Vitrin: Yeni Çıkanlar

Vitrin: Yeni Çıkanlar

Bir haftayı daha geride bırakır ve yeni haftaya başlarken kitap okurlarının ilgisini çekebileceğini düşündüğümüz bir derleme yaptık. Haftanın yeni çıkan kitapları arasından İleri Kitap okurlarına özel hazırladığımız bu seçkiyi beğeneceğinizi umuyor, keyifli okumalar diliyoruz.

KADINLAR DİRENİŞ VE DEVRİM - SHEİLA ROWBOTHAM

1600’lerden 1968’e uzanan bir özgürleşme tarihi… Kadınların benlik, kimlik, hak arayışı ve özgürlük mücadelesiyle geçen bu on yıllar boyunca direnç örneği oluşturan, ekmek ve gül mücadelesini yükselten, düşünen ve eyleyen isimler…

Mary Wollstonecraft, Flora Tristan, Margaret Fuller, August Bebel, Eleanor Marx, Olive Schreiner, Sylvia Pankhurst, Emma Goldman, Aleksandra Kollontay, Ding Ling, Han Suyin…

Feminizmin ve feminist yazının tarihinden kilometre taşları… Bir yanda unutulanlar: Edward Carpenter ve Aşkın Yetişkinlik Çağı mesela. Diğer yanda tekrar tekrar okunanlardaki yeni ayrıntılar: Engels ve Ailenin Kökeni örneğin.

Sadece kuramsal kitaplar değil, halk şarkılarındaki, şiirlerdeki, romanlardaki kadın portreleri. Ekmek kavgası verenler, özgür aşk için mücadele edenler ve ikisini birleştirenler… Devrim, sosyalizm ve ulusal kurtuluş mücadelesi ile kadınların kurtuluş mücadelesi arasındaki ilişkiler, gelgitler, gerilimler…

Ve devrimlerin başardıkları ile yarıda bırakıp başaramadıkları… İngiltere’deki oy hakkı mücadelesinde, Fransız Devrimi’nde, Paris Komünü’nde, Rus Devrimi’nde, Çin’de, Vietnam’da, Küba’da, Cezayir’deki kurtuluş mücadelesinde yapılanlar, yapılamayanlar…

Tarihte, düşünürlerde, kitaplarda, makalelerde, şarkılarda, hayatlarda üç yüz elli yıllık olağanüstü bir gezinti… Kadınlar, Direniş ve Devrim

Yaşanan toplumsal devrimler içerisinde kadınların “öteki devrimi”ne odaklanan Sheila Rowbotham’ın bu devrimi anlatan sözleri: “Devrim içinde devrim, kendi gözlerinizle görmek, dış dünyaya kendi ellerinizle dokunmayı öğrenmek, deneyimleri kendi zihninize tercüme etmek, sesleri biçimlendirmek, kendi sözcüklerinizi üretmek ve size zorla kabul ettirilmekle kalmayıp yüzyıllardır başkası tarafından yönetildiğiniz için artık derinize ve içinize işlemiş maskeyi çıkarıp atmak anlamına gelir.”

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Kadınlar Direniş ve Devrim, Yazar: Sheila Rowbotham, Çevirmen: Nilgün Şarman, Yordam Kitap, 2020, 320 Sayfa

 

ÖLÜ DİLDE BİR HAYALPEREST - GRACE PALEY

''Bu hayatı nasıl yaşamalıyız?''

Benzersiz üslubuyla pek çok yazarın hayranlığını kazanmış Grace Paley'den, sıradan insanların ''sıradan'' yaşamlarına ayna tutan sıradışı öyküler: Ölü Dilde Bir Hayalperest.

1995 yılında Pulitzer Ödülü'nde finale kalan Toplu Öyküler seçkisinden derlenerek Türkçede ilk kez yayımlanan bu öyküler; insan ilişkilerine, yalnızlığa, varoluşun getirdiği kaçınılmaz korku ve arzulara dair çarpıcı tespitleriyle zihinlerde uzun süreliğine yer edecek.

