Vitrin: Kadın yazarların kaleminden 5 kadın romanı!

Sevgili İleri Kitap okurları, kadın yazarlar tarafından kaleme alınan ve kadın kahramanları olan romanlar arasından sizler için derledik. Keyifli okumalar dileriz.



07-03-2021 00:11

 

KADIN KÜRKÜNDE RÜYA - NAZLI KARABIYIKOĞLU

Ödüllü yazar Nazlı Karabıyıkoğlu dört öykü kitabından sonra bu sefer ilk romanı Kadın Kürkünde Rüya ile okura sesleniyor.

Uçak kazasında parçalanan bir kadını hızlıca bedenin ve ruhun tamir edilip yaratıldığı “Yeniden Diriliş Evi”ne yetiştirirler. Kadının, vücudu birleştirilirken zaman yolculuğu da başlar. Sait Faik’le Ada’daki sohbetten Balzac’ın yazdıklarını karıştırmaya, Hrant Dink cinayetinden Virginia Woolf’un intiharına değin uzanan zaman kırılmalarıyla ruhunun mayası mı şekilleniyordur yoksa insanlık yeniden mi yaratılıyordur? Diriltilip yeniden dünyaya gönderilecek kadınla uçağa binen kadın artık aynı kişi midir?

Bizi “biz” yapan gerçekten nedir: karanlığımız mı, zalimliğimiz mi yoksa boyun eğişimiz mi? Peki, biz kimiz?

Her şeyin tek renk gibi göründüğü bir dünyada, Nazlı Karabıyıkoğlu, inatla gökkuşağını arayanlara ve dik duranlara sesleniyor:

Zulmü düstur bilen insan benim labirentimdir.

“Edebi dehayı nasıl tanırız? (..) Daha önce okuduğum hiçbir şeye benzemeyen, daha ilk satırlarında beni heyecanlandıran kitaplar da oluyor. İşte bu kitaplar sayesinde koca edebiyat mekanizması işliyor. Beni böylesine heyecanlandıran bir metin okudum: Gök Derinin Altında, Nazlı Karabıyıkoğlu.”

–ASUMAN KAFAOĞLU BÜKE-

“Bütün bu reddiye, kriz ve dönüşüm hikâyeleri Nazlı Karabıyıkoğlu’nun gayet kuvvetli bir edebiyat damarı yaratmasını sağlıyor. Buna bir de dil hassasiyeti, dilin varlığını hissettiren bir dil kesifliğini ekleyin, sonuç: iyi bir hikâyeci daha kazandık”

–AHMET ERGENÇ-

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Kadın Kürkünde Rüya, Yazar: Nazlı Karabıyıkoğlu, İthaki Yayınları, 2018, 250 Sayfa

 

SANA GÜL BAHÇESİ VADETMEDİM - JOANNE GREENBERG

'Sana Gül Bahçesi Vadetmedim', deliliğin, resmi tanımıyla akıl hastalığının öyküsü: Deborah kimlik kavramını yitirip içine kapanmış, zengin düşlemi ve mizah duygusuyla yarattığı kendi düşsel dünyasına sağımıştır. İki dünyanın çatışmaya başlaması, Deborah'ın akıl hastanesine 'düşme'sine neden olur. Bundan sonra hastaneleri, doktorları vb. kurumlarıyla toplumun 'kurtarma operasyonu' başlar. Greenberg'in kendi yaşamından yola çıkarak yazdığı bu kitap, 'akıl hastalarının gizleri' üzerine pek çok ipucu taşırken, toplumun yerleşik değer yargılarına çarpıcı bir eleştiri de getiriyor, böylece normal kavramını sorgulamaya götürüyor bizi.

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Sana Gül Bahçesi Vadetmedim, Yazar: Joanne Greenberg, Çevirmen: Nesrin Kasap, Metis Yayıncılık, 2000, 282 Sayfa

 

DAMIZLIK KIZIN ÖYKÜSÜ - MARGARET ATWOOD

Hiç kimsenin yüreği mükemmel değildir.

“Biz iki bacaklı rahimleriz, hepsi bu.”

