Ücretli öğretmen ve usta öğreticiler mağduriyetlerini anlattı: 'Aç kalan insan, evinde nasıl kalsın?'

Eğitime verilen ara dolayısıyla derslere giremeyen ücretli öğretmen ve usta öğreticiler, bizzat MEB tarafından 'ücretsiz izin' uygulamasına maruz bırakıldı. Bu süreçte hiçbir ödeme alamayacak olan eğitim emekçileri, yaşadıkları mağduriyeti İleri'ye anlattı.



27-03-2020 13:18

Tugay Candan - @TugayCandann

Mail: tugaycandan@ilerihaber.org

Koronavirüs salgını nedeniyle okullara ve kurslara verilen arada binlerce ücretli öğretmen ile usta öğretici bizzat MEB tarafından mağdur ediliyor. Halihazırda çok düşük bir maaşla geçinmeye çalışan eğitimciler, verilen arada kendilerine hiçbir ödeme yapılmayacak olmasından dolayı doğan mağduriyetlerinin giderilmesini istiyor.

Yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle okullar, Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) bağlı hayat boyu öğrenme merkezleri ve rehabilitasyon merkezlerinin açılması 30 Nisan’a uzatıldı. Verilen bu ara nedeniyle sayıları 100 bini aşan ücretli öğretmen ve usta öğretici ise gelir kaybına maruz bırakıldı.

MEB tarafından bu süreçte derse girmedikleri için eğitimcilere hiçbir ödeme yapılmayacağı belirtildi. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, bu konuda yaptığı en son açıklamada, topu mevzuata atarak ücretli öğretmen ve her hangi bir ödeme yapılmayacağını söyledi. Bakan Selçuk, “Ücretli öğretmenlerle ilgili mevcut mevzuat, derse giren öğretmenlerimizin ücretini alması konusunda” dedi.

EĞİTİMCİLER ANLATIYOR

Toplam maaşları asgari ücretin de altında olan eğitimciler ise gelirlerinin tamamen kesilmesiyle ortada kaldı. Günlerdir sosyal medya eylemleriyle seslerini duyurmaya çalışan eğitimciler, bu süreçte yaşadıkları mağduriyeti ve taleplerini İleri’ye anlattı.

‘AÇ KALAN İNSAN EVİNDE NASIL KALSIN?’

Burak Uluç – Ücretli öğretmen (Van): Malumunuz olağanüstü bir süreçten geçiyoruz ve bu süreçte devletimiz birçok alanda erteleme kararı verdi. Okullar da buna dahil. Okullarda verilen bu aradan dolayı herhangi bir ücret alamayacağımız belliydi, ancak bu olağanüstü bir durum ve istisnai bir şey. Bu yüzden bizler hakkımızı talep ettik ve her defasında mevzuat değişikliği gibi bir söylemle karşı karşıya bırakıldık. Birçoğumuz verilen bu ücretlerle ailemizi geçindirmekle beraber, kira, elektrik, su vb şeylerin ücretini de yine bu maaşla karşılıyorduk. Ancak şimdi bu maaş da elimizden alındı ve ne yapacağımızı bilmiyoruz. O kadar gündem olmamıza rağmen Milli Eğitim Bakanı sayın Ziya Selçuk bizlerin bu mağduriyetini görmezden geliyor. Bizler aynı kadrolu ve sözleşmeli öğretmenler gibi hakkımız olan ek derslerin yatmasını talep ediyoruz. Onlara bu ücret veriliyorsa bizlere de verilmesi elzemdir. Bütün çabamız ailemiz daha fazla mağdur olmasın ve aç, perişan kalmasın diyedir. “Evde kal” çağrısı yapılıyor ama bu mağduriyetimiz giderilmiyor. Aç kalan insan evinde nasıl kalsın sorarım size?

