Vitrin: Yeni çıkanlar

Vitrin: Yeni çıkanlar

Haftanın yeni çıkan kitapları arasından sizler için derledik, keyifli okumalar dileriz. 

UÇARI KIZLAR VE FİLOZOFLAR - F. SCOTT FITZGERALD

“Trajik bir kahraman değilsin. Ben de değilim. Bizler yazarlarız sadece ve yapmamız gereken şey de yazmak.” –Ernest Hemingway,F. Scott Fitzgerald'a bir mektubundan

Ölümünden sonraNew York Timestarafından “farkında olduğundan çok daha iyiydi çünkü hem gerçekte hem de edebi anlamda bir nesli icat etmişti…” diye tanımlanan F. Scott Fitzgerald'ın ilk romanından hemen sonra, 1920 yılında yayımladığı ilk öykü kitabıUçarı Kızlar ve Filozoflar, bir sonraki eseriMuhteşem Gatsbyile adını edebiyat tarihine kazıyacak yazarın kabiliyetlerini açıkça ortaya koyan bir eser.

Fitzgerald bu kitabındaki öykülerden “Açık Deniz Korsanı”nda teknesini ele geçiren korsana âşık olan bir kadını, “Buz Sarayı”nda rutini bozma, hayatı daha coşkulu yaşama arzusunu, “Kristal Kâse”de bir evliliğin kaderini, “Baş ve Omuzlar”da bir filozof ile aktristin ilişkisini, “Bernice Saçlarını Kısa Kestiriyor”da topluma uyum sağlamanın yollarını, “Kutsama”da dininden uzaklaşanları, “Dalyrimple Hata Yapıyor”da Birinci Dünya Savaşı sonrasında iş hayatına dönmeye çalışan bir eski askeri, “Dört Yumruk”ta ise bir adamın karakterinin yediği dört yumrukla nasıl değiştiğini anlatıyor.

1920'ler Amerika'sının bir panoraması da sayılabilecekUçarı Kızlar ve Filozoflar, Amerikan edebiyatının genlerine işleyen yazar F. Scott Fitzgerald'ın öykücülüğünün de romancılığı kadar kıymetli olduğunun önemli bir nişanesi.

Ülker İnce'nin çevirisi ve önsözüyle

(Tanıtm Bülteninden)
KÜNYE: Uçarı Kızlar ve Filozoflar, Yazar: F. Scott Fitzgerald, Çevirmen: Ülker İnce, İthaki Yayınları, 2021, 288 Sayfa

DOYMA ANI - WALLACE STEGNER

Pulitzer ödüllü Wallace Stegner’dan unutulmaz bir başyapıt!

Emekli tarih profesörü Lyman Ward, yakalandığı bir kemik hastalığı yüzünden bir bacağını kaybedince babaannesiyle dedesinin eski evine çekilir. Orada, babaannesinin hayatı kadar kendi geçmişiyle de baş başa kalır ve yazmaya karar verir. Bir tarihçi için birinin geçmişine bakmak, herkesin geçmişine, o ülkenin de geçmişine bakmak demektir. Bir anda Batı’nın büyüleyici kanyonları, yaylaları, madenler etrafına kurulmuş kasabalarının ve aralarında hayranlıkla, merakla, arzuyla dolaştığımız insanların içinde buluruz kendimizi. Lyman’ın geçmişe çevirdiği bu bakıştan, geçmişin ve bugünün medeniyeti, doğası, aşkı, ahlakı, ekonomisi, eğitimi, evlilikleri, cinselliği de nasibini alır. Ward, hafızanın romantik oyunlarına gelmez, pembe tuzaklarına hiç düşmez. Pulitzer ödüllü Stegner’ın Lyman’ı geçmişe bakarken hafızaya, Proust’un kayıp zamanın izini süren Marcel’i kadar muhtaç değildir. Lyman Ward bir tarihçidir; geçmişi elindeki belgelerle kurar ve öyle hatırlar.

Doyma Ânı, coşkulu dili, zamanlar arası keskin dönüşlü modern kurgusu ve Batı’yı devasa bir gravür olarak zihnimize kazıyan kıpır kıpır doğa sahneleriyle, iğne oyası gibi işlenmiş olağandışı karakterlerinin peşinde bizi edebi zevkin zirvelerine taşırken

Amerika tarihinin belirli ve çok canlı bir dönemine de tanıklık etmemizi sağlıyor.

“Siz ne düşünürseniz düşünün,” diyor Lyman Ward, “ben, geçmişte olduğum her şeyim.”

(Tanıtım Bülteninden)
KÜNYE: Doyma Anı, Yazar: Wallace Stegner, Çevirmen: Arzu Altınanıt, Kafka Kitap, 2021, 664 Sayfa

HURRA AŞAĞILARA YOKUŞ AŞAĞILARA! - SÜREYYYA EVREN

Hurra Aşağılara, Yokuş Aşağılara! evinden çıkıp bir hastaneye iş başvurusuna gitmek isteyen genç hemşire K’nın başından geçenleri anlatıyor. Genç kız sokakta birçok zorlukla karşılaşıyor, yolu giderek çetrefilleşerek birbirinden ilginç karakterlerle hatta tuhaf varlıklarla kesişiyor. Ne var ki güçlükler karşısında kendisi de güçleniyor, can kurtardıkça kendine can katıyor, yaşam gücü artıyor.

Başlarda her şey günümüzde olduğu gibi, biraz karanlık, biraz nihilizan, biraz karamsar… hayatın anlamsızlığı belirip duruyor ufukta. Gelgelelim ilerledikçe bir esneklik ve kendiliğindenlik hissettiriyor kendini; direnmek ve mücadele etmek kadar yeri geldiğinde akışa bırakmak gerektiğini de hatırlatır gibi.

