Varlık Fonu'nun 'içler acısı' durumu: 'Keyfi ve sorumsuzca denetleniyor'

Çiğdem Toker, bugünkü köşesinde Türkiye Varlık Fonu A.Ş.'nin 'içler acısı' durumuna yer verdi. Toker yazısında "Böylesi bir kamu varlığı bu büyüklük işte bu kadar keyfi ve sorumsuzca denetleniyor" dedi.



22-06-2020 10:59

Sözcü gaztesi yazarı Çiğdem Toker, bugünkü yazısında Türkiye Varlık Fonu A.Ş.'nin (TVF) denetim hikayesini anlattı. Toker yazısında "Sırtını güce dayayanlar kamu kaynaklarını bin bir metotla yağmalıyor. Onlar için kurallar değişiyor, yasalar çıkıyor. Ya da çiğneniyor" ifadelerine yer verdi.

Yandaş, akraba ya da partili kişilerin sadece bu sebeplerden dolayı, çeşitli görev ve pozisyonlarda 'ikişer üçer' maaş aldığını belirten Toker, "Onların devlet malına, parasına zahmetsizce sahip oluşunun adı milliyetçilik, vatanseverlik, maneviyat,  dindarlık v.s. olurken, liyakati, kuralları hatırlatan gazeteciler terörist ve vatan haini oluyor. Çünkü kimin terörist kimin vatan haini kimin milliyetçi olduğunu haykırdıkları cihazlar güç sahiplerinin elinde.  Bazen onların elinde  bazen de besledikleri sinsi gülüşlü propaganda heyetinin klavyesinde, mikrofonunda" dedi.

'TVF ÜZERİNDEKİ ESRARENGİZ PERDE BİR TÜRLÜ ÇEKİLEMİYOR'

"Türkiye Varlık Fonu A.Ş.'nin (TVF) içler acısı denetim hikayesini anlatacağım" diyen Çiğdem Toker'in, köşe yazısından ilgili bölüm şu şekilde:

"2020 yılının ortasındayız değil mi?

TVF'nin 2018 yılı denetim raporları TBMM'de yeni görüşüldü. Dokuz ay gecikmeyle. Sayıştay denetimi dışında da olsa kanun şöyle diyor: 'TVF'nin mali tabloları bağımsız denetim ile incelemeye tabi.  O raporlar her yıl ekim ayında TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülsün.'

TBMM'de Ekim 2019'da yapılması gereken TVF görüşmesi dokuz ay gecikmeli yapılabildi.

Plan Bütçe Komisyonu'nun CHP'li üyeleri kapsamlı bir şerh raporu hazırladı. Oradan bazı özet başlıklar:

LÜTFEDİP GELMEDİLER

– Denetim raporları Ekim 2019 yerine Mart 2020'de TBMM'ye ulaştı.

– Üyelere hemen dağıtılması gereken denetim raporları, TBMM çalıştığı halde bir ay geciktirildi.

– Raporların ekinde yer alan 3/1152 sayılı Cumhurbaşkanlığı tezkeresi üyelere dağıtılan raporlarda yer almadı.

– Bu tezkereyi kimin imzaladığına dair sorulara cevap verilmedi.

– Denetlenen yıl olan 2018'deki yöneticilerden sadece ikisi geldi. Mevcut yönetim kurulu üyelerinden de hiçbiri (genel müdür hariç) komisyon toplantısına katılmadı.

– Sadece TVF yöneticileri değil, TVF'ye devredilmiş şirket kuruluşlarının üst düzey yöneticileri ve temsilcileri de. Ne Ziraat, ne Halkbank, ne THY, ne BOTAŞ, ne PTT, ne Borsa İstanbul, ne Eti Maden, ne Çaykur ne diğer şirketler. Ve ne de bağımsız denetim raporunu hazırlayan elemanlar.

– TVF'nin 2018 yılı denetim raporları Cumhurbaşkanı'na bağlı olan Devlet Denetleme Kurulu (DDK) üyesinin gözetimi altında hazırlanmış.

('Ne var bunda' diyebilirsiniz, demeyin. Çünkü DDK üyesini Cumhurbaşkanı atıyor. Aynı Cumhurbaşkanı, denetlenen TVF A.Ş.'nin Yönetim Kurulu Başkanı.)

AKP iktidarının kıdem tazminatına göz koyduğu bir dönemde 'paralel bir Hazine' gibi çalışan TVF üzerindeki esrarengiz perde bir türlü çekilemiyor, gördüğünüz gibi.

Bütün bunlar niye önemli? Çünkü kendi yöneticilerinin beyanına göre TVF, Türkiye'nin merkezi bütçesinin yaklaşık yüzde 40'ına tekabül eden yaklaşık 33.5 milyar dolar kaynağa hükmediyor da ondan.

Böylesi bir kamu varlığı bu büyüklük işte bu kadar keyfi ve sorumsuzca denetleniyor."