Vitrin: Yeni Çıkanlar

Tatil dönüşü yolculuk ve trafik stresi hepimizi beklerken, belki de bu stresi bize unutturacak ve yolculuklarda arkadaşlık edecek yepyeni kitaplar sunuyoruz sizlere sevgili İleri Kitap okurları… Umarız keyifli bir tatil geçirmişsinizdir. Tatilin son gününü iyi değerlendirmeniz dileğiyle! Keyifli okumalar ve yeni haftanızda iyi mesailer!



26-08-2018 00:43

İleri Kitap

21.YÜZYIL İÇİN 21 DERS - YUVAL NOAH HARARİ

21. yüzyılın en çok ses getiren düşünürlerinden Yuval Noah Harari, ilk kitabı Sapiens’te insanın nasıl önemsiz bir hayvandan dünyanın efendisine dönüştüğünü, ikinci kitabı Homo Deus’ta çarpıcı öngörüleriyle insanlığın ölümsüzlük, mutluluk ve tanrısallık peşindeki yolculuğunu ele almıştı. İngiltere ve ABD’yle eşzamanlı olarak yayımlayacağımız 21. Yüzyıl İçin 21 Ders ise yüzyılımızın eşi benzeri görülmemiş teknolojik ve ekonomik kırılmalarıyla ve yaşanan aralıksız değişimlerle başa çıkabilmek için elzem soruları tartışmaya açıyor.

Tanrı geri mi dönüyor?

Bilgisayarlar ve robotlar insan olmanın anlamını nasıl değiştirecek?

Yalan haber salgını karşısında ne yapabiliriz?

Büyük Veri bizi sürekli izlerken, seçme özgürlüğümüzü nasıl geri kazanabiliriz?

Dünyayı anlayamıyorsak doğruyla yanlışı, haklıyla haksızı nasıl ayırt edeceğiz?

Ufkumuzu aşan, bütünüyle insan kontrolünün dışında dönen ve tüm tanrılarla ideolojilere gölge düşüren bir dünyada sağlam bir etik zemin bulmak mümkün mü?

Homo sapiens yarattığı dünyayı anlamlandırma yetisine sahip mi? Gerçekliği kurmacadan ayıran belirgin bir sınır kaldı mı?

Eşitsizlik ve iklim değişikliğinin açtığı dertlere milliyetçilik deva olabilir mi?

Eski anlatıların çöküp yerine yenilerinin gelmediği bir çağda ne tür becerilere ihtiyacımız var?

Harari bu ve benzeri çok temel soru(n)ları, her biri birbirinden kışkırtıcı ve derinlikli 21 bölümde ele alırken, daha önceki kitaplarında ortaya koyduğu fikirlere dayanarak siyasi, teknolojik, toplumsal ve varoluşsal zorluklara açıklık getiriyor.

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: 21.Yüzyıl İçin 21 Ders, Yuval Noah Harari, Çevirmen: Selin Siral, Kolektif Kitap, 2018, 336 Sayfa

İNSANLARIN DÜNYASI- ANTOİNE DE SAİNT - EQUPERY

Antoine de Saint-Exupéry, Küçük Prens ve Gece Uçuşu’nda olduğu gibi İnsanların Dünyası’nda da göğün, gecenin, yıldızların ve insanlığın sırlarını büyüleyici üslubuyla bir şahesere dönüştürüyor. Saint-Exupéry’nin pilotluk maceralarını hikâyeleştirdiği İnsanların Dünyası, yazarın gizli dünyasına pek çok kapı aralıyor. Fransız Akademisi Roman Büyük Ödülü'ne ve Amerikan Ulusal Kitap Ödülü'ne layık görülen roman, Sibel Kuşca Güngör’ün Fransızca aslından çevirisiyle...

“Gösterişsiz kale duvarlarını rüzgârlara, med cezirlere ve yıldızlara karşı yükseltmişsin. Büyük sorunlar üzerine düşünmek istemiyorsun, insanlığın halini unutmak için yeterince uğraşmışsın zaten. Serseri bir gezegenin sakini değilsin, cevapsız sorular sormuyorsun kendine... Henüz vakit varken kimse tutup sarsmamış seni omuzlarından. Şimdi, şekillendirdiğin o balçık kurudu, katılaştı; içinde uykuya dalmış müzisyeni, şairi ve belki de başlarda içinde yaşattığın o gökbilimciyi kimse uyandıramayacak artık.”

