Vitrin: Yeni çıkanlar

Vitrin: Yeni çıkanlar

Değerli İleri Kitap takipçileri ve kitapseverler, haftanın yeni çıkan kitapları arasından sizler için özenle seçtik. Beğeneceğinizi umuyor, keyifli okumalar diliyoruz.

 

MARKSiZM VE SiYASET: YÖNTEM, KURAM, EYLEM - CAN SOYER

“Yaşadığımız çağın Marksizm tarafından çözümlenmeyi beklediğini söylersek elbette yanlış bir şey söylemiş olmayız. Ama eksik söylemiş oluruz: Çağımız esas olarak Marksizmin kılavuzluk ettiği devrimci eylem tarafından yıkılmayı, parçalanmayı, tarihten silinmeyi bekliyor.”

Marksizm ve Siyaset, genel anlamıyla siyasetin Marksizm için taşıdığı belirleyici önemi konu edinirken, Marx’ın düşüncelerini donuklaştırıp hareketsiz kılanlara, Marksizmi siyasetsizleştiren ve eylemsizleştirenlere karşı, onun siyasal mücadeleyle olan kopmaz bağının altını çizmeyi amaçlıyor. Marksizmi öncelikle bir eylem felsefesi olarak görmemiz, onun güncelle ilişkisini bu toprakların özgüllüğünde yeniden kurmamız gerektiğini savunuyor.

Can Soyer’in, Yöntem, Kuram ve Eylem olarak üç ana bölüme ayırdığı bu özgün çalışması, ele alınan tüm konulara siyasal mücadelenin merceğinden bakıyor.

“Yöntem: Diyalektik” başlığını taşıyan ilk bölümde materyalizm ve diyalektik arasındaki ilişki incelenirken, öz-görüngü, bütün-parça, özne-yapı gibi kavramlar ile bu ikilikler arasındaki ilişkilerin nasıl tanımlanacağına dair bir soruşturma yürütülerek, salt felsefi bir düzlemde kalmaktan ziyade pratiğin bu ikilikler arasında kurulan ilişkideki önemine değiniliyor.

İkinci bölüm olan “Kuram: Sınıf Mücadelesi”, yöntem ışığında bir gerçeklik sergilemesi olarak kuramı tartışıyor. Marksizmin bir sınıf mücadelesi kuramı olduğunu ve bu mücadelenin hem yöntemsel hem de kuramsal olarak Marksizmin merkezinde yer aldığını söylüyor.

Üçüncü ve son bölümde “Eylem: Siyaset” başlığı altında, içinde bulunduğumuz dünya ile ilgili saptamalara da yer verilerek devlet, demokrasi, eşitsiz gelişim, siyasal eylem gibi kavramlar açımlanıyor ve bu kavramların siyasal mücadele ile olan bağı araştırılıyor.

“Türkiye İçin Notlar” başlığını taşıyan sonuç kısmında ise yazar, Marksizm ve siyaset konusunu Türkiye bağlamında ele alarak siyaseti ve pratiği nasıl kavramamız gerektiğine dair öneriler sunuyor. Gezi Direnişi’nin yarattığı umutla, Türkiye sosyalist hareketine “mücadelesiz bir sınıf siyaseti” ile “sınıfsız bir mücadele siyaseti” dışında bir başka yol açıldığını hatırlatıyor.

Başka bir yol arayanlara, başka bir yolda ısrar edenlere…

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Marksizm ve Siyaset: Yöntem - Kuram – Eylem, Yazar:Can Soyer, Yordam Kitap, 2020, 384 Sayfa

iÇKi CUMHURiYETi - MO YAN

Bu çarpıcı epik romanda Çin’in yaşayan en önemli yazarlarından Mo Yan, okurlarını hayalî bir diyara, İçki Cumhuriyeti’ne götürüyor. Hurafelerin, açgözlülüğün ve gerçeküstü olayların hüküm sürdüğü bu yozlaşmış diyarda, yetkililer tuhaf olayların yaşandığına, halkın ölçüsüz bir yeme alışkanlığına kapıldığına dair duyumlar alır ve olayları araştırmak üzere bölgeye emektar Müfettiş Ding Gou’er’i gönderir. Ancak soruşturma sırasında Ding’in gerçeklik duygusunu kaybetmesine neden olacak absürd hatta fantastik gelişmeler yaşanacaktır.

