Haftanın yeni çıkan kitapları arasından sizler için bir derleme yaptık. Keyifli okumalar dileriz.



08-11-2020 00:05

BABAMI KİM ÖLDÜRDÜ - EDOUARD LOUIS

Birtakım iç hesaplaşmalar içindeki yazar uzun zaman sonra çocukluğunun geçtiği, küçük, çirkin bir Fransız kentinde yaşayan babasını ziyarete gider. Karşısında bulduğuysa, erkeklerin duygularını bastırması ve sert olması gerektiğini savunan, bugün "toksik erkeklik" denen kültürün içine doğmuş, kendisine rol model olan birçok erkek gibi erkenden okulu bırakıp işçiliği değişmez bir kader gibi sırtlanarak fabrikalarda çalışıp ellisinde yatağa mahkûm olmuş, zavallı bir adamdır.

Fransa'nın en etkili yazarlarından biri kabul edilen Édouard Louis bu kısa ve çarpıcı metinde mevcut düzenin grotesk gerçekliğini vurgularken, milyonlarca insanın hayatını etkileyip yöneten siyaset denen şeyin, siyasetçiler için aslında bir salon oyunundan başka bir şey olmadığını anlatıyor.

"Louis'nin bir yazar olarak en güçlü yanı, olguları kimi zaman takıntı noktasına varacak kadar tutkulu bir şekilde hissetmesi ve hislerini nötrlemek yerine onları araştırmaya açık, felsefi bir zihinle analiz etmesidir."

Edmund White, The Guardian

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Babamı Kim Öldürdü, Yazar: Edouard Louis, Çevirmen: Ayberk Erkay, Can Yayınları, 2020, 56 Sayfa.

KÜTÜPHANEMİ TOPLARKEN - ALBERTO MANGUEL

Çağımızın en yaratıcı okurlarından ve en kitapsever yazarlarından Manguel'in kütüphanesinin içtenlikle ve sevecenlikle anlatılmış bir hikâyesi.

Her kitap yaşantımızın yakaladıklarını bütünüyle elde tutmanın imkânsızlığını itiraf eder niteliktedir. Gelmiş geçmiş bütün kütüphanelerimizse bu başarısızlığın anlı şanlı bir kaydıdır.

Manguel, bürokratik bir pürüz yüzünden uzun yıllardır yaşadığı Fransa'dan ayrılmak zorunda kaldığında, 35 bin kitabını sığdırabildiği kütüphanesinden de ayrılmak zorunda kalır. Kitapların ayıklanma, kolilere doldurulma ve nakil süreci, çoğunu belki de bir daha görememe ihtimali, gitgide boşalan raflar ona bu kısa ağıtı esinletir.

Kütüphanemi Toplarken okuru kütüphanelerin tarihi, sözlükler, sözlük yazarları, rüyalar ve anılar hakkında hoş anekdotlar, sıra dışı düşünceler ve çağrışımlar arasında renkli bir yolculuğa çıkarıyor.

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Kütüphanemi Toplarken, Yazar: Alberto Manguel, Çevirmen: Yeşim Seber, Yapı Kredi Yayınları, 2020, 128 Sayfa.

UYKUSUZ - AYÇA GÜÇLÜTEN

Bir yer. Bir şehir. Renk tercihini griden yana kullanmış isimsiz bir kent. Varlığı ve yokluğu bir. Hem cansız hem de kan içinde. Sözcükler var. Nefesler var. Ter var. Saflık yok burada. Doğal olmayan bir işleyişte sürüklenmeler var. Tuhaf masallar anlatan ayyaş bir baykuş var. Yıkık dökük bir bina var. Bir adam var bir de. Ölümün kardeşi uykuyla düello halinde biri. Yeni yalnızlığına tutkun, birden çok kadını olan biri. Puslu rüyalarında asıl yaşamını sürdüren, mutsuzluğuyla meşhur biri. Ve elde edemediği bir şey var. Tek bir şey...

“Sen hiç kendinden oldun mu? Olmuşsundur, oldun da. Gittin. Sevmişliğinden, sevilmişliğinden gittin. Bir sandalyedeydin gidişlerin olurken. Sımsıkı bağlamışlardı seni. Kimler? Bilinmez ve ne önemi var ki? Şefkatin, pürlüğün uçuşarak kaçıştığını dehşet içinde seyretmiştin. Hatırlar mısın? Küçüktün. Unutmuşsundur. Bir süre debelenip aniden durgunlaşmıştın. Tam da o anda çözülmüştü ipler kendiliğinden. Ayağa kalkmıştın. Şöyle bir üstünü başını düzeltmiştin. Gözünde başka türlü bir bakış parlamıştı, yaşamayan bir bakış. Gölgemsi bir varlık peşine o an takılmıştı. Biliyordun. Korkmamıştın. Bir alacakaranlığa onunla daldın sen. Sen, kendinden oldun. Öldün.”

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Uykusuz, Yazar: Ayça Güçlüten, İthaki Yayınları, 2020, 216 Sayfa.