Kadın, “bunaltıcı düşlerden uyandığı” bir sabah, hiçliğe dönüşmüş olarak buldu kendini. Artık bir adı yoktu, düşüncesi, benliği, arzusu yoktu ama bir rahmi vardı. Yaşamını kolonilere sürülmeden, öldürülmeden, Damızlık Kız olarak sürdürmesini sağlayan rahmi. Artık âşık olmayacaktı, sevmeyecekti, onaylanmış bir dilin ötesine geçmeyecekti. Duvarlara asılmış sıra sıra cesetler, tek gerçeğin savaş ve üreme olduğunu hatırlatıyordu. Özgürlük hatırlanmayacak kadar uzaktaydı…

Margaret Atwood’un başyapıt niteliğindeki feminist distopyası Damızlık Kızın Öyküsü, bütün distopyalar gibi geleceğe dair bir paranoyayı değil, içinde yaşadığımız gerçeğin ta kendisini dile getiriyor. Erkek egemen muhafazakâr bir rejimin üremeyle sınırlandırdığı, mahrem örtülerin  ardına gizlediği kadın bedenleriyle bize aşina gelen bir gerçeğin.

Anlatılan bizim hikâyemizdir!

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Damızlık Kızın Öyküsü, Yazar: Margaret Atwood, Çevirmenler: Sevinç Altınçekiç ve Özcan Kabakçıoğlu, Doğan Kitap, 2017, 384 Sayfa

 

CHARLOTTE BRONTE - JANE EYRE

19. yüzyıl İngilteresi’nde, katı bir tutuculuğun hâkim olduğu Victoria döneminde geçen Jane Eyre, ilk feminist romanlardan biri kabul edilir.

Yazarı Charlotte Brontë’nin öz yaşamından izler taşıyan roman, güçsüz ve kimsesiz bir kız çocuğunun yaşamın en zorlu koşullarından geçerek güçlü bir kadına dönüşmesinin öyküsüdür. Dönemine göre erkek-egemen toplumdaki kadının konumuna cesur bir bakış açısı getiren roman, tutkulu anlatımıyla da edebiyat tarihinde özel bir yer edinmiştir.

Henüz on yaşındayken öksüz kalan Jane Eyre, dayısının evinde yaşamaya başlar. Fakat yengesi onu yük olarak görür, şımarık kuzenleriyse ona hayatı iyice çekilmez kılar. Sonunda isyan ettiğindeyse yengesi onu yoksul kızların gittiği katı disipliniyle ünlü bir yatılı okula gönderir.
Okulda açlıkla, adaletsizlikle, hastalıkla geçen yılların ardından Jane, bu okulda öğretmen olmayı başarır. Fakat sıkışıp kaldığı bu okulun sınırları dışındaki hayatı merak etmektedir.

Bir gün bir gazeteye iş ilanı verir. Olumlu cevap alır ve Edward Rochester’ın malikânesinde mürebbiyelik yapmaya başlar.
Bu gizemli ev sahibine âşık olan Jane’i, hayal etmesi güç zorluklar ve acılar beklemektedir.

(Tanırım Bülteninden)

KÜNYE: Charlotte Bronte, Yazar: Jane Eyre, Çevirmen: Türkan Çolak, Everest Yayınları, 2019

 

MANSFIELD PARK - JANE AUSTEN

Fanny Price, Bertram ailesinin kır evlerinde onların yanında yetişmiş, pek ilgi gösterilmeyen, içine kapanık bir kızdır. Ancak roman geliştikçe gerçek bir kahramana dönüşecek, ahlaki yetkinliği sayesinde sonunda kendisini Bertram ailesine bütünüyle kabul ettirecektir. Ne var ki Fanny, hep mücadele etmek zorunda kalacak; bir yandan kendi duygularıyla yüzleşirken bir yandan da yakın çevresinden gelen baskılara karşı koyacaktır.

Mansfield Park, tıpkı Emma gibi Jane Austen’ın olgunluk dönemi eserlerindendir. Gerek anlatım biçimi, gerek din ve dinsel görev bilinci konularında bir tartışma başlatması bakımından Austen’ın en ciddi romanı olarak kabul edilir.

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Mansfield Park, Yazar: Jane Austen, Çevirmen: Nihal Yeğinobalı, Can Yayınları, 2019, 503 Sayfa