Olay örgüsünün arasında da, İçki Yapımı Üniversitesi, Harmanlama Bölümü’nde doktora öğrencisi ve bir yazar adayı olan Li Yidou tarafından yazar Mo Yan’a yazılmış mektuplara yer verilir. Bu mektuplara birer kısa öykü de eklenmiştir. Ne var ki Li’nin her biri öncekinden daha fantastik ve kötücül hale gelen öykülerinde anlatılanlar gittikçe Ding’in İçki Cumhuriyeti’nde çektiği eziyetlere benzemektedir.

Muazzam bir yaratıcılık sergileyen, siyasi açıdan yıkıcı ve kışkırtıcı bir roman olan İçki Cumhuriyeti, Nobel Ödüllü Mo Yan’ın, hiçbir iktidar ve baskı odağının hayal gücünü yok edemeyeceğini kanıtladığı evrensel bir roman.

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE:İçki Cumhuriyeti, Yazar:Mo Yan, Çevirmen:Erdem Kurtuldu, Can Yayınları, 2020, 488 Sayfa

AŞKIN L HALi1.CiLT 2006 – 2008

Yok-muş gibi yaşanan dünyaya önce, `bal gibi var` diye haykırmak gerekiyor. Sonra da sıra, nasıl var olduğunu anlatmaya geliyor hiç bitmemecesine. Dile kolay, on altı sene önceydi mutlu aşklarımızın varlığını haykırdığımız yolculuğumuzun başlangıcı. Lilith'den başlattı tarihimizi 2006'daki ilk yarışmamızın öyküleri, temasına yakışır tam bir başkaldırıyla! Sonra, 2007 yılında, kadın kadına ilklerimiz sarıp sarmaladı yüreklerimizi. 2008'deki üçüncü yarışmamızın öykülerinde ise, dans eden bedenlerimizde dolaşan tutkulu ellerimiz, tendeki ateşi içimizde harlayarak, Sappho'yla sevişerek taçlandırdı bu yolculuğu.

Şimdiyse elinizde yıllardır hayalini kurduğumuz, ‘ilk üç yarışmayla kalmamalı'nın, bu bitmeyen yolculuğun beş ciltlik tarihinin ilk cildi var. Daha çok kişi okusun, daha fazla kişiye ulaşsın bu öyküler diye. Eşcinsel kadınları hep başkası anlatıyordu, hep en mutsuz öykülerde anlatıyordu, oysa o kadar farklı renklerde yaşanıyor ki hayatlar… Bu kitap bunun en güzel örneği olacak. Ursula K. Leguin'in de dediği gibi önce bazılarımız düşünmeye, hayal etmeye cesaret edecek ki dünya değişebilsin.

