TÜGVA'nın terliklerini, Ensar Vakfı'nın çilingirini belediye ödemiş!

İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, yaptığı basın açıklamasında Erdoğan'ın oğlu Bilal'in vakfı TÜGVA'nın terlik ücretinin ve Ensar Vakfı'nın çilingir parasının belediye bütçesinden ödendiğini söyledi.



01-06-2019 09:50

İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, önceki belediye başkanının görev yaptığı dönemde AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'ın vakfı olan TÜGVA ve gerici Ensar Vakfı’na aktarılan paraları eleştirdi. Hürriyet, ''250 milyon lira borcumuz var: TÜGVA'nın terliklerini, Ensar Vakfı'nın çilingirini belediye ödemiş'' dedi.

Hürriyet, makamında bir basın açıklaması düzenledi. Kocaeli gazetesinde yer alan habere göre, Hürriyet önceki belediye başkanının görev yaptığı dönemde hükümete yakınlığıyla bilinen TÜGVA ve Ensar Vakfı’na aktarılan paraları eleştirdi. “Bu dernekler için belediyenin bütün her şeyi sunulmuş” diyen Hürriyet, İzmit Belediyesi’nin 250 milyon lira borcu olduğunu bildirdi.

'TÜGVA'YA 3 BİN LİRALIK TERLİK ALINMIŞ'

Belediye ile TÜGVA arasında 25 yıllık protokol imzalandığını açıklayan Hürriyet, "Protokole göre, TÜGVA'nın yapacağı bina ya da diğer işlerini hep belediye yapacak. TÜGVA'nın terliklerini bile biz almışız. 3 bin liralık terlik alınmış" dedi. Hürriyet “Ensar Vakfı’nın çilingirini bile biz karşılamışız. Böyle vakıf, cemaat bir sürü dernek var. Ayna alınmış bin 510 liraya. Sırf karşılıksız kazandırmak için tüm ortak giderleri biz ödüyormuşuz” diye konuştu.

"Belediyeden 10 işçinin atıldığı haberlerinin doğru olmadığını" dile getiren Hürriyet, 4 işçinin kendi istekleri ile işten ayrıldığını, bunların da 1 tanesinin zorunlu emeklilik ile ayrıldığını ifade etti.

'SEÇİM ZAMANI 29 KİŞİ İŞE ALINMIŞ'

Çağdaş Kocaeli'nden Kerim Çelik'in haberine göre, seçimlere sayılı günler kala belediyenin eski yönetimi tarafından çok sayıda işçi alımı gerçekleştirildiğini söyleyen Hürriyet, ''Gözlemlerim çerçevesinde özellikle idari kadroda değişikliklerimizi yapmaya başladık. Aslında birçok müdürü görevden almadım. Birçok müdür kendisi ayrılmak istediğini söyledi. İnsan kaynakları ve temizlik işleri müdürümüzü görevden aldım. Bunların sebebi de atamalardaki usulsüzlük ve son zamanlarda gelen temizlik şikayetleri üzerine bunu yaptım. Şuanda yeni göreve geldiğimiz için bir hengame var. Ancak elimizden geldiğince titizlikle davranmaya çalışıyoruz. Partililik farklıdır, partizanlık başkadır. Ben eğer partizanlık yapsaydım, zamanında birilerinin yaptığı gibi insanları ot yolmaya gönderirdim. İzmit Belediyesi’nde seçim zamanında işe alınan birçok insan var. 29 kişi bu süreçte alınmıştır. Ben istesem geldiğim gibi o 29 arkadaşı işten çıkarabilirdim. Ancak bunu yapmadım. Sadece 2 arkadaşı seçim sonrası 1 Nisan’dan sonra işe alınan arkadaşların işine son verdik. Bir de seçim öncesi ayın 29’unda bir meclis üyesinin kızı işe alınmıştır. Onların iş akdini yenilemedik. Deneme süresinin dolması sonrası iş akdini yenilemedik'' dedi.

Hürriyet sözlerine şöyle devam etti:

''AK Parti İzmit İlçe Kadın Kolları Başkanı Betül Yazıcı’nın eşi de burada çalışıyormuş ben bilmiyordum. O da ayrılmak istediğini söyledi ve yine kıdem tazminatını alması adına biz iş akdine son verdik. Hatta bunu sonra bizim aleyhimizde kullanmayın sizin için yapıyoruz dedim ve hayır ben öyle şeyleri doğru bulmuyorum cevabını aldım. Bununla ilgili Hizmet İş sendikası da eylem yaptı biliyorsunuz. Bu eylem hukuksuzdur. Nevzat Doğan döneminde onlarca, yüzlerce işçi çıkarıldığında neden eylem yapmadılar? Hukuksuz eylem yapılıyorsa bende idari yetkilerimi kullanırım."

'EMİNE ZEYBEK'İN NEDEN BAĞIRDIĞI DA BELLİ OLUYOR'

"Ben gerçekten kıyım yapmak istesem listede hep bir arkadaşın bir yakını olan arkadaşların hepsini işten çıkarırdım. Bakıyorum bir tanesi Nevzat Doğan’ın yeğeni, meclis üyesinin kızı, Emine Zeybek’in gelini. Emine hanımın niye bağırdığı da belli oluyor. Şu kürsüye bir kere de halk için, garibanlar için çıkın. Posco’da, Flormar’da o işler grev yaparken neredeydi bu vekil arkadaşlar? Akrabaları tehlikeye girecek diye mi bu tedirginlik? Ona rağmen yine de çalışmaya devam ediyor bu arkadaşlar. Elbette onlar olsaydı bunu geldikleri gün yaparlardı. İlahi adalet diye bir şey var. Bir çalışan sosyal medya hesabı üzerinden şöyle yazıyor: “Yatmaya geldik bir de üzerine belediyem para veriyor. Canım belediyem.” Şimdi siz olsanız bu arkadaşı ne yapardınız? İşine son verir miydiniz, vermez miydiniz? Temizlik işlerinde iş yapmayan, gölgede yatan mı ararsınız? Araba çalışır vaziyette işini yapmayan arabada uyuyan mı ararsınız? Bunları ne yapayım? Halkın parası bunlar. Bunun Bu kişilerin isimlerini rencide etmemek adına vermiyorum ancak önümüzdeki süreçte müfettiş geldiğinde tespit ettiğimiz usulsüzleri elbette bildireceğiz."

'ŞİMDİ TÜGVA'NIN İŞLERİNE GELELİM...'

"Şimdi TÜGVA’nın işlerine gelelim. Şimdi size neleri bizim karşıladığımızı açıklayayım. 54 bin liraya tefrişat alımı, terlik, kahve, çay, ayna, çilingir vs. her şeyi biz karşılamışız. Yahu TÜGVA’nın terliğini, çilingirini bile biz karşılamışız. Toplamında bizim tahminimiz 1 milyonu bulacak gibi görünüyor. Kamuoyunu yanlış bilgilendirmeyeyim hepsini tamamladığımda tam rakamı elbette açıklayacağım. Borçsuz belediye diyorlardı. Nerede borçsuz belediyede? Resmi olarak 207 milyon borç bulunuyor. Bunu yıllara ayırdığımızda neredeyse 250 milyon TL borcumuz bulunuyor. Bunların hepsi israftır. Biz bir yandan iş üretmeye, bir yandan da bu israfları sonlandırmaya çalışıyoruz. Takdir edersiniz ki bütçeler benim bütçem değil, bunları yeniden düzenleyeceğiz ve elbette işimizi ince eleyip sık dokuyarak çalışmalarımızı sürdüreceğiz.''