Gözlem gücüyle okurunu şaşırtmayı başaran Paley, kendi deyişiyle, yaşadığı ülkenin ve şehrin sakladıklarını gün yüzüne çıkarmaya, anlatılmayanı anlatmaya çalışırken, hayatın iç acıtan keskin yönlerini kendine has iyimserliğiyle yumuşatıyor. Bu son derece gerçekçi ve kimi zaman taşıdıkları dramatik içerikle zıtlaşan eğlenceli diyaloglara dayalı öykülerde, New York'un alt sınıf insanlarının, göçmenlerin, bekâr annelerin, aldatılan karıkocaların yaşamlarına bütün doğallığı içinde tanık oluyoruz.

Kadınlar hakkında yazmanın başlı başına ''politik bir eylem'' olduğunu vurgulayan yazarın; kadın-erkek ilişkilerini, anneliği, evlilik ve cinselliği ele alışındaki eleştirel ve alaycı tavır, gerçekliğin en ağır meselelerini yüzümüze vururken bile elden bırakmadığı mizahi anlatım, onu bütünüyle özel bir yazar hâline getiriyor.

''Bu zamanda âşık olmak için şaşı, camdan dışarıya, oturduğun buz gibi soğuk sokağa bakmak için de kör olman gerekiyor.''

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Ölü Dilde Bir Hayalperest, Yazar: Grace Paley, Çevirmen: Püren Özgören, DeliDolu Yayınları, 2020, 208 Sayfa

 

TÜRBÜLANS - NAİLE DİRE

Be hey ben sevdalanıp ordu kuracağım
Kız gibi bir ordu vahşi değişken
Çekip cenkleşecek kadar ani
Nasıl ki düşer adım dillere hayret
Adım ular kendini esmer kavsine
Buzun suya dönerken çıtırtısı adım
Öfkesi üzerime olsun tanrının be hey
Günahı boynuma ettiklerimin kız gibi!

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Türbülans, Yazar: Naile Dire, İthaki Yayınları, 2020, 56 Sayfa

 

İSLAM-SOSYALİZM BOLŞEVİK DEVRİMİ VE DİN - OSMAN TİFTİKÇİ

Çalışma Sovyet devriminin Türkiyeli okur tarafından pek bilinmeyen bir yanını, Bolşeviklerin dini alandaki politikalarını ve bu politikaların Müslüman toplumlar üzerindeki etkilerini inceliyor. Bu konuda, İslami kesimden bazı araştırmacıların çalışmaları vardı. Fakat gelişmeleri sol bakışla inceleyen bir çalışma ilk kez yapılıyor.

Kitabın önemli bir özelliği, 1905'ten 1930'lu yıllara kadar olan dönem için birinci el Osmanlıca kaynakları kullanması. Dönemin İslamcı yayın organları olan Sırat-ı Müstakim, Sebilürreşad, İslam Mecmuası ve bazı günlük gazetelerin yanı sıra, dönemin sol yayın organları (İştirak, Kurtuluş, Aydınlık, Yeni Hayat, Emek,vd) bunlar arasında. Bunların yanı sıra çalışmanın ana kaynağını, Bolşevik devriminden sonra Türkiye'ye gelen milliyetçi-İslamcı siyasi liderlerin, aydınların çıkardığı dergiler oluşturuyor. Bu dergiler 1917 Şubat ve Ekim devrimlerinde sorumlu düzeylerde bulunmuş kişiler tarafından çıkarılıyordu. Bu dergilerin ilgi alanı hemen hemen tümüyle Sovyetler Birliği ve Müslümanlardı. Bunlar Sovyet basınını takip ediyor, birinci elden haberler ve yorumlar alıyorlardı. Dolayısıyla bu dergiler Sovyetler Birliği ve Müslümanlar arasındaki gelişmeler için birinci el kaynak durumundaydılar.

Kitapta başlıca iki konu üzerinde duruluyor. İlk olarak İslam dünyasında, İslam ve sosyalizm arasındaki ilişkiye dair düşünceler, tarihi seyri içinde inceleniyor. İslamiyet ile sosyalizmi bağdaştıran görüşlerin esas olarak 1905 Rus devrimi ile birlikte İslam dünyasının gündemine girdiğini görüyoruz. İkinci olarak, Sovyet iktidarlarının din ile mücadeleye yönelik çalışmaları, bu çalışmalara karşı oluşan tepkiler, geri adımlar ve Rusya Müslümanlığındaki değişimler günümüze kadar inceleniyor.

