Uğur Uluocak aramızdan ayrılalı 12 yıl oldu

Dünyanın en tehlikeli zirvesi K-2’yi iki kez zorlayan Atlas dergisi yazarı, fotoğrafçı ve TKP üyesi Uğur Ulucak aramızdan ayrılalı 12 yıl oldu...



02-07-2015 16:57

Meryem Yıldırım - İleri Haber

“Ancak ölünce haber oluyoruz…”

Uğur Uluocak, kendisiyle yapılan bir röportajda söylemişti bu sözü. Kırgızistan’daki Ala Archa sıradağlarında 2 Temmuz 2003’te, bir keşif gezisindeyken hayatını kaybeden Uluocak, Atlas Dergisi editörü, Türkiye’nin en iyi dağcılarından biri, sporcu, fotoğrafçı ve TKP üyesi bir devrimciydi. 40 yaşında dağların zirvesinde yaşamı selamlayarak ayrıldı aramızdan…

SAYILI DAĞCILARDAN BİRİYDİ

Han Tengri, Kominizma tepesi, Shisha Pangma, ve Cho Oyu gibi 7 bin metrenin üzerindeki en zor zirvelere yaptığı tırmanışlarla tanınan, iki kez k-2'ye tırmanmayı deneyen, Türkiye'nin sayılı yüksek irtifa dağcılarından olan Uğur Uluocak, Ala Archa sıradağlarındaki keşif tırmanışı esnasında tutunduğu kayanın kopması sonucu 150 metrelik uçuruma yuvarlanarak hayatını kaybetti.

Arkadaşları arasında “Her adımını planlayarak atan, deneyimli bir insan” olarak bilinen, ölümü tüm dağcılar arasında şok etkisi yaratan Uluocak, dağcılıkla ilgili ulusal ve uluslararası birçok kurumda görev yapmış, genç dağcıları eğiterek bu sporun gelişmesinde önemli rol oynamıştı. Uluocak, dağcılık sporunda meslek etiği yaratmak için mücadele ediyordu.

“ÖLÜNCE HABER OLUYORUZ”

Uluocak, genç dağcılarla yaptığı bir söyleşide, zirvelere tırmanmanın tehlikelerini “Dağcılık tehlikeli bir spor değildir. Tehlikeli bir şekilde yapılmaya son derece müsait bir spordur” ifadeleriyle betimlemişti. “Nasıl yapılacağı biliniyorsa” diye devam edip, “Deneyim varsa, hiçbir riski olmayan bir spordur” sözleriyle anlatmıştı çok sevdiği mesleğini.

UĞUR: 1

8 BİN METRELİK DAĞLAR: 0

Bir röportajında da Türkiye'deki dağcılar için “Ancak öldüğümüzde haber oluyoruz” diyen Uluocak, k-2 zirvesi'ni ikinci denemesinde de başarılı olamayınca Atlas dergisindeki yazısına ‘‘K: 2, Uğur: 0” başlığını atmıştı.

Uğur yaşasaydı, dünya 1 ve 2 numarası Everest ile k-2'ye arka arkaya ve oksijensiz tırmanmayı deneyecekti.

SPOR, AKADEMİ, FOTOĞRAF, DAĞLAR VE MÜCADELEYLE ÖRÜLÜ BİR HAYAT

1962 Ankara doğumlu Uluocak, 1999 yılından hayatını kaybettiği zamana kadar Atlas dergisinde fotoğrafçı, ekspedisyon koordinatörü ve editör olarak çalışıyordu. İstanbul teknik Üniversitesi (İTÜ) Dağcılık Kulübü'nde 1984 yılında dağcılığa başlayan Uluocak, komple bir sporcuydu. Kürek sporunda Türkiye ve bölgesel birincilikler elde eden Uluocak, orta ve uzun mesafe koşuculuğu, aletli dalgıçlık ve bisiklet sporuyla uğraşıyordu. Saint Josept Lisesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği mezunu olan Uluocak, Marmara Üniversitesi İİBF, Fransızca Kamu Yönetimi Bölümü’nde Araştırma Görevlisi’ydi. Uluocak, Fransızca, İngilizce, İtalyanca ve Rusça biliyordu.

SOSYALİZMİN BAYRAĞINI DÜNYANIN ZİRVESİNE DİKTİ

Sporcu, akademisyen, fotoğrafçı kişiliğiyle hafızalara kazınan Uğur Uluocak, aynı zamanda TKP ve Sol Meclis üyesi bir devrimciydi. 1970’li yıllarda İGD ve TKP saflarında katıldığı sosyalizm mücadelesine, Gelenek dergisi ve Siyaset gazetesine Nejat Gündeş imzasıyla katkıda bulundu,. 1992’de Sosyalist Türkiye Partisi (STP) ve ardından Sosyalist İktidar Partisi’nde (SİP) görev üstlendi. 

Tacikistan'da 7495 m yüksekliğindeki Komünizma Dağı’nın zirvesinde, onurla taşıdığı TKP bayrağıyla, yoldaşlarının mücadelesine ışık tutmaya devam edecek.

Ölümünün 12. yılında Uğur Uluocak’ı sevgi ve özlemle anıyoruz…