‘TEK GELİRİMİZ BABAMIN YAŞLILIK MAAŞI’

Meltem Yetişmiş – Ücretli öğretmen: Taleplerimiz dikkate alınmıyor. Tabii ki bu zorunlu bir tatil. Mevzuat resmi tatil, hafta sonu gibi aralarda maaşların kesilmesi yönünde ama böyle olağanüstü bir durumda kesilmesi bizi zor durumda bıraktı. Bu bizim işimiz, mesleğimiz. İşten çıkarılmış olup başka bir işte çalışma gibi bir durum da söz konusu değil. Okul dönemi boyunca tek gelir kaynağımız bu. Eve gelen başka bir gelir kaynağı yok maalesef. Kendi adıma konuşacak olursam babamın yaşlılık maaşı dışında ki bu çok cüzi bir miktar, bir gelir yok. Ve aile nüfusu da az değil ve yaşam da maalesef ki ucuz değil. Biz o kadar yıl üniversite okuyup emeklerimizin her yıl KPSS engelİ ile çöpe gitmesini bile bir tarafa koymuş durumdayız. Atama yok, kısıtlı kontenjan… Aslında her türlü mağduruz ama en azından ücretli öğretmenlik yaparken bile hak ettiğimiz bir değer görelim. En azından bu süreçte ücretli öğretmenlerin arkasında durulmalı. Bizim harcadığımız emek ve kadrolu öğretmen arkadaşların sarf ettiği emek aynı. Bu zor süreçte maaşlarımız ve sigortalarımız tam olarak ödenmeli.

‘DEVLET, ‘EVİNDE OTUR, PARA YOK’ DİYOR’

Nilay Erköse – Ücretli öğretmen (Hatay): Talebimiz eşit işe eşit sosyal güvence. Biz kadrolu öğretmenlerin yaptığı işi yapıyoruz. Ücretimiz 1200-1800 TL arasında yani asgari ücretin altında. Sigortamız yarım yatmakta, 30 güne 15-16 gün sigorta yatırılıyor. Resmi tatillerde ücret kesintisi olmakta, hasta olduğumuzda rapor alma şansımız yok. Ders ücreti kesiliyor, hiçbir sosyal güvencemiz yok. Bizler çalışma yıllarımız baz alınarak kademeli şekilde kadroya alınmak istiyoruz. Ücretimize kaşıkla zam yapılıyor, kepçe ile geri alınıyor. 5 bin ücretli öğretmen atamasında şartları sağlamamıza rağmen mağdur edildik, atanmadık. Üstüne birde koronavirüs belası çıktı. Devlet, “evinde otur, para yok” diyor. Ne yiyip, ne içeriz? 35-40-45 yaşlarında insanlar iş aramaya çıksak kimse iş vermez. Tek isteğimiz, sigorta prim gün sayısına göre en yüksekten en aşağıya doğru liyakat ataması. Emeklerimizin karşılığı kadro istemekteyiz.

Memleketim Hatay-Antakya. Görev aldığım ilçe Dörtyol. 2 saatlik yol gidiyorum. Haftanın 4 günü öğretmen evinde kalıyorum, 800 lira ücret ödüyorum öğretmen evine. Ek olarak yemek içmek, yol parası aylık 1300 lira harcıyorum. Tam aldığım maaş 1800 lira. Artık siz düşünün ne haldeyiz. Mesleğimi, çocuklarımı (öğrencilerimi) sevmesem ben bu işi yapmam. Evimiz kira, elektrik, su, telefon faturaları böyle geçinmeye çalışıyoruz.

‘HAKKIMIZ OLAN VERİLSİN’

Yunus Sevim – Usta öğretici (Batman): Bu süreçte kadrolu öğretmenler gibi hakkımız olanın verilmesini istiyoruz. Bu tatil sürecinde hakkımız olan ücreti alamama durumumuz var, mağduruz.

‘ORTADA KALDIK’

Ebru Barış – Ücretli öğretmen (İstanbul): Ücretli öğretmenler olarak okulların zorunlu tatil olmasından dolayı mağdur olduk. Bakan Bey’in “kimseyi mağdur etmeyeceğiz” demesine rağmen hakkımızda hiçbir şekilde işlem yapılmamıştır. TV programlarında ücretli öğretmenlerin bu süreçte dışarıda bırakıldığı açıkça söylenmektedir ve çare olarak da mevzuatın değişmesi gerektiği belirtilmesine rağmen hiçbir şekilde mevzuat değişikliği adına adım atılmamıştır.  BİMER ve CİMER’den dönüşlerde de mağdur olacağımız belirtilmektedir. Verilen sözlerin tutulmasını talep ediyoruz. Kaç bin ücretli öğretmen olarak mağdur olduk. Sigortamız yarım yatarken, maaşımız bile asgari ücretin çok altında olmasına rağmen şimdi tamamen ortada kaldık. Lütfen sesimizi duyurun.