Türkiye'nin dört bir yanında kadınlar sokağa çıktı

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla Türkiye'nin dört bir yanında kadınlar meydanlara çıktı. İstanbul'da yapılan eylemde polis kadınların yürüyüşünü engelledi. Kadınlar saldırıya rağmen basın açıklamalarını okudu.



25-11-2018 13:57

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere Türkiye'nin dört bir yanındaki kadınlar sokağa çıktı. 

AKP iktidarında büyüyen şiddet ortamından beslenen erkek şiddeti son 3 yılda en az 1021 kadını öldürdü. 3 yılda en az 870 kadın şiddet görürken en az 342 kadın da tecavüze uğradı.

YURT GENELİNDE EYLEMLER: İSTANBUL'DA POLİS SALDIRISI

Türkiye'nin birçok ilinde kadınlar sokağa çıktı. İstanbul'da polisin saldırılarına rağmen kadınlar bulundukları her yerde basın açıklamalarını okudu.

İstanbul

25 Kasım Platformu’nun çağrısıyla biraraya gelen kadınlar Tünel Meydanı’nda buluştu. İstanbul’daki kadınların bu yılki sloganı: “Erkek şiddetinin bahanesi çok, susmaya haklarımızdan vazgeçmeye niyetimiz yok”

Eyleme, HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ve CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da katıldı.

Polis İstiklal Caddesi'nin Tünel tarafından girişini toma ve çevik kuvvetle kesti. Kadınların Galatasaray Meydanı'na yürüyüşü engellemeye çalışan polisin, kadınları "Devam ederseniz erkekler devreye girer" diyerek tehdit ettiği ve biber gazı sıktığı öğrenildi. 

Polis saldırısına karşı zincir kurarak oturma eylemine başlayan kadınlar, "Ölmemize engel olun yürümemize değil" diyerek polise tepki gösterdi.

Polis tarafından yürüyüşlerine izin verilmeyen kadınlar, polis ablukası altında basın açıklaması yapmayı reddetti. Basın metnini internet üzerinden yaygınlaştıran kadınlar, İstiklal Caddesi'nin birçok noktasında ve bulundukları tüm meydanlarda bu metni okuma kararı aldı.

Mis Sokak'ta basın açıklamalarını okuyan kadınlar "Hiç bir şey eskisi gibi olmayacak" dedi. Mis Sokak'ta okunan açıklama şöyle:

”Kadınların öldürülmesini engellemek yerine sesimizi kısmak isteyenlere rağmen susmadık, itaat etmedik. Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü'nde, tüm dünyada kadınlar seslerini yükseltirken İstanbul'da kadınların erkek şiddeti son bulsun diye sokaklara dökülmesinin önünde bu sene polis engeli vardı. 

Erkek şiddetini önlemek için hiçbir gerçekçi tedbir almayan, almadığını her gün en az bir kadının öldürülmesinden bildiğimiz İçişleri Bakanlığı, kadınlara destek olmak yerine açıkça şiddet uygulamayı tercih etti. Ama biz kadınlar birlikteyken gücümüzü bir kez daha gördük. Onca baskıya rağmen kadınlar dağılmayı, birbirini bırakmayı reddetti. Hep beraber reddettik. Tek bir meydana, Tünel Meydan'ına sıkışarak açıklamamızı okumayı kabul etmedik; çünkü hayatlarımıza sahip çıktığımız sokaklar bizim! Bu yüzden bu sene Taksim'in her yerindeydik. Odakule'de, Mis Sokak'ta, Tünel Meydanı'nda, Galata'da, Karaköy'de, vapurda, meydanlarda, İstiklal caddesi üzerinde, Büyükparmakkapı Sokak'ta ve daha nicesinde metnimizi okuduk, sesimizi yükselttik. Tünel Meydanı'na sığmadık. Binlerce kadın, birbirimize güvenerek, kadın dayanışmasıyla engelleri aşmasını bildik.

Kim ne derse desin, bir daha hiçbir şey ‘eskisi gibi’ olmayacak; çünkü haklarımızın, hayatlarımızın değerini iyi biliyoruz, çünkü kadın hareketi var, kadın mücadelesi var, kadın dayanışması var.”

Basın metnini okumasının ardından polis Mis Sokak'ı kapattı. Büyükparmakkapı Sokak'ta toplanan kadınlara da polisin gazlı saldırıda bulunduğu öğrenildi.

Ankara

Ankara - Sakarya Caddesi

İzmir

Antalya

Aydın

Muğla

25 KASIM NİÇİN KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE GÜNÜ İLAN EDİLDİ?

25 Kasım; 1960'da Dominik Cumhuriyeti'nde faşist Trujillo Hükümeti'ne karşı ezilenlerin verdiği bu büyük mücadelede sembol haline gelen Mirabal Kardeşlerin tecavüz edilerek öldürüldüğü gündür. 

Trujillo, bütün diktatörler gibi halka ölüm, baskı, zulüm dayatmış biri. Kendisine karşı çıkanlar ya tutuklanmış ya da faili meçhul bir cinayete kurban gitmiş. Yetmemiş askeri istihbarat servisine kurdurduğu “40” adlı hapishanede muhaliflerine işkence yaptırmış, birçoğunu elektrikli sandalyede öldürtmüştür.

Mirabal Kardeşler ve eşleri, Trujillo diktatörlüğüne karşı Clandestina isimli gizli bir örgüt kurdu. Trujillo yönetimine karşı insan hakları ve demokrasi için mücadelede simgeleşen kadınlar diktatörlük tarafından defalarca tutuklandı. Mal varlıklarına el konuldu. Bunlarla yetinmeyen Trujillo bir halk konuşmasında “Ülkenin en büyük iki sorunu kilise ve Mirabal Kardeşlerdir” diyerek Mirabel Kardeşleri hedef gösterdi. Bu konuşmadan sadece 23 gün sonra, hapishanedeki eşlerini ziyaretten dönen üç kız kardeş, uçurumdan aşağı atılarak öldürüldü. Bu cinayet resmi kayıtlara “trafik kazası” olarak geçti. 

Mirabal Kardeşlerin öldürülmeleri Dominik Cumhuriyeti’nde büyük bir tepki uyandırdı. Direniş güçlendi ve bir yılın sonunda diktatörlük devrildi.

1981 yılında Kolombiya’nın Bogoto şehrinde bir araya gelen Latin Amerikalı ve Karaipli Kadınlar Kongresinde, Mirabal Kardeşlerin anısına 25 Kasım tarihi “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” olarak ilan edildi. Latin Amerika’nın ilerici kadınlarının bu kararı, aslında faşist diktatörlüklerin şiddetine karşı kadınlar cephesinden bir mücadele ilanıydı. Mirabal kız kardeşlerden birinin kod adının “Kelebek” olmasından da esinlenerek; o günden sonra üç kız kardeş, gerek Dominik’te gerek dünyada “Kelebekler” adıyla anıldılar.

1981’den beri 25 Kasım, kadına karşı şiddetle mücadele etme günü olarak anılıyor. Bugün, kadına yönelik şiddetin devlet şiddetiyle nasıl iç içe geçtiğini gösteren ve kadın dayanışmasının şiddetle mücadelede en önemli dayanak olduğunu ifade eden bir gün olarak tüm dünya kadınlarının sokaklara çıktığı bir gün. Dünyanın her yerinde kadınlar bugün için eylemler, yürüyüşler ve kongreler düzenliyor. 1999’da ise Birleşmiş Milletler bugünü resmi olarak “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” ilan etti.