Vitrin: Yeni Çıkanlar

Vitrin: Yeni Çıkanlar

Haftanın öne çıkan kitapları arasından sizlere özel bir derleme yaptık. Keyifli okumalar ve iyi pazarlar dileriz.

Hazırlayan: Deniz Burak Bayrak

HİROŞİMA SEVGİLİM – MARGUERITE DURAS

Aklını böyle yitirmenin ne olduğunu bilmeyenler atsın bana ilk taşı. Aşktan başka yurdum yoktu artık benim. Hiroşima’ya barış üzerine çekilen bir filmde rol almak için gelen Fransız aktris ile Japon bir mühendisin sevişen bedenleriyle açılır sahne. Bize acı gerçeği unutturur bir an, birbirine sarılmış iki çıplak beden. Çünkü asıl ayıp ve çirkin olan Hiroşima gerçeğidir, Fransa’nın küçük bir kentinde, sevdiği adamın ölüsünün yanında saçları kazınan, o olayın anısıyla yaşamaya mahkûm edilen genç kadının yaşadığı yıkımdır. İnsan her yerde konuşabilir Hiroşima’yı; bir otel odasında, bir kaçamak sırasında bile. Ancak deliliğin yatıştırabileceği bir acıyı dile getirirken toplumsal bellekten bireysel belleğe, bireysel yıkımlardan toplumsal yıkımlara uzanan, Yeni Dalga akımının önde gelen yönetmenlerinden Alain Resnais tarafından da sinemaya uyarlanan Hiroşima Sevgilim, hatırlamanın ve unutmanın kaçınılmazlığı üzerine eşsiz bir metin.

KÜNYE: Hiroşima Sevgilim, Marguerite Duras, çeviren: Cevat Çapan, Can Yayınları, 2022, 120 sayfa.

YİTİK BELLEK: YAS, KİMLİK, YÜZLEŞME – SAİME TUĞRUL

Kolektif belleğin temel işlevi nedir? Nasıl inşa edilir? Kimlik-bellek ilişkisi kolektif düzeyde nasıl kurgulanır? “Biz”i inşa ederken içerdenlik ve dışardanlık kriterleri nasıl oluşur ve manipüle edilir? Kolektif bellek ve kimlik inşasında sürekli devrede olan iktidarın bu ikili bağlantıdaki rolü nedir?

Neden bazı toplumlar için kolektif bellek sadece olumlamalardan oluşan bir hikâyedir? Neden ortak geçmişe yönelik farklı bir kolektif bellek hikâyesi rahatsız edicidir? Neden geçmişin negatif eleştirisi “aidiyet” kimliğimize yapılmış bir saldırı olarak algılanır ve neden bu denli kırılgandır? Öznenin oluşumu doğrudan bellek ile ilişkilidir ama aynı zamanda dışardan kurgulandığından, kim olduğumuz sadece bir yanılsama değil midir? Belleğin çarpıtmalara bu denli açık olması ve kayganlığı, ben-biz kimliğini nasıl etkiler?

Saime Tuğrul elinizdeki kitapta, yukarıdaki sorulara yanıt arayarak, kolektif düzeyde bellek, kimlik, belleği çarpıtma ve sorumluluk konularına açıklık getiriyor.

KÜNYE: Yitik Bellek: Yas, Kimlik, Yüzleşme, Saime Tuğrul, Dipnot Yayınları, 2022, 320 sayfa.