Eser Rusya Müslümanlarının siyasi hareketlerine ve dini yapılanmalarına geniş yer veriyor. Rusya Müslümanları homojen bir yapıya sahip değillerdi. Orta Asya (Türkistan) ve Kuzey Kafkasya (Dağıstan) Müslümanları ile Azeriler, Volga boyu ve Kırım Müslümanları, toplumsal-ekonomik yapı bakımından çok farklıydılar. Bu farklar siyasi ve dini tavırlara da yansıyordu. Bu nedenle Rusya Müslümanları içinde Cedidciler ve Kadimciler mücadelesi ortaya çıkmıştı. Başını Orta Asya Müslümanlarının çektiği Kadimciler (Gelenekçiler) ile, liderliğini Kırım ve Volga boyu Tatarlarının, Azerilerin yaptığı Cedidciler (Yenilikçiler) arasındaki mücadele çalışmada ayrıntılarıyla ele alınıyor. Bu noktada, Cedidci aydınların ve ulemanın sadece Rusya Müslümanları içinde değil, genel olarak İslam dünyasında oynadığı öncü reformist rolü izleyebiliyoruz.

Kitapta Cedidci hareketin Şubat devrimi ve Ekim devrimi karşısındaki farklı tavırları, bunun nedenleri, Cedidci hareketin Bolşevik devrimi sürecinde tarihten silinmesine yol açan iç dinamikleri ayrıntılarıyla tartışılıyor.

Uygulanan ekonomik, siyasi, sosyal ve dini politikalar sonucunda Sovyetler Birliği (Müslüman cumhuriyetler dahil) 1970'li yıllarda dünyadaki en laik, dinin toplum üzerindeki etkisinin en az olduğu ülke haline geldi. Müslüman toplumlardaki dini dönüşüm çalışmada örnekleriyle anlatılıyor. Sovyet sisteminin çöküşü ve kapitalizmin resmen kuruluşuyla birlikte dini gericiliğin nasıl geri geldiği de kitapta örnekleriyle inceleniyor.

Kısacası, kitap bu konudaki tartışmalara yeni bir soluk getiriyor...

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: İslam-Sosyalizm Bolşevik Devrimi ve Din, Yazar: Osman Tiftikçi, Nota Bene Yayınları, 2020, 408 Sayfa

 

HAZİRAN - SELÇUK BARAN

Selçuk Baran’ın yedi öykü kitabı daha önce Yapı Kredi Yayınları’ndan Ceviz Ağacına Kar Yağdı (2008) adıyla tek ciltte toplanmıştı. Bütün öyküleri şimdi gözden geçirilerek, yazar portreli kapaklarla ayrı ayrı basılıyor.

Selçuk Baran’ın ilk öykü kitabı Haziran (1972) 1973 Türk Dil Kurumu Öykü Ödülü’ne değer görülmüştü. “Ceviz Ağacına Kar Yağdı”, “Zambaklı Adam”, “Kavak Dölü” gibi yirmi bir unutulmaz öyküden oluşan kitap çıktığı tarihte güçlü bir yazarın gelişini müjdelemişti.

Yalnızlık ve umutsuzluk dolu öykülerinde düşsel, şiirli bir hava yaratmakta başarı gösterdiği kabul edilen Selçuk Baran, Behçet Necatigil’den Vedat Günyol’a, Füsun Akatlı’dan Selim İleri’ye, Hulki Aktunç’tan İbrahim Yıldırım’a, İnci Aral’dan Behçet Çelik’e pek çok yazarın övgüyle üstünde durduğu, ancak günümüz okuru tarafından daha fazla keşfedilmeyi bekleyen bir yazar.

“Hayır, baharla gelen bir ruh zayıflığı filan değildi! Ne münasebet! Gerçi gözlerimin hafifçe dolduğunu yadsımıyorum. Bekâr bir kızın çiçek alması dokunur bana. Hepsi bu işte!”

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Haziran, Yazar: Selçuk Baran, Yapı Kredi Yayınları, 2020, 136 Sayfa

DAHA FAZLA