2062 YAPAY ZEKA DÜNYASI - TOBY WALSH

Nasıl bir geleceğe doğru ilerliyoruz? İktidarın teknolojik bir elitin elinde yoğunlaştığı; eşitsizliğin arttığı; asayişi insan öldürme yetkisi verilmiş otonom silahların sağladığı; gözetlenip işitilmeden tek bir adım atamayacağımız; işimizi makinelere kaptıracağımız distopik bir cehenneme mi varacağız?
Ya da yolumuz ütopik bir cennete mi çıkacak? Çalışmak, “ilkel” toplumlarda olduğu gibi yine ayıp mı karşılanacak? Süper bilgisayarlar ve onların kontrolündeki makineler, tehlikeli, zor ve monoton işleri devralarak tüm insanların mutlu, müreffeh bir hayat sürmesi için mi çalışacak?
Geleceğimizi seçimlerimiz belirleyecek.

“Geniş bir konu yelpazesi, çok fazla bilimsel jargonda boğulmadan alanı keşfetmek isteyen okurlar için uygun, temiz, ferah ve teknik olmayan bir dille ele alınıyor.”
Books+Publishing

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: 2062 Yapay Zeka Dünyası, Yazar: Toby Walsh, Çevirmen: Zerin Dirhan, Say Yayınları, 2020, 280 Sayfa.

SÜRGÜN AVI - MELİH GÜNAYDIN

Bu topraklar üzerinde çok uzun bir tarihten beri yaşanan olay ve gelişmelerin hemen tümünün bir adım öncesi gizli servislerin manipülasyonları, ısmarlama operasyonları, sayısız cinayet ve katliamlarıyla dolu. Her yeni siyasal dönem ve hedef değişikliğinde kısmen lağvedilip yenilerinin kurulduğu, hayatiyetlerine halel getirilmeyen bu gizli yapılanmaların cinayetlerine 'faili meçhul' yıllar boyunca yakından tanık olduk.

Melih Günaydın 'Sürgün Avı'nda bu izleğin peşine düşüyor. Başlangıçta çok farklı saiklerle işlendiği düşünülen bir cinayet vakasının soruşturulması sürecini kah Ortadoğu coğrafyasının sınırlarına, Arap baharına; kah Avrupa'nın konferans salonlarına, sosyal medya ağlarına; kah Türkiye'nin kırk-kırk beş yıl öncesine, polisler tarafından öldürülen gençlerin hikayelerine ustalıkla taşıyor. Romanındaki Suriyeli, Kürt, Türk kahramanları bize alçakgönüllü bir duyarlılıkla tanıştırıyor. Göçmenler, yoksul üniversite öğrencileri, gözüpek gazeteciler, sınır kaçakçıları, polisleri soruşturan polisler… Günaydın bu romanında gözümüzün önünde olup biten şeylere biraz daha yakından bakıyor.

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Sürgün Avı, Yazar: Melih Günaydın, Dipnot Yayınları, 2020, 312 Sayfa.

HAYAL BİLE EDEMEYECEĞİMİZ VARLIKLAR KİTABI - CASPAR HENDERSON

Hayvanlar âlemi insanı ezelden beri büyülemiştir. Kimi gerçek, kimi hayal ürünü olan hayvanlar efsanelerde, masallarda, sanat eserlerinde sık sık boy gösterir. Çağımızda artık ejderhaların, Zümrüdüanka kuşunun ya da tek boynuzlu atların gerçekte var olmadıklarını biliyoruz. Peki ama var olan bazı hayvanların da en az onlar kadar ilginç ve büyüleyici olduklarını biliyor muyuz?

Borges'in Düşsel Varlıklar Kitabı'ndan ve ortaçağ hayvannamelerinden esinlenen bu kitapta Caspar Henderson, evrimin yaratıcılığının insanın hayal gücünden hiç de aşağı kalmadığını gözler önüne seriyor. Sevimli yüzüyle aksolotldan tehditkâr görünümüyle dikenli moloka, dayanıklı su ayısından yanardöner Venüs kuşağına birçok sıradışı hayvanı daha yakından tanımamıza, aşina olduğumuz bazı hayvanların ise bir o kadar sıradışı özelliklerini keşfetmemize imkân sağlıyor. Bunu yaparken de bilimin yanı sıra edebiyat, sanat, felsefe, mitoloji ve tarihten faydalanarak zengin bir metin ortaya koyuyor.

Fakat hemen belirtelim: Hayal Bile Edemeyeceğimiz Varlıklar Kitabı bir ucube sirki değil. Amacı ele aldığı hayvanları ötekileştirmek değil, bilakis (kendisi de bu kitapta yer alan) insanla diğer hayvanlar arasındaki derin evrimsel bağı, farklarımızın yanı sıra benzerliklerimizi vurgulamak ve bazıları yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan hayvanlara karşı sorumluluklarımızı hatırlatmak.
Dünya hayal bile edemeyeceğimiz varlıklarla dolu, diyor Henderson. Onları koruyabilmek için öncelikle hayal gücümüzü, onların gerçekliklerini daha iyi anlayacak şekilde genişletmemiz lazım.  

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Hayal Bile Edemeyeceğimiz Varlıklar Kitabı, Yazar: Caspar Henderson, Çevirmen: Deniz Keskin, Metis Yayıncılık, 2020, 472 Sayfa.