ANNELERİN KUTSAL PAZARI – GRAHAM SWIFT

Yazdan kalma bir Mart günü: Annelerin Kutsal Pazarı, yıl 1924. İngiliz taşrasındaki köşklerden birinde hizmetçilik yapan Jane Fairchild’ın ziyaret edecek bir annesi olmadığından izin gününü nasıl geçireceğine dair bir fikri de yoktur. Yıllardır gizli bir ilişki yaşadığı komşu evin tek vârisi Paul Sheringham’dan gelen telefon, hayatını bütünüyle değiştirecek bir dizi olayın da başlangıcı olur. Eserleri otuzun üzerinde dile çevrilen, Booker Ödülü sahibi Graham Swift, savaşlarından, facialarına; kadın erkek ilişkilerinden, sınıfsal çatışmalarına bir yüzyılı, geleceğin sıradışı yazarlarından biri olacak genç bir kadının kendini keşfetme öyküsü üzerinden anlatırken, ustalığının doruklarında geziniyor.

KÜNYE: Annelerin Kutsal Pazarı, Graham Swift, çeviren: Didar Zeynep Batumlu, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2022, 120 sayfa.

KUZEYE GİDEN İNCE YOL – MATSUO BAŞO

Japonya’nın en büyük şairi kabul edilen haiku ustası Matsuo Başo on yedinci yüzyıldan günümüze ismini tüm dünyaya duyurdu, yazdığı binden fazla haiku onlarca dile tercüme edildi ve şiirleri Japonya’daki birçok anıt ile tarihi alanın girişinde kendine yer buldu.

Matsuo Başo haiku yeteneği ile gezi yazılarını bir araya getirdiği Kuzeye Giden İnce Yol’u maddi dünyanın debdebesinden uzaklaşmak ve ruhani farkındalığını artırmak için Honşu’nun kuzeyine yaptığı bir dizi seyahat sırasında kaleme aldı. Birbirini kovalayan mevsimleri, yağmurun kokusunu, ayın parlaklığını ve şelalelerin sesini on yedi heceye incelikle sığdırmayı başarabilen Başo’nun eseri etrafındaki fani evreni nasıl gördüğünü anlatan özel bir kitap.

KÜNYE: Kuzeye Giden İnce Yol, Matsuo Başo, çeviren: Okan Haluk Akbay,İthaki Yayınları, 2022, 112 sayfa.

TEN VE GÖLGE – HULKİ AKTUNÇ

Hulki Aktunç, üçüncü öykü kitabı “Ten ve Gölge” için bir söyleşisinde, “Kentli bireyin kıstırılmak istendiği şablondan dışarıya sıçrama çabalarını saptayan öyküler” demişti. Asuman Susam ise bir yazısında kitabı şöyle değerlendirmişti: “Metafor ve imge yoğunluğu olan metinlerdir Ten ve Gölge’dekiler. Yoğun ve katmanlı anlatımını buna borçludur öyküler. Aynı zamanda temsil nitelikleriyle kimileri alegorik özelliktedir… “Ten ve Gölge” Türkçenin eşsiz, biricik metinlerindendir. Hem öyküdür hem ondan öte ve fazlası. O fazla oluşu ortaya çıkaran, kabına sığmazlık eden dildir.”

Gerçeğin algılanma biçimi; biçemi; dili ve modern öykücülüğümüze getirdiği yenilikler bakımından her zaman öne çıkan bir kitap “Ten ve Gölge”.

KÜNYE: Ten ve Gölge, Hulki Aktunç, Yapı Kredi Yayınları, 2022, 104 sayfa.

FAKİRLİK EDEBİYATI – FLANN O’BRIAN

Fakirlik Edebiyatı, Flann O’Brien’ın Myles na gCopaleen mahlasıyla 1941 yılında İrlandaca kaleme aldığı, kırsaldaki İrlandalıların yaşantısını hicvettiği ve yıllarca daha bilindik eserlerinin gölgesinde kalsa da yazarın mizah duygusunun hiç eksik olmadığı bir roman.

