Tunç Soyer Kaz Dağları'ndaki talanı değerlendirdi: 'Bütün dünyayı ayağa kaldıracağız'

Kamp alanındaki İzmir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve Çanakkale CHP Merkez İlçe Başkanı Ali Uyanık, Kaz Dağları'ndaki talanı İleri'ye değerlendirdi.



10-08-2019 19:30

İleri Haber - Çanakkale

AKP'nin talana açtığı ve Kanadalı Alamos Gold şirketinin Kaz Dağları’nda altın-gümüş madenciliği yapmak istemesiyle oluşturulan doğa katliamına karşı, yurttaşlar ve sivil toplum örgütleri tepki göstermeye ve direnişi büyütmeye devam ediyor.

GÜNCELLEME 21.45

Maden sahasında bekleyişlerini sürdüren direnişçiler Türkiye'nin dört bir yanında doğa katliamlarını engellemek için başlatılan direnişlere selam gönderdi.

GÜNCELLEME 20.10

Maden sahasına gelen yurttaşlar tepkilerini dile getirdi. yurttaşlar hep bir ağızdan "Kaz Dağları bizimdir, bizim kalacak", "Bu daha başlangıç mücadeleye devam", "6. filo Kaz Dağları'ndan defol" sloganları attı.

GÜNCELLEME 19.40

Hergün sabah ve akşam saatlerinde maden sahasına yürüyen yurttaşlar sloganlar eşliğinde ilerleyişlerini sürdürdü.

Şu an kamp alanında olan ve bölgeye sembolik bir fidan diken İzmir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve Çanakkale CHP Merkez İlçe Başkanı Ali Uyanık bölgede yaşanan katliamı İleri'ye değerlendirdi.

SOYER: BÜTÜN DÜNYAYI AYAĞA KALDIRACAĞIZ

Kaz Dağları'ndaki katliamı değerlendiren Tunç Soyer, "Burayı gerçekten fotoğrafta görmek, videolarını izlemek başka bir şey; canlı, bütün o çıplaklığıyla görmek başka bir şey. Olağanüstü bir tahribat... İnsanın içi parçalanıyor. Ama bu bir anlamda bizim zihnimizi açan da bir durum, bundan sonra daha fazla ne yapmamız gerekiyor onu düşünmeye başladık" dedi. Önümüzdeki süreçte hukuki desteğin daha fazla olacağını söyleyen Soyer, "Mümkün olduğunca Türkiye'nin tüm barolarını destek vermeye davet edeceğiz. Hukuk zeminini ne kadar güçlendirirsek uluslararası alanda sesimiz o kadar güçlü çıkacaktır ve bütün dünyayı ayağa kaldıracağız" şeklinde konuştu.

'SÜREÇ HUKUKİ YOLLARIN DA TIKANDIĞI BİR NOKTADA'

Kaz Dağları'ndaki tahribatı değerlendiren Çanakkale CHP Merkez İlçe Başkanı Ali Uyanık ise "Burası Çanakkale'nin tek su kaynağı. Besleme havzasını da içine alan bu bölgeye ruhsat verildi ve siyanürle de altın elde edilecek. Bu süreç, hukuki yolların da tıkandığı bir noktada. Yurttaşlar kendi bilinçleriyle buraya geldi, ülkenin her yerinden insanlar geldiler. Burada çok ciddi bir dayanışma örneği verildi" dedi.

Ali Uyanık, konuşmasını şöyle sürdürdü:

'BUGÜNÜ KURTARMAK İÇİN GELECEĞİN YOK EDİLMESİNE KARŞIYIZ'

"5 Ağustos pazartesi günü on binlerce insan buraya sahip çıktığını ifade etti ve buradaki kamp alanına ve hemen yakınımızdaki maden sahasına kadar olan bölgede insanlar bu olaya karşı tavırlarını koydular. Bu topraklara, geleceklerine sahip çıktıklarını ortaya koydular. Sonuç alınana kadar da bu hareket sonlanmayacak. Doğal olarak bundan rahatsızlık duyuyor insanlar ve şunu söylüyoruz: Biz altına, bu ülkenin toprak üstü, toprak altı değerlerinin değerlendirilmesine karşı değiliz. Ancak bugünü kurtarmak için geleceğin yok edilmesine karşıyız. Bu noktada bütün duyarlı yurttaşları, kurumları, dernekleri, inisiyatifleri bu sürece dahil olmaya davet ediyoruz. Bu ülkede geleceğe güvenle bakmak istiyoruz. Su olmazsa hayat olmaz, su temel yaşam hakkıdır. 

'HALK İNİSİYATİFİ BURADAKİ DİRENİŞİN TEMEL OMURGASI'

Halk inisiyatifi buradaki direnişin temel omurgası. Burayı değerli kılan buraya halkın sahip çıkması. Biçimsel anlamda hiçbir siyasi parti, hiçbir grup veya yapı önde değildir. Bu ülkede yaşayan insanlar buraya sahip çıkıyor. Zaten bugün burası ulusal çapta bir çevre hareketinin en önemli olaylarından birine imza atıyorsa bunun sebebi bu insanlar burada olduğu içindir.