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: İnsanların Dünyası, Antoine De Saint - Equpery, Çevirmen: Sibel Güngör, Timaş Yayınları, 2018, 176 Sayfa

SALAPURYA MAHALLESİ - PENELOPE FİTZGERALD

Salapurya Mahallesi 1960’ların başında Londra’da Thames Nehri üzerindeki deniz evlerinde yaşayan bir grup insanın yaşamöykülerini ve yaşam koşullarını aktarıyor. Kendisi de bir süre deniz evinde yaşamış olan yazar Penelope Fitzgerald,   çeşitli nedenler yüzünden şehrin gündelik yaşamından kopmuş insanları yalın ama çarpıcı anlatımıyla tanıtıyor. Romanın başkişisi ve bir anlamda da Penelope Fitzgerald’ın kendisi olan Nenna, kocasını teknede kalmaya razı edemediği için altı ve on bir yaşındaki iki kızıyla Grace adındaki salapuryada yaşıyor. Çocuklarını okula göndermediği için rahibe, kocasıyla uzlaşmadığı için ablasına hesap vermek zorunda kalıyor. Kendisinin ve komşularının  karşılaştığı bütün zorluklara karşın direnen, özgür bir kadın olmayı başarıyor. Ta ki…

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Salapurya Mahallesi, Penelope Fitzgerald, Çevirmen: Sibel Sakacı, Can Yayınları, 2018, 168 Sayfa

HİKAYE DEHASI – LİSA CRON

Tarihte tekerleği kullanmamış büyük toplumlar vardır ancak hikâye anlatmamış hiçbir toplum yoktur.

- URSULA K. LE GUIN -

Lisa Cron'un ilk kitabı olan “Wired for Story”nin ardından, bir hikâyeyle sahneye dayalı bir plan oluşturmak için yazım kılavuzu sayılabilecek bu kitabı, bilişsel hikâye anlatımı stratejilerinin nasıl kullanılacağını ortaya koyuyor.

Sonunda sadece bir sayfa elde edebilmek için kan ter içinde yüzlerce sayfa yazıp bir kenara atmak her yazarın en büyük korkusudur. Yazma topluluklarındaki geçerli bakış açısı, bu soruna dair sadece iki yol olduğunu söylüyor: Doğaçlama ve taslak oluşturma. Hikâye koçu Lisa Cron kariyerini, bu yöntemlerin neden işe yaramadığını ve beynimizin okuduğumuz her hikâyeden yararlanmak için ne yapması gerektiğini araştırarak geçirdi. Tüm bunları, nedenleri bilime dayanan güçlü kanıtlarla elde etti.

Cron, “Hikâye Dehası” adlı kitabında, bir fikrin ilk ışıltısından roman yaratma ve küçük bir fikirden büyük bir taslağa dönüştürme yolculuğuna dair detayları adım adım anlatıyor.

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Hikaye Dehası, Lisa Cron, Çevirmen: Bekir Selçuki, Sola Unitas, 2018, 320 Sayfa

İLGİNÇLER - MEG WOLİTZER

ON BEŞİNDE HAYALİNİ KURDUĞUN ŞEY OTUZUNDA YA DA ALTMIŞINDA PEŞİNİ BIRAKMAYACAKTIR…

1974 yazı, gece vakti. Altı genç, New York’un dışında yer alan bir kamp alanındaki çadırlarında sohbet ediyor. Julie dışında hepsi şehirli ailelerin çocukları. Her biri kendisinin özel ve farklı olduğunu düşünüyor ve hepsi sanatçı olmak istiyor. Yaz sanat kampında tanışan bu altı genç, köklü bir arkadaşlığın temelini atacak ve bizler, geçen zamanın onları gerçeklikle pazarlık etmeye zorlamasına tanıklık edeceğiz.

Roman, onları hayatlarının kırk yılı boyunca takip edecek. Ethan, Ash’le evlenecek, birlikte hem başarı elde edecek hem de acı verici olaylar yaşayacaklar. Goodman adli bir olaya karışacak, Jonah ise müziğe sırt çevirecek.

Peki ya Julie? Julie, zaferleri ile hayal kırıklıklarını, seks, aşk ve hastalıklarla yüzleşmesini, bir de sevdiklerinin ölümünü deneyimleyecek ve İlginçler’i yıllarca gözlemleyerek bize onların hikâyelerini anlatacak...

Dostluğun önemini, yeteneğin ne anlama geldiğini, kıskançlığın doğasını, sınıfsal rolleri, sanatı, parayı, gücü ve bunların hayatımızı nasıl değiştirebileceğini konu alan, hafızalarda yer edecek bir başyapıt.

“Zekice, incelikle, büyük bir sıcakkanlılıkla ve derin duygulara inilerek yazılmış muhteşem bir eser. Yine de kitabı nadide yapan şey, Wolitzer’ın yazım tarzının zarafeti.”