Kitap, İrlanda’nın batısında, insanların yalnızca patatesle beslendiği ve evlerini domuzlarla paylaştığı Corkadoragha adında hayali bir köyde, hiç durmayan sağanak altındaki açlık ve sefaleti anlatır. Kitabın kahramanı Bonaparte O’Coonassa, dedesinin kendisine yol göstermesiyle hayata atılır. Daha küçük bir çocukken, “Gerçek İrlandalıların kaderi (kitapların söylediğine göre) her daim böyle olmuştur; yol boyunca doğuya ilerlerken vadinin kıyısında, küçük, kireç beyazı bir evde yaşamak da bu dünyada benim için güzel şeylerin olamayacağının doğduğumda bana sunulan kanıtıydı,” diyen O’Coonassa, İrlandalıların kaderinden kaçabilecek midir yoksa ona boyun mu eğecektir?

KÜNYE: Fakirlik Edebiyatı, Flann O’Brian, çeviren: Oğulcan Boran Domaniç, Everest Yayınları, 2022, 100 sayfa.

ALEVÎ VE BEKTAŞÎ İNANÇLARININ İSLÂM ÖNCESİ TEMELLERİ – AHMET YAŞAR OCAK

Ahmet Yaşar Ocak'ın bu incelemesi, onun "kitabî"-"ortodoks" İslâmiyet dışındaki Müslümanlık anlayışları ve pratikleri hakkındaki araştırma zincirinin önemli halkalarından birini oluşturuyor. Türkler, Türkiye ve İslâm ve Türk Sufîliğine Bakışlar'dan bildiğimiz kuramsal bakışı ayrıntıya indiren bu usta zanaatkâr ürünü çalışma, "Anadolu heterodoksisi" tarihine değerli bir katkı sunuyor. Kitapta, eski Türk inançlarının, şamanizmin, Uzakdoğu ve İran dinlerinin, Hıristiyanlığın, Yahudiliğin, putperestliğin İslâm öncesi dönemde Türk topluluklarını nasıl etkilediği ve İslâm sonrasına hangi motifleri miras bıraktığı üzerinde duruluyor. Dönemler ve dinler boyunca hayat eden kültlere, doğaüstü inanışlara, sağaltma ritüellerine, "hayır" ve "şer" alâmetlerine vb. dikkat çekiliyor. Söz konusu motiflerin ve tarihsel mirasın izi, önemli Bektaşî menâkıbnâmeleri boyunca sürülüyor: Hacı Bektaş-ı Velî, Hacım Sultan, Abdal Musa, Kaygusuz Baba, Seyyid Ali Sultan, Sultan Şecâüddîn, Osman Baba Menâkıbnâmeleri ve Babaî hareketinin Menâkıbnâme-i Kudsîye'si... Din tarihine sosyal tarihçilik perspektifiyle bakan Ahmet Yaşar Ocak, dinsel kültürleri tarihsel ve toplumsal arka planları ve karmaşık etkileşimleri içinde tahlil ederek, bu ülkeyi anlamak açısından vazgeçilmez bir pencere açıyor.

KÜNYE: Alevî ve Bektaşî İnançlarının İslâm Öncesi Temelleri, Ahmet Yaşar Ocak, İletişim Yayınları, 2022, 312 sayfa.