Süreyyya Evren’in muzip ve felsefi lakin yaratıcı enerjiyle dolup taşan romanı bir kavram olarak “yokuş” deneyiminden yola çıkarak tam anlamıyla hayata bakışımızı tazeliyor.

(Tanıtım Bülteninden)
KÜNYE: Hurra Aşağılara Yokuş Aşağılara!, Yazar: Süreyyya Evren, Can Yayınları, 2021, 280 Sayfa

PEŞİN HÜKÜMLÜLER - ROBERT A. BURTON

Bir şeyi kesinlikle bildiğinizde bunu bilirsiniz, öyle değil mi? Gökyüzünün mavi olduğunu, trafik ışığının yeşile döndüğünü veya sabah kalktığınızda o günün çarşamba olduğunu “bilirsiniz”. Bunları bilirsiniz, çünkü bilirsiniz işte… İşte, nörolog Robert Burton bu kitapta, bildiğimiz şeyler hakkında düşünme biçimimize dair kavramlara meydan okuyor, bir şeyi bildiğimiz zaman sahip olduğumuz emin olma hissinin, kontrolümüzün ve bilgimizin ötesindeki kaynaklardan geldiğini ifade ediyor.

Burton’a göre, emin olmak, gerçeğe dayalı bir kanıt olmaktan çok zihinsel bir duyumsamadır. Bu bilme hissi, bilginin teyidi gibi gözüktüğü için onu aklın bir ürünü gibi görmeye eğilim gösteririz. Fakat gitgide artan kanıtlar, emin olma gibi duyguların beynin ilkel alanlarından kaynaklandığını ve aktif, bilinçli düşünme ve mantık çerçevesinden bağımsız olduğunu gösterir. Bilme hissi kendiliğinden oluverir, onun oluvermesini sağlamak bizim elimizde değildir.

Robert Burton, yeni ve ileri nörobilimi, deneysel verileri ve büyüleyici anekdotları bir araya toplayarak, düşüncelerimiz ile gerçekten bildiğimiz şeyler arasındaki tutarsız ve kimi zaman da mantıkla bağdaşmayan ilişkiyi keşfe çıkıyor. Peşin Hükümlüler, zihin, bilgi ve akıl hakkında bildiğiniz (ya da bildiğinizi sandığınız) şeylere meydan okuyor.

(Tanıtım Bülteninden)
KÜNYE: Peşin Hükümlüler, Yazar: Robert A. Burton, Çevirmen: Funda Sezer, Say Yayınları, 2021, 280 Sayfa

ERGENLİĞİN YÜZLERİ - TALAT PARMAN

Yeni kuşakların yinelemeleri aşarak yeni sözler söylemeleri ve yeni şeyler yapmaları tarihsel gelişimin gereği ise ve çoğu zaman böyle oluyorsa, biz erişkinlere düşen de kalan yaşamımızda onları örnek almak olmalı. Çünkü eğer benim on, on beş yıl önce yazdıklarım şimdi yazdıklarımı anlamamı sağlayıp bir yenilik duygusu uyandırıyorsa bakmam gereken yer-zaman-kişi belli: Ergenliğim.

Türkiye’de psikanalizin kurumsallaşma sürecine şahitlik eden yazılarıyla tarihe kayıt düşen Talat Parman, ergenliğin sarsıcı yüzüyle ancak erişkin yaşamın kriz dönemlerinde yüzleşebildiğimize dikkat çekerken, yaşamın acı tatlı sürprizlerini sağlıklı bir şekilde anlamlandırmamızı sağlayan analiz uğraşının bunu kolaylaştıran taraflarını vurguluyor.

(Tanıtım Bülteninden)
KÜNYE: Ergenliğin Yüzleri, Yazar: Talat Parman, Yapı Kredi Yayınları, 128 Sayfa

TIP BİZİM İÇİN HALA YARARLI MI?: 21. YÜZYIL İÇİN BİR REHBER - JULIAN SHEATHER

Tıp Bizim İçin Hâlâ Yararlı mı?

İnsanlık tarihi boyunca tıp inanılmaz başarılar elde etti ama ne pahasına? Antibiyotiklere direnç, sürekli mutasyona uğrayan virüsler ve ilaç bağımlılığının yıkıcı sonuçları...

Hepsi günümüz tıbbının bir parçası. Her türlü acıya ilaçlarla çare ararken, aşırı “tıbbileştirilmiş” olmuyor muyuz? Astronomik maliyetler küresel eşitsizliği daha da körüklemiyor mu? Modern tıp bizi nerede ve nasıl başarısızlığa uğrattı? “Önemli Sorular” dizisinin zeki ve ilham verici bu kitabı, modern tıbbın durumunu araştırıyor, tıp ve sağlık uygulamalarının etiğini ve bunların modern yaşam üzerindeki etkisini inceliyor.

“Önemli Sorular” Dizisi

Yenilikçi, bilgilendirici, çığır açıcı bu dizi, hayatlarımızda ve bugünün dünyasında büyük etkisi olan temel meselelere yepyeni bir pencereden bakıyor. Eşsiz görsel tasarımı ve katmanlı metin yapısıyla karmaşık konuları anlamamızı kolaylaştırıyor. Geriye sadece önemli soruların ardındaki tartışmaların derinliklerine inmek kalıyor.

(Tanıtım Bülteninden)
KÜNYE: Tıp Bizim İçin Hala Yararlı mı?: 21. Yüzyıl İçin Bir Rehber - Önemli Sorular, Yazar: Julian Sheather, Çevirmen: Eda Açanal, Hep Kitap, 2021, 144 Sayfa