Lezbiyen*; cinsiyet kimliği ve cinsel yönelime dair farklılıkları hedef alan, bu farklılıkları iptal etmek ve kendi içinde homojen bir bütünlüğü tesis etmek için kendi içinde birtakım eşdeğerlilikler yaratarak özdeşlikler kuran heteronormatif sisteme temel bir itirazdır. Yekparelik söyleminin kurgusallığını ifşa eden, kendi kendisiyle özdeş ayrımların mümkün olmadığını gösteren politik bir kategoridir. Mücadelemizin görünürlüğü, temsili ve güçlendirilmesi için lezbiyen örgütlenmesinin önemle sahiplendiği bir kategori. Tam da bu nedenle; bir yandan, hâlâ bir tehdit olarak algılanan Lezbiyen kelimesini, kadın kadına cinselliğin, arzunun, romantizmin çiçeklendiği her türden bedenin çeşitliliğini içerdiğini düşündüğümüz Lezbiyen* kimliğini benimserken, bir yandan da kendini Lezbiyen, Biseksüel veya Queer olarak tanımlayan ya da lezbiyen aktivizmle bağlantılı olduğunu hisseden herkesi içermeyi amaçlayarak, sözcüğü Lezbiyen* şeklinde kullanmayı tercih ediyoruz. Lezbiyen*'in, kategorilerle sınırlandırılamayacak çeşitliliğimizi vurgulayan *'ının; edebiyatta, sanatta, mücadele alanlarında ve tüm bunların kesişimselliğinin uğraklarında, potansiyellerimizi açığa çıkaracağına inanıyoruz.

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE:Aşkın L Hali 1.Cilt 2006 – 2008, Yazar:Kolektif, Nota Bene Yayınları, 2020, 160 Sayfa

HER YER SERi DiRENiŞ - EREĞLi İŞÇi HiKAYELERi - CAN KARTOĞLU

" ‘60'lar ve ‘70'lerin Ereğli'sindeki, Can Kartoğlu'nun hikâyelerine de konu olan yaşanmışlıklar, Türkiye'de işçinin ve sendikanın dünyasına bir pencere aralar adeta. Kitapta, bütün bu yıllar boyunca yolları Ereğli'den geçen çok tanıdık insanlarla karşılaşıyoruz. Bu yıllar boyunca, Amerikan Morrison'u "müstesna" bir şirket olarak ilan eden halkçı Ecevit kâh Çalışma Bakanı kâh Başbakan'dır. Ereğli'den, "Morrison Süleyman" unvanını da kuşanarak siyaset sahnesindeki yerini alan Süleyman Demirel, Başbakan olmadan önce Morrison'un Türkiye Temsilcisi olarak, işçilerin ve sendikanın karşısındadır."

Ereğli İşçi Hikâyeleri, Ereğli işçilerinin portreleri üzerinden ülkenin tablosunu resmediyor. Her tekil hikâyeyi bir işçinin gözünden anlatan yazar, işçilerin gözünden bakmanın hakikatin gözüyle bakmak olduğunu kanıtlıyor. Yakın tarihimize ayna tutan bu belge-hikâyeler, dünümüze ne denli uzak olduğumuzu fark etmemizi sağlıyor ve bize bilinmeyen bir tarihi edebiyatla keşfetme imkânı sunuyor. Can Kartoğlu'nun hakikat gibi yalın, doğal, katışıksız, dokunaklı dilinin insancıllığı, dile getirdiği kahramanlarının insancıllığını ustalıkla yansıtırken insanın varoluş mücadelesinin özünde "işçi mücadelesi"nin saklı olduğunu kendiliğinden açıklıyor.

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE:Her Yer Seri Direniş - Ereğli İşçi Hikayeleri, Yazar:Can Kartoğlu, Ayrıntı Yayınları, 2020, 128 Sayfa

VEZIR GAMBiTi - WALTER TEVIS

“Nabokov’un Lujin Savunması ve Zweig’ın Satranç’ı gibi klasiklerin arasına Vezir Gambiti de katılıyor artık.”

The Financial Times

Vezir Gambiti, feminizme, satranca, bağımlıklara dair hem bir yetişkinliğe adım romanı hem bir gerilim hikâyesi hem de bir spor macerası. Farklı türlere dokunan ve birçok konuya dair söyleyecek sözleri olan bu roman, bilimkurguyu da suç hikâyeleri kadar rahatlıkla yazabilen, çok yönlü bir akla sahip Walter Tevis’in kaleminden çıkabilirdi sadece.