HELGOLAND: KUANTUM DEVRİMİNİ ANLAMLANDIRMAK – CARLO ROVELLI

Genç fizikçi Werner Heisenberg 1925’te henüz yirmi üç yaşındayken Kuzey Denizi’ndeki Helgoland Adası’nda kuantum kuramının temellerini attığında, Carlo Rovelli’nin deyişiyle bizler ile gerçeklik arasındaki bir perdeyi kaldırarak ardındaki dipsiz bir uçurumu görünür kıldı. Heisenberg’den önce Einstein’ın üzerinde kafa yorduğu, 20. yüzyılın büyük kuramcılarından Richard Feynman’ın kimse tarafından anlaşılmadığını öne sürdüğü kuantum mekaniği çağımızın en büyük bilimsel keşifleri arasındaki yerini koruyor. Günümüzde de bilim dünyasında ve felsefeciler arasında son derece canlı bir tartışma konusu olan kuantum kuramı, gerçekliğin yapısından kişisel deneyimin doğasına, metafizikten bilincin doğasına dek önemli soruları yeniden ele almak için yeni yollar ortaya attı. Bugün kimyanın temellerine, Güneş’in, hatta beynimizin işleyişine ilişkin bilgilerimizi borçlu olduğumuz kuantum kuramı aynı zamanda lazerden bilgisayara modern yüksek teknolojinin ardındaki başaktördür. Buna karşın gizemini korumaya ve bilimcilerin karşısına yeni bulmacalar çıkarmayı sürdürüyor. Bilimin gücünün dünyayı yeniden düşünmekten korkmamakta yattığını, gerçekliğin sürekli olarak gitgide daha etkili biçimlerde yeniden tasarlandığını söyleyen Rovelli işte bu gizemin izlerini sürüyor: Helgoland, Heisenberg’in düşüncesinin çekirdeğini tasarladığı bu adadan yola çıkarak gerçekliğin kuantum nitelikli yapısının yarattığı, gitgide daha önemli konulara doğru adım adım genişleyen olağanüstü bir keşif serüveni.

KÜNYE: Helgoland: Kuantum Devrimini Anlamlandırmak, Carlo Rovelli, çeviren: Tolga Esmer, Tellekt, 2022, 176 sayfa.

YAVRU HAYVANLAR HAKKINDA OLAĞANÜSTÜ GERÇEKLER - MAJA SÄFSTRÖM

Bu kitapta bazı olağanüstü hayvanlarla onların yavruları hakkında olağanüstü gerçekleri bulacaksınız. Hayvanlar âleminin ne kadar heyecan verici olduğunu bir kez daha anımsamak için bir fırsat sunan, Yavru Hayvanlar Hakkında Olağanüstü Gerçekler, her kitaplıkta bulunması gereken bir kaynak.

Maja Säfström’ün özgün desenleri, eğlenceli metni ve Zeynep Tamer’in İsveççe aslından çevirisiyle…

KÜNYE: Yavru Hayvanlar Hakkında Olağanüstü Gerçekler, Maja Säfström, çeviren: Zeynep Tamer, Meav Yayıncılık, 2022, 116 sayfa.

KÜÇÜK PRENS – LOUISE GREIG

Redhouse Kidz tarafından yayımlanan Küçük Prens, Louise Greig’in şiirsel üslubu ve Sarah Massini’nin büyüleyici resimleriyle, benzersiz bir uyarlama. Dünyanın en çok okunan kitaplarından biri olan Küçük Prens’in bu kısa uyarlaması, küçük çocukların da kalbini çalacak.

Uçağı bozulunca çölde gölgesiyle baş başa kalan bir pilot, sabah uyandığında olağanüstü bir çocukla karşılaşır. "Bana bir koyun çizer misin lütfen?" der küçük oğlan. Pilot kâğıt kalem çıkarır ve güzeller güzeli bir gül, bir tilki ve hayata dair pek çok sırrı içeren sihirli bir öykü başlar…

Ödüllü şair yazar Louise Greig, Antoine de Saint-Exupéry'nin klasik romanının özünü koruyarak, Küçük Prens’in gülüyle ilişkisine odaklanıyor. Kendi gezegeninde güzel gülüne bakan Küçük Prens’in şaşırtıcı yeni gezegenlere ve sevginin doğasını keşfettiği Dünya’ya yaptığı ilginç ve harika yolculuk, hem öyküsü hem de resimleriyle yepyeni bir ifade buluyor.

Nesiller boyu okurların kalbini fetheden Küçük Prens’in kısa bir uyarlaması olan bu resimli kitap, daha küçük çocukların da edebiyatın temel eserlerinden biri sayılan bu klasiğe erişmesine olanak tanıyacak.

KÜNYE: Küçük Prens, Louise Greig, resimleyen: Sarah Massini, çeviren: Şiirsel Taş, Redhouse Kidz Yayınları, 2022, 32 sayfa.