Yanlışlıkla Dünyanın Öbür Ucuna Uçan Çocuk

Klişelerin yıkıldığı bir kitapla karşı karşıyayız. Görmeye alıştığımız aile kriterleri bu kitapta yer almıyor. John Boyne, her zamanki sıra dışı tarzıyla bizi normal olanın ne olduğunu sorgulamaya itiyor.



19-01-2020 01:33

Burcu Adıgüzel

8 yaşındaki Barnaby Brocket’in dış görünümünün yaşıtlarından hiçbir farkı yok. Ama onu özel kılan başka bir yeteneği var. Barnaby uçabiliyor. Evet yanlış duymadınız. O, uçabiliyor. Üstelik; doğduğundan beri. Sürekli düzgün olma takıntısı ile yaşayan anne ve babası ise bu durumdan son derece muzdarip. Barnaby’nin ailesinin tek bir amacı var; onun bir an önce yaşıtları ve kardeşleri gibi ‘’normal’’ bir çocuk olması. Aksi halde ondan kurtulmaktan başka bir çare bulamıyorlar. Çünkü; onu bir utanç kaynağı olarak görüyorlar ve onunla yaşamak istemiyorlar. Avustralya’da hukuk müşaviri olarak çalışan anne ve baba, rutinlerine ve ‘’normal’’ hayatlarına son derece sadık bir hayat sürüyorlar, öyle ki toplumdaki hiçbir farklılığa tahammülleri yok. Diğer iki çocuğu bu normallik çabasına son derece uygun. Anne ve babayı bir arada tutan normallik paydası farklı olan çocukları Barnaby’iden kurtulmak istemelerine kadar varıyor. ‘’Başka insanlar ne der?’’ düşüncesi ile dört yıl boyunca onu evden dışarı bile çıkarmıyorlar. Barnaby’i kendisi gibi ‘’normal olmayan’’ çocukların okuduğu Graveling İstenmeyen Çocuklar Akademisi’ne gönderiyorlar. Okulda çıkan yangın sonucu Barnaby okulsuz kalıyor. Ailenin çocuklarını normalleştirmek için verdiği tüm çabalar yetersiz kalıyor ve kitabın en radikal diyebileceğimiz bölümüne geliniyor. Barnaby’in annesi ondan vazgeçiyor ve onu gökyüzüne bırakıyor. İşte her şeyin başlangıcı da bu reddediş oluyor.

Sürekli yerde olmanın nasıl bir duygu olduğunu bilmeyen Barnaby, Sidney Limanı’ndan yavaş yavaş göğe doğru yükselmeye başlıyor. Yolculuğu boyunca kendisi gibi pek çok farklı insanla tanışan Barnaby de artık normal olanın ne olduğunu sorgulayan bir hikayenin kahramanı haline geliyor.

Çocuk kitaplarında okumaya alıştığımız her şeye sırtını dönen bu hikaye, ötekilerin sesi olmayı amaçlamış ve bu hedefine ulaşmış. Edebiyatın gücünü hiç ihmal etmeden, kurmaca bir dünyayı ustalıkla yaratan yazar, toplumun bir sorunu olan ‘’ötekiler’’ dünyasına ışık tutarken, kendi olma, farkındalığına ulaşma, kendini bulma ve nihayetinde de kendini sevmeyi bencilleşmeden anlatmayı başarıyor.

Künye

Yazar: John Boyne

Resimleyen: Oliver Jeffers

Çeviren: Arif Cem Ünver

Yayınevi: Tudem

Sayfa sayısı: 279