TMMOB'dan Sungurlu Barajı açıklaması: 'Tarım alanlarımıza ve doğamıza dokunmayın'

Sungurlu Deresi üzerine yapılmak istenen baraja ilişkin basın açıklaması gerçekleştirildi. TMMOB ve KEYAD tarafından açıklamada "Yaşam alanlarımıza, tarım alanlarımıza ve doğamıza dokunmayın" denildi.



11-10-2021 19:23

İleri Haber

İstanbul'un su sorununu çözme iddiasıyla Sungurlu Deresi üzerine yapılmak istenen Sungurlu Barajı'na karşı uzmanların ve çevrecilerin mücadelesi sürerken, TMMOB Mimarlar Odası Tarihi Taş Bina'da bugün bir basın açıklaması gerçekleştirildi. 

TMMOB Kocaeli Koordinasyon Kurulu ve Kocaeli Ekolojik Yaşam Derneği (KEYAD) öncülüğünde düzenlenen toplantıda bölge için hazırlanan 2. ÇED raporunun iptaline ilişkin davanın 13 Ekim 2021 tarihinde görüleceği belirtildi. 

Basın açıklamasında ilk ÇED raporunun bölgenin ekosistemini, yaşamını, sosyal yapısını tariflemediği için İstanbul 11. İdare Mahkemesi ve Danıştay tarafından davacılar lehine sonuçlandığı belirtildi ve hazırlanan 2. ÇED raporunun iptali için 76 davacı olduğu ve davanın devam ettiği belirtildi. 

2. ÇED raporunda 34 bin 500 ağaç kesileceğinin öngörüldüğünü ancak hesaplamaların yanlış yapıldığı belirtilirken, 160 ila 200 bin arasında ağacın kesileceği tahmini yapıldı. Açıklamanın devamında koruma alanı içerisinde yer alan bölgelerin baraj yapımı ile tarımsal üretim açısından da zarar göreceği, fındık üretiminin de ciddi oranda etkileneceği belirtildi. 

'İSKİ, İSTANBUL'A AKTARILAN SUDAN MEMNUN'

Projenin bir bütün olarak ele alınmasının gerekliliği vurgulanırken, "En önemli noktalardan birisi de süreç içinde İSKİ Genel Müdürü ile de görüşmeler gerçekleştirilmiş ve Sayın Genel Müdür  2001 yılında başlanan 2003 yılında devreye sokulan Sungurlu ya da Yeşilçay Regülatörü'nden İstanbul'a aktarılan sudan memnun olduğunu belirtmiştir. Baraj yapıldığında  alınacak su miktarı ortalama 115 hm3 tür. Halihazırda ortalama 85.7 hm3 su İstanbula verilmektedir. İSKİ kayıtlarına baktığımızda; regülatörün devreye sokulmasından bu yana yıllık 104,112,114,106 ve 2020 de 127 hm3 /yıl su alınmıştır.. Regülatörün yıllık su verme kapasitesi  142hm3/yıldır. Şayet İsaköy Aktarma İstasyonu'ndaki pompalar yeterli sayıda çalıştırılır ise baraj yapılmadan da daha fazla su alınması olasılığı mevcuttur. Bu durumda barajın yapılmasının ne anlamı vardır?" denildi. 

'TARIM ALANLARIMIZA VE DOĞAMIZA DOKUNMAYIN'

"Bölge insanı ,ekosistemi ve doğası açısından yüzbinlerce yılda oluşan bir yaşam alanının yok olması telafisi mümkün olmayan zararlara yol açacaktır. Bu noktada suyu alın ama yaşam alanlarımıza, tarım alanlarımıza ve doğamıza dokunmayın diyoruz" ifadelerinin yer aldığı açıklama, şu şekilde sona erdi:

"Anayasamızın 56. ve 19 . maddeleri açık ne nettir. 56. madde 'herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir' derken, 19 madde ise 'devlet vatandaşın maddi manevi kültürel ve çevresel değerlerini korumakla yükümlüdür' der. Oysa bu proje belirtilen faydalar yerine ekosistemi, sosyal yaşamı, kültürel yaşamı, ve 1. sınıf tarım alanlarını yok eden; dahası gerek bölgede yatırım amaçlı arazi satın alıp kamulaştırma kanalıyla devleti zarara uğratacak rantiyecilere ve yine sel taşkın sahalarına butik oteller yapıp bu bölgenin insiyatifine bırakılamaz."