Tuncel ve Kışanak hakkında tahliye kararı çıkmadı

Gülten Kışanak ve Sebahat Tuncel'in yargılandığı davada, mahkeme heyeti tutukluluk hallerinin devamına karar vererek, duruşmayı 13 Nisan’a erteledi.



09-03-2020 16:34

Gülten Kışanak ve Sebahat Tuncel'in Malatya'da görülen duruşmalarında tahliye çıkmadı. SEGBİS aracılığı ile bağlandıkları duruşmada Kışanak, sadece 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlarken, Tuncel ise, "Kadınlar tacize, şiddete ve katliama maruz kalıyor dedik diye bugün yargılanıyoruz" dedi.

MA'nın haberine göre, tutuklu Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi (DBB) önceki dönem Eş Başkanı Gültan Kışanak ile Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) önceki dönem Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel hakkında kurulan hükmün, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18'inci Dairesi tarafından bozulması üzerine yeniden başlayan yargılamanın 3'üncü duruşması, Malatya 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.

Kışanak ve Tuncel, yargılandıkları dava duruşmasına tutuklu bulundukları Kocaeli 1 Nolu F Tipi Cezaevi'nden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Duruşmayı, Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri Ayşe Sürücü ve Kemal Bülbül ile Tuncel ve Kışanak'ın yakınları izledi.

Avukatların hazır bulunduğu duruşma, kimlik tespitiyle başladı. Mahkeme heyeti, savunmasını aldığı Tuncel'e Manisa’da 8 Mart 2015 tarihinde yaptığı bir konuşmayı sordu. Tuncel ise, sözlerine 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayarak başladı.

Alanlara çıkan kadınlara şiddet uygulanmasına tepki gösteren Tuncel, “Kadınlar kendilerine karşı uygulanan taciz, tecavüz, şiddet, katliam politikalarına karşı sokaklara çıktı, fakat şiddetle karşı karşıya kaldılar. Bu politikaları kınadığımızı ilk günden beri söylüyoruz” dedi.

'KADINLAR KOL KOLA MÜCADELE ETTİ'

"Kadınlar özgür olmadan toplum özgür olmaz dedik" diyerek sözlerine devam eden Tuncel, "Eşbaşkanlık sistemi, kadın politikaları, mecliste kadın vekillerin olması, Kürt kadınının verdiği mücadeleden dolayıdır. Bu konuda hiç mütevazi olmayacağım. Belediyelere kayyım atanmasının nedeni eşbaşkanlık sisteminin olmasıdır. Kadınlar tehdit olarak görülüyor. Kürt kadınları hedef haline getiriliyor. Kadınlar tacize, şiddete ve katliama maruz kalıyor dedik diye bugün yargılanıyoruz. Batıda ki kadınlarla kol kola her şehirde mücadele ettik ve bunlar şimdi suç olarak dosyaya konulmuş" diye konuştu.

Erkeklerin değişmesi gerektiğini, bazı mahkemelerde erkeklerin kendilerini savunup kadınları suçlayarak iktidarlarını sürdürmeye çalıştığını dile getiren Tuncel, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunlar değişmeden özgürlük olmaz. İstismarlar, katliamlar devam edecek. Manisa’da da 8 Mart’ta yaptığım konuşmalarda bunlar yer aldı. Valilikten izin alınmış bir mitingdi. İzin verilen mitingde siyasi partinin Eş Genel Başkanı olarak Silopi’de katledilen DBP PM üyesi ve yöneticileri olan Seve Demir, Pakize Nayır ve Fatma Uyar’ın saatlerce çatışma ortamında kaldığını, bakanlık ile yapılan görüşmelerde ambulansın gönderileceğini, fakat gönderilmediğini, daha sonra bu kadınların katledildiğini, yüzlerinin tanınmadığını, saçlarından tanındığını söylemişim. İddianamede bu kriminalize ediliyor. Bu kadınlar partide yönetici, devletin bilgisi dahilindedir. Biz bu yapılanlara tabi ki ses çıkaracağız. Tabi ki soracağız ve bunun için yargılanıyorum. Kürtler olarak vatandaşlıktan çıkarılmışız."