-Kate Mosse -

“Bu romanı bitirdikten çok sonra bile romandaki karakterlerle arkadaş kalmak isteyeceksiniz.”

-Marie Claire-

 “İlginçler tam olarak edebiyat çevrelerinde tutkuyla yazılmış bir eser olarak adlandırılabilecek bir roman. Wolitzer müthiş bir içgörüye sahip; çağdaş zihinlerin içine girmekle kalmıyor, onları ele geçiriyor.”

-San Francisco Chronicle-

“Ününe ün katmaya devam eden inanılmaz derecede yaratıcı bir yazar... Roman tutku dolu ve müthiş eğlenceli.”

-The Washington Post-

“Derin anlayışı ve dâhice esprilerine kendinizi kolayca kaptırabileceğiniz dopdolu bir eser… Wolitzer da hikâyeyi zamanda gidiş gelişlerle, birçok hayatın içine girerek anlatırken okuyucuyu yakalamakta çok başarılı.”

-Chicago Tribune-

“Ustaca yazılmış, sürükleyici… Wolitzer’ın net bakış açısı uzun süreli arkadaşlıklarda yaşanabilecek karışıklıkları, aşkın dayanıklılığını, evlilikte yapılan fedakârlıkları, nahoş kavgaları, aile sırlarını, anne babaların duyduğu endişeyi ve büyük kayıpları oldukça iyi yansıtıyor. Gerçek gibi hissettiren ve isminin vadettiğinden daha fazlasını başaran bir hikâye. İlginç, evet, fakat aynı zamanda duygusal, merak uyandırıcı, büyüleyici ve ümit verici.”

-Miami Herald-

“En çok ne veya kim efsane olur? Doğuştan yetenekli olanlar mı? Yeterince güzellik, para veya yaratıcılıkla şımartılma şansına sahip olanlar mı? İlginçler’de Meg Wolitzer’ın altını eşelediği konu; tutku, tutkunun ne anlama geldiği, nasıl kullanılacağı ve nasıl kaybedildiğidir.”

-Time-

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: İlginçler, Meg Wolitzer, Çevirmen: Ferhan Ertürk, Pegasus, 2018, 568 Sayfa

BAŞKASININ YÜZÜ - KOBO ABE

"Muhtemelen kızgınsın, kendini aşağılanmış da hissediyorsun ama lütfen kendine hâkim ol ve gözlerini ayırmadan okumaya devam et. Bu ânı yara almadan atlatıp, bana doğru bir adım atmanı, nasıl çaresizce istediğimi bir bilebilsen. O mu beni yendi, yoksa ben mi onu? Her hâlükârda maskeli oyunun perdesi artık kapandı. Onu öldürdüm ve kendimi suçlu ilan ettim...

Ve çok iyi biliyordum. Artık senin üzerinde hiçbir hakkım olmadığı hâlde, bana zincirle bağlı bir kurban olduğun fikri, işime geldiği için uydurduğum koca bir yalandan ibaretti. Sen bu kaderi bir an olsun bocalamadan kendi isteğinle kabul etmiştin. Gülümsemeye geçerkenki o parıltın belki de en çok senin kendin üzerinde etkiliydi. Bu da demek oluyor ki istesen beni hemen bırakıp gidebilirdin. Bunun benim için ne kadar korkunç bir şey olduğunu anlayabilir misin? Senin binlerce ifaden var fakat benim tek bir yüzüm bile yok."

-KOBO ABE -

“Hem dolambaçlı hem de bağımlılık yapıcı.”

- David Mitchel -

“Hem Poe hem de Kafka akla geliyor. Kobo Abe sayfalarda hiç dinmeden atan bir heyecan yaratıyor. Okudukça okuyorsunuz ve okuyorsunuz.”

- The New Yorker -

“Bazıları onda Kafka’nın bilinmeyene yönelik manipülasyonlarını, başkaları ise örneğin yarattığı kum çukuru metaforu ile Beckett’in esintilerini bulacak.”

- Saturday Review -

Japon edebiyatinin büyük ustasi kobo abe’den unutulmaz bir roman:

“başkasinin yüzü” yüzünüz tümüyle yandi, yeniden yapildi, şimdi başka bir yüzünüz var. Kendinizi taniyamaz  haldesiniz, başkalari da sizi taniyamaz halde.  Peki şimdi nasil yaşayacaksiniz?

Hiroshi Teshigahara tarafından aynı adla sinemaya uyarlanan roman dünya çapında büyük ilgi görmüştü.

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Başkasının Yüzü, Kobo Abe, Çevirmen: Barış Bayıksel, Monokl Yayınevi, 2018, 220 Sayfa