9 aydır işgalci konumuda olduğunu ve ruhsatsız bir şekilde alanda bulunduğunu belirterek şunları söyledi:

"Tüm dünyayı saran koronavirüs pandemisi bizlere Kazdağları’nı, Munzur’u, Salda’yı, Salihli’yi, Alakır’ı, Kuzey Ormanları’nı, Cerattepe’yi ve bu memleketteki her bir ağacı, suyu, toprak parçasını savunurken ne kadar haklı olduğumuzu bir kez daha gösterdi. Gölgesini satamadığı ağacı kesen bu sistem ise bir iklim krizi uçurumuna doğru körlemesine tüm dünyayı ısrarla sürüklemeye devam ediyor. Munzur’u savunanları tutukluyor, Salihli’de JES yapmayın diyenleri gözaltına alıyor, Sakaryalı köylülere saldırıyor ve onları hiçbir şey durdurmaya yetmiyor. Bizler Türkiye’nin dört bir yanında direnen yaşam savunucuları olarak başta Anayasa’nın bize verdiği yetkiye dayanarak herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını savunmaya devam edeceğiz. Bu nedenle Munzur suyu özgür aksın diye direndikleri için çeşitli bahanelerle tutuklanan yaşam savunucuları  Ali Ekber Barmağıç, Özkan Arslan derhal serbest bırakılmalıdır, işgalci Alamos Gold firması Kazdağları’ndan çıkarılmalıdır, ülke genelindeki talan projelerinden derhal vazgeçilmelidir.

Dün eğer engellenmeseydik, gözaltına alınmasaydık firmanın kapısına dayanıp şunları anlatacaktık: Alamos Gold işgalcisin. Defol

Kazdağlarına çok uluslu ya da yerli şirketlerin madencilik saldırısı, 2000’li yıllardan beri devam ediyor. Dağların, nehirlerin, ormanların talana açık yerler olmadığını haykırıyoruz. Sadece Kazdağları’ndan değil, ülkenin dört bir yanından yükselen ‘doğaya sahip çık’ sesine kulak verdiğimiz için buradayız."