Van’da işkenceye uğrayan köylülerin şikayetçi olduğu polis beraat etti

Van’da mantar toplamaktan dönerken gözaltına alınıp işkenceye maruz bırakılan köylülerin teşhis ederek şikayetçi olduğu polis, yargılandığı davada beraat etti.



24-04-2019 11:19

Van’ın Gevaş ilçesinde mantar toplamaktan dönerken gözaltına alınıp işkenceye maruz kalan köylülerin teşhis etmesi sonucu hakkında dava açılan O.Ş. adlı polis, yargılandığı davada beraat etti. Mahkeme karara gerekçe olarak, kamera kayıtlarındaki ortam aydınlatmasının düşük olduğu ve bu nedenle yüzlerin tam seçilememiş olmasını gösterdi.

Van’da Gevaş İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne düzenlenen roketatarlı saldırı sonrası 9 Haziran 2017 tarihinde dört kişi gözaltına alınmıştı. Mantar toplamaktan dönerken gözaltına alınan dört yurttaşın ağır işkenceye uğradıklarına dair fotoğraflar sosyal medyadan servis edilmişti. İşkence edilen köylüler serbest bırakılmış ancak haklarında “örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçlarından dava açılmıştı.

Dava sonucu köylüler beraat ederken, köylülerin teşhis etmesi sonucu hakkında dava açılan O.Ş. isimli polis için karar verildi.

İŞKENCEYİ REDDETTİ

Mezopotamya Ajansı’ndan Adnan Bilen’in haberine göre Gevaş Asliye Ceza Mahkemesi’nde yaklaşık iki yıl süren yargılamada ifade veren O.Ş., işkenceyi reddederek, “Beni nasıl teşhis ettiklerini de anlamadım. Yapılan teşhisin de sağlıklı olduğunu düşünmüyorum” dedi.

'REHİN ALINDIKTAN SONRA EMNİYET'E GİTMEK İSTEDİK, POLİSLER TARAFINDAN DARP EDİLDİK'

O.Ş.’den şikayetçi olan köylülerden Abdulselam Aslan ise “Biz mantar toplamaya gittiğimizde örgüt üyeleri tarafından rehin alındık. Bırakıldıktan sonra aracımızla Gevaş Emniyet Müdürlüğü’ne gitmek için yola çıktık. Emniyet Müdürlüğü’ne gelmeden polisler tarafından durdurularak darp edildik. Daha sonrasında götürüldüğümüz karakolda da polisler tarafından darp edildik. Şikayetçi olduğum tek kişi O.Ş. değildir. Başka polis memurları da vardı. Ben onların hepsinden şikayetçiyim. O geceki polis tutanağında hepsinin ismi ve imzası bulunuyor. Onlar hakkında da dava açılmasını istiyorum” dedi.

KARARIN GEREKÇESİ 'KAYIT KALİTESİNİN DÜŞÜK OLMASI'

O.Ş., işkenceye dair video ve ses kayıtlarına rağmen “Şüpheden sanık yararlanır” ilkesi temel alınarak beraat etti.

Mahkeme, kararına MOBESE kameralarının kayıt kalitesinin düşük olmasını, ortam aydınlatmasının yetersiz olmasından dolayı kişilerin yüzlerinin net olarak seçilememesini gerekçe olarak gösterdi.

Mahkeme gerekçeli kararında şu ifadeleri kullandı:

“İlçe Emniyet Amirliği’nin dış giriş kısmındaki görüntülerde ortam aydınlatmasının yetersiz olduğu ve şahısların kameraya çok uzak olduğu, binanın giriş kapısına ait görüntülerde de kayıt çözünürlülüğünün düşük ve ortam aydınlatmasının yetersiz olması sebebiyle görüntüye giren şahısların yüzlerinin net olarak görülmediği, ayrıca nezarethane görüntülerinin tamamen karınlık olduğu, sadece telefon ışıklarının göründüğü, kayıt çözünürlüğünün düşük olması, kameraların uygun açı ve yakınlıkta bulunmaması, ortam aydınlatmasının yetersiz olması gibi olumsuzluklar tespit edilmiştir. Dolayısıyla her ne kadar görüntü bilirkişi tarafından yakalama yerinde söz konusu müştekilere yönelik yaralama eylemleri olduğu yönünde rapor mütalaa edilmiş ise de, soruşturma dosyası kapsamında Jandarma Kriminal Ekipleri tarafından yapılan incelemeler, gerekse de idari soruşturma kapsamında Emniyet Olay Yeri İnceleme Ekipleri tarafından yapılan ve soruşturma dosyasına konulan kriminal incelemelerde söz konusu eylemleri gerçekleştiren şahısların teknik olarak tespit edilmedi.”

'SOMUT DELİL YOK' İDDİASI

Sanık hakkında yapılan teşhis işleminin de sağlıklı olmadığı öne sürülen mahkeme kararının sonunda ise şu ifadelere yer verildi:

“Mevcut kamera kayıtlarında teşhise elverişli herhangi bir verinin tespit edilemeyişi karşısında sanık hakkında atılı suçu işlediğine dair dosya kapsamında somut ve inandırıcı bir delil bulunamadığından ‘Şüpheden sanık yararlanır’ ilkesi gereğince beraatına karar verilmiştir.”

İşkence gören köylülerin avukatı Erzurum İstinaf Mahkemesi’ne itirazda bulunacak.

NE OLMUŞTU?

Van’da Gevaş İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne düzenlenen roketatarlı saldırı sonrası gözaltına alınan dört köylü ağır işkenceye maruz bırakılmış ve işkenceye dair fotoğraflar sosyal medyadan servis edilmişti.

Cemal Aslan, Halil Aslan, Abdulselam Aslan ve Nejdet Beysüm isimli yurttaşlar 4 gün boyunca emniyette tutulurken, Van Valiliği mantar toplamaktan dönerken ‘örgüte üye olmak’ iddiasıyla gözaltına alınan bu dört kişiyi ‘suçlu’ ilan etmiş; Valilik açıklamasında “Yapılan ilk sorgulamada saldırıyı gerçekleştirdiklerini itiraf etmişlerdir” denilmişti.

Ancak dört kişi 5 gün sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış, ‘suçsuz oldukları’ ilan edilmişti.

Köylüleri sosyal medya hesabından hedef gösteren Fatih Tezcan da daha sonra ‘özür dilemiş’ti.

Ardından Gevaş Cumhuriyet Başsavcılığı’nın işkenceyi yapan polisler hakkında yürüttüğü soruşturma sonucunda 7 polis hakkında “Basit yaralama” ve “Zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması” suçlarından iddianame hazırlanmıştı.

İddianamenin sunulduğu Gevaş Asliye Ceza Mahkemesi, 5 Aralık 2017’de aldığı kararda teşhis edilen 7 polisten sadece O.Ş. hakkında dava açılmasını kabul edip, diğer 6 polis hakkında ise “kovuşturmaya yer olmadığına” hükmetmişti.

Ağır işkenceler görmelerine rağmen Adli Tıp Kurumu’nda yapılan muayeneleri sonucunda köylüler hakkında “basit tıbbi müdahale ile giderilebilir yaralanma” biçiminde rapor hazırlanmıştı.

Kısa bir süre sonra ise işkence ile suçlanan polislerden sadece biri hakkında dava açılırken, işkence gören köylülerin her dördü hakkında “Örgütü bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçlamasıyla daha sonra dava açılmıştı.