Veli Göçerler aramızda… Önceki depremlerde açılan davalara ne oldu?

İzmir depremiyle birlikte iktidar tarafından alınmayan önlemler ve deprem vergilerinin nereye harcandığı konusu yine gündeme girerken, gözaltına alınan 9 kişinin akıbeti ise merak konusu oldu. Peki, geçmiş depremlerde hakkında dava açılanların akıbeti ne oldu?



03-11-2020 13:29

İleri Haber

İzmir’de 30 Ekim’de meydana gelen 6.6’lık depremde can kayıpları artarken, depremde yıkılan binaların müteahhit ve fenni mesullerin de aralarında bulunduğu 11 kişiden 9'u gözaltına alındı.

İzmir depremiyle birlikte iktidar tarafından alınmayan önlemler ve deprem vergilerinin nereye harcandığı konusu yine gündeme girerken, gözaltına alınan 9 kişinin akıbeti ise merak konusu oldu. Peki, geçmiş depremlerde hakkında dava açılanların akıbeti ne oldu?

Bunun için yakın zamanda meydana gelen 17 Ağustos 1999 Gölcük depremi ve 23 Ekim 2011 Van depremi örneklerine bakmakta fayda var.

17 AĞUSTOS DAVALARINA NE OLDU?

17 Ağustos 1999’da merkez üssü Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olan 7.4 şiddetindeki deprem İstanbul, Sakarya, Yalova, Bursa, Bolu ve Eskişehir’de yıkım ve kayıplara neden oldu.

Demokratik Sol Parti (DSP), Anavatan Partisi (ANAP) ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) koalisyonu döneminde denk gelen deprem sonrası yıkılan ya da zarar gören binaların müteahhitlerine 2 bin 100 dava açıldı.

Bu davalardan en sembol olanı 200’e yakın kişinin ölümüne neden olan müteahhit Veli Göçer’e açılanıydı. Göçer, bu davada 18 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı. 7,5 yıl hapis yatarak 2011’de tahliye edilen Göçer, 2018’de kurduğu şirketle yeniden müteahhitliğe devam etti.

17 Ağustos depremi sonrası müteahhitlere açılan davaların hemen hemen hepsinde ya hükümler ertelendi, ya da davalar zaman aşımı nedeniyle düştü.

Depremin ardından 170 kamu görevlisi hakkında da “görevi ihmal” suçlamasıyla dava açıldı. Bu kişilerden bazıları görevden uzaklaştırılırken, bazı davalar da yine zaman aşımına uğradı.

VAN DEPREMİNDE DAVA KAÇIRDILAR

Van’ın Erciş ilçesinde 23 Ekim 2011’de meydana gelen 7,3 büyüklüğündeki depremde 604 kişi hayatını kaybederken, 4 bin 152 kişi de yaralandı. 

Van depreminin sembol davası ise 39 yurttaşın hayatını kaybettiği Sevgi Apartmanı davası oldu. Sanık müteahhit Salih Ölmez ile İnşaat Mühendisi Murat Kazancı’nın Erciş Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlayan davasında 9’un üzerinde duruşma görüldü. 6 Kasım 2019’da yapılan son duruşmaya müşteki avukatları katılmadı. Savcı, esas hakkındaki mütaalasında sanıkların bilinçli taksirle ölüme neden olmaktan cezalandırılmasını istedi.

Aynı duruşmada davayı bitiren mahkemenin, iki sanığın beraatine hükmettiği açığa çıktı. Bu durumdan habersiz olan avukatlara, karar tebligatı da yapılmadı. Bu nedenle beraat kararı kesinleşti. Karar, mağdurlardan bir yurttaşın e-devlet’ten baktığı dava dosyasını “kapalı” görmesiyle açığa çıktı.

Van depremine ilişkin açılan davalardan diğeri de Erciş’te 45 kişinin hayatını kaybettiği 7 katlı Dağ Apartmanı’nda yakınları bulunanların açtığı dava oldu. Büyük çoğunluğu asker, polis ve öğretmen ailelerinin oturduğu Dağ Apartmanı’nda, binanın müteahhidi İrfan Dağ’ın eşi ve iki kızı da hayatını kaybetti.

GÜNLÜĞÜ 20 LİRADAN KATLİAM

2015’in Aralık ayında Erciş Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, yıkılan Dağ Apartmanı’nın müteahhitlerinden İrfan Dağ ve Celal Yıldız ile İnşaat Mühendisi Murat Kazancı, taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak suçundan 10’ar yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Mahkeme heyeti, kararda ilk olarak tutuksuz sanıkların tutum ve davranışları, gelecekleri üzerindeki olası etkileri ve geçmişleri gibi hafifletici nedenlerden dolayı sanıkların cezalarını, 8 yıl 4 ay hapis cezasına indirdi. Mahkeme, hemen ardından da Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 50’inci maddesine göre, cezaları para cezalarına çevirdi. Buna göre mahkeme heyeti, sanıkların ekonomik ve diğer şahsi hallerini de göz önüne alarak 3 bin 40 günü, günlüğü 20 TL’den para cezasına çevirdi.

Böylece sanıklar, toplamda 60 bin 800 TL adli para cezası ile cezalandırıldı. Mahkeme heyeti 24 taksit ile ödenecek para cezasından birinin dahi süresinde ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edilmesine ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine de hükmetti.