Türkiye’deki her 3 konuttan 1’inin depremde yıkılma tehlikesi var

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Türkiye genelinde 2000 yılı öncesinde mevzuatlara aykırı yapılan ve tehlike arz eden yaklaşık 6.7 milyon konut olduğunu açıkladı. Yani, her 3 konuttan 1’i tehlike arz ediyor.



23-11-2019 09:13

Büyük İstanbul depremindeki hasarı azaltmaya yönelik çalışmaların yeterli olup olmadığı tartışmaları sürerken Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Türkiye genelinde 2000 yılı öncesinde mevzuatlara aykırı yapılan ve tehlike arz eden yaklaşık 6.7 milyon konut olduğunu açıkladı. Türkiye genelinde 20 milyon konut olduğu dikkate alındığında bu, her 3 konuttan 1’inin tehlike arz ettiği anlamına geliyor.

Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu görüşmeleri sırasında CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu’nun, “6306 sayılı Kanun, deprem riski altındaki alanları dönüştürmüyor, rant sağlıyor” sözlerine yazılı yanıt veren Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Türkiye’deki konutların durumlarına ilişkin çarpıcı veriler paylaştı.

2012 yılından günümüze kadar gerçekleştirilen riskli yapı tespitleriyle binalardaki ortalama beton dayanımının 11.5 olduğunu, yüzde 95’inde nervür (Betonun direncini artırmak amacıyla kullanılan çıkıntılı demir) olmadığını belirten Kurum, denetimden geçen konutların yüzde 67’sinde korozyon yani paslanma bulunduğunu belirtti.

20 YILDA 6.7 MİLYON KONUT YENİLENECEK

Duvar'dan Serkan Alan'ın haberine göre, Türkiye’deki depremsellik durumunu ve 2000 yılı öncesi mevzuata aykırı şekilde yapılan binaları hatırlatan Kurum Türkiye’de tehlike arz eden yaklaşık 6.7 milyon konutun bulunduğunu ve bu konutların ivedilikle yenilenmesi gerektiğini söyledi.

Bu kapsamda yapılan uygulamaların “rant uygulamaları” olmadığını, zorunluluk olduğunu ifade eden Kurum, yılda 300 bin olmak üzere toplam 20 yılda 6.7 milyon konutun yenileneceğini belirtti.

KENTSEL DÖNÜŞÜMDE BELEDİYELERLE İŞBİRLİĞİ

Kentsel dönüşüm sürecinin daha sağlıklı yürütülebilmesi adına çalıştıklarını öne süren Kurum, belediyelerle işbirliği yaptıklarını belirterek, “Belediyelerden kentsel dönüşüm stratejisi belgesi istenmekte olup uygulamalar bu belge kapsamında yürütülmektedir. Bu şekilde öncelikle deprem, sel, taşkın gibi afetlerle yapı durumları göz önünde bulundurularak aciliyet durumuna göre öncelikli dönüştürülmesi gereken alanlar kent bütünü üzerinden belirlenmektedir” dedi.