Sekiz yaşında ve hayatta yapayalnız kalmış Beth Harmon diğerleri arasında göze batmayan, sıradan bir çocuktu, ta ki ilk gördüğü andan itibaren aklını çelen bu garip oyunla tanışana kadar. Bu altmış dört karelik tahta üzerinde bambaşka bir gelecekle karşılaşan Beth adım adım, her hamlesinde didinip çabalayarak kadınlara kapalı satranç camiasının zirvesini hedeflemekte. Her oyunda rakibinin yanı sıra koca bir geleneğe karşı da hamle yapıyor. Durumu tartıyor, geleceği öngörüyor, rakibinin aklını okumaya çalışıyor ve taşları yerinden oynatıyor. Satrancın siyah beyaz dünyasında zirve dâhilere her zaman açık olsa da gerçekte işler bundan biraz farklı işliyor.

Walter Tevis, Vezir Gambiti’nde zekâ dolu ve usta işi bir oyunu tek bir cinsiyete sıkıştırmaya çalışanları ezip geçerken dâhi bir kadının en az yaptığı hamleler kadar girift iç dünyasını sıkı bir serüvenle anlatıyor.

“Beth Harmon muazzam bir karakter. Vezir Gambiti ise Tevis'in yazdığı en kusursuz roman.”

Jonathan Lethem

“Vezir Gambiti baştan aşağı eğlenceli. Birkaç yılda bir, sadece zevki ve mahareti nedeniyle tekrar okuduğum kitaplardan.”

Michael Ondaatje

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE:Vezir Gambiti, Yazar:Walter Tevis, Çevirmen:Kerem Sanatel, İthaki Yayınları, 2020, 336 Sayfa

 

KULiS: BiR TiYATRO BELLEĞi - HAGOP AYVAZ - TÜRKÇE İNGiLiZCE 

“Kulis: Bir Tiyatro Belleği, Hagop Ayvaz” 15 Aralık 2020 – 21 Şubat 2021 tarihleri arasında Hrant Dink Vakfı öncülüğünde Türkiye Tiyatro Vakfı ve Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık işbirliğiyle hazırlanan “Kulis: Bir Tiyatro Belleği, Hagop Ayvaz” sergisi, 1911-2006 yılları arasında yaşamış İstanbullu tiyatro sanatçısı ve yayıncı Hagop Ayvaz’ın kişisel çabalarıyla oluşturduğu tiyatro arşivinden yola çıkarak, toplumsal bellek, kimlik ve mekân bağlamında Türkiye’nin tiyatro tarihine odaklanıyor. Yapı Kredi Yayınları tarafından aynı adla İngilizce-Türkçe kataloğu da hazırlanan sergi, Hagop Ayvaz’ın bir anlamda “kulis”ine davet niteliğinde olmanın yanı sıra, Türkiye’nin tiyatro tarihini çoğulcu bir perspektifle incelemek için imkânlar sunuyor. Kültür ve sanatın toplumların bir arada yaşama kültürlerindeki yerini ve önemini, inançla kurulan, emek, özveri ve dayanışmayla varolan “kulis”lerini hatırlamayı öneriyor.

Katalogda küratöryal ekibin sunuş yazısı, Esen Çamurdan, Dikmen Gürün, Nesim Ovadya İzrail, Karin Karakaşlı'nın Kulis dergisi ve Hagop Ayvaz arşivine dair bilgiler sunan, Ayvaz'la ilgili kişisel anılarını da yansıtan makaleleri, Banu Atça'nın hazırladığı Hagop Ayvaz biyografisi yer alıyor. Bu yazılara 1987'de Hagop Ayvaz'la yapılmış bir söyleşi eşlik ediyor ve Ayvaz'ın dünyasını kapsamlı şekilde yansıtıyor.

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE:Kulis: Bir Tiyatro Belleği - Hagop Ayvaz - Türkçe İngilizce, Yazar:Kolektif, Yapı Kredi Yayınları, 2020, 172 Sayfa

DAHA FAZLA