Vitrin: Yeni çıkanlar

Vitrin: Yeni çıkanlar

Haftanın yeni çıkan kitapları arasından sizlere özel bir derleme hazırladık. Beğeneceğinizi umuyor, keyifli okumalar ve iyi pazarlar diliyoruz.

DUVAR: SEDAT PEKER’İN İTİRAF, İFŞAAT VE İDDİALARINA İLİŞKİN TÜRKİYE İŞÇİ PARTİSİ ARAŞTIRMA RAPORU

Sedat Peker’in, kendisinin de içinde yer aldığı Susurluk skandalından 25 yıl sonra gelen ifşa ve itirafları, Türkiye’nin ‘mafya-siyaset-devlet’ üçgeni içinde dipsiz bir bataklığa dönüştürüldüğünü ortaya koydu. 

Dünya tarihinde görülmemiş bir skandallar zinciriydi. 

Gazeteci cinayetindeki tetikçi arayışları… 

Yüz milyonlarca dolarlık kara para transferleri… 

Kara para ile çökülmüş lüks otellerdeki siyasiler, bürokratlar, mafya babaları ve oligarklar… 

Satılık mahkeme kararları, adli tıp kurumu raporları… 

Milyonlarca dolarlık rüşvet görüşmelerinin ses kayıtları… 

Siyasetçi otomobillerinin bagajlarına yüklenen paralar… 

İstanbul sokaklarında kasalarla taşınan kalaşnikoflar… 

Devletin damarlarında gezen milyar dolarlık uyuşturucu… 

Sınır ötesine taşınan silahlar… 

Onlarca isim, saymakla bitmeyen suçlar…

Ve sonuç: Mafyanın devletleştiği bir ülke. İktidar susarak ve susturarak kurtulmayı denedi. Tek adam rejiminde bütün denge ve denetleme organları yok edilmişti. Ne yargı ne de Meclis harekete geçti. Ne var ki; hayat boşluk tanımadı ve elinizde tuttuğunuz bu eserin müellifleri, Meclis’in yapmadığını yaptı. Deneyimli gazeteci ekibi titiz bir çalışmayla, Peker’in itiraflarını en ince ayrıntısına kadar inceledi, zikredilen olayların tarihsel köklerini ve ilişkilerini deşti. Sonunda ortaya, bir tuğla çekilse yıkılması muhtemel olan kirli, kanlı duvarın, hayli kapsamlı ve güncel bir portresi çıktı. Ve bu kitap sadece okuyup, birbirimize dert yanmak için değil, o tuğlanın çekilmesi için hazırlandı.

KÜNYE: Duvar, Yazarlar: Ahmet Şık, Bahadır Özgür, Ertuğrul Mavioğlu, Hakkı Özdal & Timur Soykan, İleri Kitaplığı, 2021, 520 Sayfa

HARİKA GÜZEL YARINLAR - CORY DOCTOROW

Wumpuslar pek iyi savaşamıyordu. Değerlendirme işine yarayan insansız araçlardı onlar, avcı-katil robotlara benzemiyorlardı. Ana saldırı yöntemleri de benim onları ezebildiğimden daha hızlı bir şekilde yıkıntı binalardan kendi kopyalarını yaratmaktı. Pek spor sayılmıyorlardı gerçi ama olsun...

Disney dünyasının hâkim olduğu bir gelecek... Bu dünyada insan-ötesi bir çocuk olan Jimmy Yensid’in evi wumpus adlı makineler tarafından yok edilir. Kırbaç gibi dokunaçlarının ucundaki ağızlarla her türlü varlığı öğütüp toprağa çeviren devasa makinelerdir bunlar. Jimmy kaçmak zorunda kalır yaşadığı yerden. Hayatta kalmak kadar bir başka amacı daha vardır: ölümsüzlüğüne çare bulmak. Jimmy’yi çıktığı bu yolda yeni maceralar, eski dostlar ve alternatif bir gelecek bekliyordur...

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Harika Güzel Yarınlar, Yazar: Cory Doctorow, Çeviren: Sevda Deniz Karali, Ayrıntı Yayınları, 2021, 160 Sayfa