‘KADIN MÜCADELESİ SUÇ SAYILIYOR’

Hiçbir insanın ölmesini istemediklerini, barış için yıllardır mücadele verdiklerini ifade eden Tuncel, "Sayın Öcalan ile yürütülen müzakerede tek bir insanın burnu dahi kanadı mı? Fakat biz barış vadedip yargılanırken ülkenin Cumhurbaşkanı 'şehitler tepesi boş kalmasın' diyerek ölüm vadediyor. Bizler barış için mücadele etmek için DBP Eş Genel Başkanı ve milletvekili seçildik. Bizlere sorumluluk verildi ve bu sorumluluğu yerine getirmeliyiz. Barış için, kadınlar için verilen tüm mücadele suç sayılıyor. Kadınlar olarak susmayacağız ve söz söylemeye devam edeceğiz" dedi.

'YARGI BASKI ALTINDA'

Tuncel'in avukatı Haydar Akıncı da, açık tanık olarak gösterilen Hicran Berna Ayverdi’nin bulunamadığını, tanığın önceki tanıklar gibi olduğunu ve bunun suç üretmeye yönelik olduğunu söyledi. Yargının durumuna değinen Av. Akıncı, “Gezi’de yargılananlar serbest bırakılınca Cumhurbaşkanı konuşma yaptı, savcı itirazda bulundu ve tutuklandılar. Sizde tahliye kararı verirseniz, bir yerlerde yayınlanır, sonra Şırnak’a sürülmeyeceğinizi nerden biliyorsunuz? İşte yargının durumu budur. Mahkeme bu kadar baskı altındayken, ne bekleyeceğiz biz? Nasıl güveneceğiz?” diye sordu.

Avukat Cemile Turhallı Balsak ise, savunmasında mahkemenin tarafsız olmak zorunda olduğunun altını çizdi. Balsak, “Açık tanık olarak dinlenen Hicran Berna Ayverdi 27 Mart 2019 tarihinde beyan vermiş. Direk sorulan sorularda hukuka aykırı kurallar var. Sebahat Tuncel’in fotoğrafı alınıp dosyaya konulmuş ve sorularda (size gösterilen şahsı tanıyor musun?) direk yönlendirmedir. Fotoğraf gösterilen kişinin tanımaması mümkün mü? Bu tanık etkin pişmanlık yasasından faydalanan biridir. Ayrıca bu tanığın 2018 yılında tahliye edildiği söyleniyor, bunu netleştirmenizi istiyoruz. Tanıktan ifade alan savcı yok, katip yok, jandarma görevlisi var. Bu şahıs bütün dosyalarda aynı ifadeyi vermiş. Diyelim ki Sebahat’te acele ettiniz, unuttunuz, normaldir ama dört saat önce beş saat önce hazırlanan ifade tutanakları da aynıdır. Açık açık bir suç yaratmadır, bu hukuksuzluktur. Tanık aykırı beyan verdi, tahliye ile ödülünü aldı" şeklinde konuştu.

TAHLİYE TALEP ETMEDİ

"Bir telefon dinlenmesi var, bunun savcılık izni olup olmadığını öğrenmek istiyoruz, çünkü dosyada buna yönelik bir belge yok" diyen Balsak, şunları ekledi: “4 yıla yakındır yapılan yargılamada somut delil göremiyoruz. Sadece biz değil AİHM de göremiyor ve tutuklamaların keyfi yapıldığını, ifade özgürlüğünü ortadan kaldırdığını söylüyor. Keşke savunmalarımızın bir karşılığı olsaydı. Tahliye talep etmiyorum, çünkü değişen bir şey yok, fakat tahliye edilmesi içinde söylediklerim yeterlidir."

Tuncel'in ardından duruşmaya Gülten Kışanak'ın yargılaması iile devam edildi. SEGBİS'le bağlanan Kışanak, avukatlarının hazır olmadığını belirterek, sadece 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutladı. Kışanak, mahkeme heyetine bir sonraki duruşmaya bizzat katılmak istediğini belirtti.

TUTUKLULUĞUN DEVAMINA KARAR VERİLDİ

Ardından duruşmaya kısa bir ara veren mahkeme heyeti, aranın ardından açık tanık Hicran Berna Ayverdi’nin SEGBİS ile hazır edilmesine ve Tuncel ile Kışanak'ın tutukluluk hallerinin devamına karar vererek, duruşmayı 13 Nisan’a erteledi.