Duyuru ve bilinçlendirme, farkındalık yaratma anlamındaki süreç burada çok güzel gelişti. Ancak yaz mevsiminde olmamız, bölgedeki yangın riski, lojistik tedariğin sıkıntısı ortada. Dolayısıyla bu işi sürdürülebilir kılmanın ve daha sağlıklı bir boyuta taşımanın gerekliliğini ben de onaylıyorum. Buradaki arkadaşların heyecanını da saygıyla karşılıyoruz, onların varlığı bu işin temeli. Sadece şekil değiştirebilir, konum değiştirebilir. Önemli olan bu bilinçli duruşun devam ettirilmesi.

Buranın ciddi bir lojistik desteğe ihtiyacı var. Buradan bir geri adım atmak gibi bir durum söz konusu değil ama daha sağlıklı bir duruma evrilmesi lazım. Buradaki duruma halk ve komite beraber karar vermeli, insanları yok saymadan ama buradaki fotoğrafın bütününü de görerek hareket etmek lazım."

'KİMSENİN KAZ DAĞLARI'NI YAĞMALAMASINA MÜSADE ETMEYECEĞİZ'

CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat Kaz Dağları'ndaki doğa katliamını İleri Haber'e değerlendirdi. Polat yaptığı açıklamada, "Kaz Dağları sadece Çanakkalelilerin ya da Egelilerin değil, bir dünya mirasıdır. Kaz Dağları'nda bir yaşam alanı bizlerin gözü önünde sadece maden için katlediliyor. Bu duruma vicdanı olan hiç bir insanın sessiz kalma şansı yok. Buradaki yaşamı ömrümüzün sonuna kadar savunacağız, bu bizim insanlık ödevimizdeir. kimsenin Kaz Dağları'nı yağmalamasına izin vermeyeceğiz. 

'BU FİRMA TIRNAKLARINI ÇANAKKALE'YE GEÇİRMİŞ DURUMDA'

Çan Çevre Derneği Avukatı Ümran Aydın yaptığı değerlendirmede, ilk kuruluşlarının kömür madenleri üzerine kurulan termik santrallere karşı yapıldığını ifade ederek, "Kanadalı şirketin buradaki maden faaliyetlerinden daha büyük bir çalışması da Aladağı'nda var, bizim için en büyük tehdidi oluşturuyor. Kamuoyunun gösterdii tepki sonucu buradan bu firmanın geri adım atacağını düşünüyorum; çünkü halka rağmen halkın topraklarını söküp atamazlar" dedi. Aynı tepkinin Aladağı'nda da verilmesi gerektiğini söyleyen Aydın, "Bu firma dişlerini, tırnaklarını Çanakkale'ye geçirdi, su kaynaklarımızı kirletemeyecekler" ifadelerini kullandı. 

Sürecin hukuki boyutlarına da değinen Aydın, "Hukuki süreç tamamen mafya düzeninde sürüyor, süreç ne ÇED raporuna uygun, ne de taahhütlere uygun şekilde ilerliyor. ÇED raporunda 14 bin ağaç yazarken gördüğümüz alanda 30 bin ağaç kesilmiş durumda, TEMA Vakfının tespit ettiği 200 bin ağaç kesilmiş durumda. Konuyla ilgili suç duyurularımıza başladık. Hukuki olarak alanın çevirmeye hakları yokken alanı çevirdiler. Henüz firmaya temin edilmiş maden alanı yok, anayasal olarak da suç işliyorlar; çünkü yurttaların temiz bir çevrede yaşama hakları var. Ayrıca anayasamız temiz çevreyi korumak gibi de ödev yüklemiş durumda, asla topraklarımız sahipsız kalmamalı" dedi.

'ALAMOS GOLD VE TAŞERONLAR GİDENE KADAR BURADAYIZ'

Kaz Dağları'ndaki 'Su ve Vicdan Nöbeti' devam ederken kamuoyunda yanlış algılanmaya neden olan dünkü açıklamayla ilgili basın açıklamasında bulunuldu. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

26 Temmuz 2019 tarihinde başlattığımız “Su ve Vicdan Nöbeti”mizin 16. günündeyiz. Umudumuz ve direncimiz aramıza katılan, sesimize ses veren milyonlarca insanla birlikte giderek artıyor ve tüm dünyada yankılanıyor.
Dün yaptığımız basın açıklamasının basında ve kamuoyunda yanlış algılanması nedeniyle yeni bir açıklama yapma gereği duyulmuştur.
Alamos Gold ve yerli taşeronlarının yaşam alanlarımız üzerindeki saldırısı ve Kirazlı Balaban’daki metalik madencilik faaliyeti son bulana kadar “Su ve Vicdan Nöbeti”miz devam edecektir. Nöbet alanındaki fiziki yetersizlik ve orman yangını riskinin bulunması nedeniyle nöbet alanına yeni çadır kurulmaması kararı alınmıştır. 
“Su ve Vicdan Nöbeti”miz Kirazlı Balaban’daki nöbet koordinasyon merkezi aynı şekilde devam etmektedir. Bununla birlikte kent merkezinde ikinci bir koordinasyon merkeziyle birlikte koordine edilecektir. 
Diğer bir konu;
Çanakkale milletvekilimiz sayın Bülent Turan’ın “CHP’li bazı isimler maden firmasına izin verilmesi için Ankara’da uğraş verdiler. Ancak şimdi eylemlere katılıyorlar. Bu devam ederse CHP’li o isimleri tek tek açıklayacağım” yönündeki ifadelerine açıklık getirmeye davet ediyoruz. Bu konuda açıklama yapılmaması halinde amacın “Su ve Vicdan Nöbeti”ni itibarsızlaştırmaya yönelik yapılmış bir açıklama olduğu şeklinde değerlendirilecektir.