LEVİATHAN'DAN NEOLEVİATHAN'A: SUÇ-CEZA-HAPSETME - EZGİ DUMAN

Loïc Wacquant’ın belirttiği üzere, dünyada suç oranlarında ciddi bir artıştan bahsedemiyoruz. Ancak hapishane sayısını ve hapishane nüfusunu artırmak yükselen bir trend. Mevzu, suç oranlarındaki artış değilse ne? Neoliberal politikalar ve neticeleri ya da ihtimalî neticeleri nedeniyle “güvenlik” politikalarında ve hâliyle hapsetmede değişiklikler yaşandı. Bir yandan refah devleti politikalarının geri plana düşmesi, yani neoliberal politikaların öne çıkmasıyla beraber işsizlik, güvencesizlik, yoksulluk had safhaya çıkmış, yani “tehlikeli sınıflar” nicelik olarak artmış durumda. Buna binaen suçlulaştırma ve hâliyle hapsetmenin işlevi hem ekonomik hem siyasal açıdan yükseldi. Diğer yandan 24 Aralık 1811 tarihli Napolyon Kararnamesi, ya da 1933 tarihli Nazilerin Halkın ve Devletin Korunması Kanunu’nu yakın tarihimizde, antiterör yasaları, “olağanüstü hâl” ilanları ya da ABD’nin 26 Ekim 2001 tarihli Yurtseverlik Kanunu olarak zuhur etmekte. Başka bir şekilde ifade edilecek olursa, modern devletin tarihsel tecessümünden beri hiçbir vakit tam olarak yok olmamış Niccolò Machiavelli’nin “Prens”i ya da Hobbes’un “Leviathan”ı devletle toplumun muğlak bir tarzda birbirine karıştığı günümüzde de kendini sıkça gösterebilmekte ve siyasal hayata sirayet etmekte. Bu sirayet hâli şedit bir edim olan cezalandırmanın ve bu minvalde hapsetmenin muktedirin bir “kılıç” sallama faaliyeti olarak öne çıkışının diğer veçhesi.

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Leviathan'dan Neoleviathan'a: Suç-Ceza-Hapsetme, Yazar: Ezgi Duman, Nota Bene Yayınları, 2021, 312 Sayfa

NADİDE BİR GONCADIR ENGİNAR - ARTUN ÜNSAL

Aslında bir çiçek olan enginar hakkında ne biliyoruz? Peki, neredeyse tüm medeniyetlerde, mitolojilerde kutsal görülen nar hakkında? Domates sosuyla yatıp kalkan İtalyanların domatesle ancak Osmanlı’dan sonra tanışabildiklerini biliyor muydunuz? Sağlık için tehlikeli olduğu düşünüldüğünden patlıcan ekiminin ve yenmesinin İngiltere’de bir süre yasaklandığını? Sırf bir sineğin yokluğu yüzünden incirin her yerde meyve vermediğini? Kıtlık zamanı kurtarıcı haline gelen patatesin uzun süre şekli şemali yüzünden mutfaklara giremediğini?

Artun Ünsal, Nadide Bir Goncadır Enginar’da meyve ve sebzelerin renkli dünyaları arasında keyifli bir yolculuk yapıyor: Etimolojiden ve mitolojiden yararlanarak âdeta bir dünya tarihi panoraması sergiliyor, doğru bilinen yanlışları düzeltiyor, yepyeni bilgiler sunuyor, aralara lezzetli tarifler serpiştiriyor. Ayrıca Türkiye’de zeytinciliğe ve zeytinyağı üretimine de yakından bakıyor. Tüm bunların yanında okuru elinden tutup bir çarşı pazar turuna çıkararak, geçmişten günümüze buralardaki rengârenk ortamları sergiliyor.

“(...) yiyeceklere dair çeşitli gazetelerde ve dergilerde yayımlanmış (...) yazılarım da bir araya gelmek için bir kenarda beni bekleyip duruyordu yıllardır. Sadece onlar mı? Katıldığım çeşitli toplantılarda sunduğum bildiriler, raporlar da şöyle bir gözden geçirilmeyi, genişletilip ya da kısaltılıp, sonuçta bir kitap donunda daha kalıcı bir hale gelmeyi de hak ediyorlardı sanırım.”

ARTUN ÜNSAL

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Nadide Bir Goncadır Enginar, Yazar: Artun Ünsal, İletişim Yayıncılık, 2021, 263 Sayfa

FRANSIZ DEVRİMİ'NE BAKIŞ - ERIC J. HOBSBAWM

Fransız Devrimi 'Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik' sloganıyla kitleleri harekete geçirmiş görkemli bir başkaldırı, modern dünyanın tarihinde derin dönüşümlere yol açmış kritik bir momenttir.
Ama cevaplanması gereken sorular da var: Devrime damgasını vuran şey Aydınlanma'nın hümanist ilkeleri miydi yoksa giyotinle özdeşleşen terör mü? Devrim avam tabakasını mı güçlendirdi, burjuvaziyi mi? Dünya tarihinde bir dönüm noktası mıydı, yoksa sadece bir anomali mi?
Hobsbawm'ın bu klasik tarihyazımı çalışması Fransız Devrimi'nin sonraki iki yüzyıl boyunca nasıl algılandı-ğını araştırıyor. Burjuva liberallerden radikal sosyalistlere kadar herkesin, anlamının ve içeriminin ne olduğu konusunda hemfikir olmasa da, bu tarihsel olaya nasıl atıfta bulunduğunu, bu tavrın on dokuzuncu yüzyıl siyasi söyleminin nasıl ayrılmaz bir parçası haline geldiğini inceliyor. Fransız Devrimi'nin komünist devrimci-ler için retorik bir mihenk taşı, sosyal muhafazakarlar içinse korkuyla hatırlanan bir 'an' olmasının nedenlerini serimliyor.
Fransız Devrimi'nin yalnızca tarih yapmakla kalmayıp, aynı zamanda tarihin kendisiyle ilgili temel fikirlerimi-zi nasıl şekillendirdiğini de ortaya koyan öncü bir eser.

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Fransız Devrimi'ne Bakış, Yazar: Eric J. Hobsbawm, Dipnot Yayınları, 2021, 196 Sayfa