TİSK Yönetim Kurulu Başkanı'ndan işsizlikle mücadele 'çözümü': 'Esnek çalışma yaygınlaşsın!'

TİSK Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol, işsizlikle mücadele için esnek çalışma modelinin uygulanması gerektiğini savundu. Akkol, "Ülkemizin en önemli sorunlarından biri olan işsizlikle etkin ve sürdürülebilir mücadele için esnek çalışma modellerinin yaygın uygulanması şart" dedi.



29-10-2019 18:12

Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol, ülkenin en önemli sorunlarından 'işsizlikle etkin ve sürdürülebilir mücadele' için esnek çalışma modellerinin yaygın uygulanmasının şart olduğunu belirtti.

Akkol, TİSK Yönetim Kurulu adına yaptığı yazılı açıklamada, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'ın TBMM Plan ve Bütçe Komisyonundaki konuşmasında, "iş gücü piyasasına yönelik yapısal adımlar atılacağı" yönünde ifadeler kullandığını anımsattı.

Oktay'ın "İş gücü piyasasının deneme süresi ile denkleştirme süresinin, kısmi süreli çalışma konularında taraflar arasındaki mutabakatla esnekleştirilmesinin öngörüldüğü" yönündeki açıklamalarını memnuniyetle karşıladıklarını ifade eden Akkol, esnek çalışma hükümlerine işlerlik kazandırılmasının uzun süredir TİSK'in talepleri arasında yer aldığına dikkati çekti.

AKKOL'UN İŞSİZLİKLE MÜCADELE ÇÖZÜMÜ: ESNEK ÇALIŞMA MODELİ

Esnek çalışma modellerinin geleneksel çalışma modellerinin yerini almadığını, aksine onları tamamlayıcı nitelikte olduğunu savunan Akkol, şöyle devam etti:

"Ülkemizin en önemli sorunlarından biri olan işsizlikle etkin ve sürdürülebilir mücadele için esnek çalışma modellerinin yaygın uygulanması şart. Bu sağlanırsa Yeni Ekonomi Programı'ndaki (YEP) 3 yılda 3,2 milyon kişiye istihdam ve işsizliğin 2022'de yüzde 9,8'e düşürülmesi hedeflerine ulaşılması kolaylaşır. İşletmelerin iç ve dış piyasalardaki değişen üretim koşullarına ve rekabet şartlarına hızla uyum sağlayabilmesi, kayıt dışı istihdamla mücadele, kadın, genç ve engellilerin istihdam seçeneklerinin geliştirilmesi ve işe ilk girişin kolaylaştırılması bakımından güvenceli esneklik yöntemlerinden en iyi şekilde yararlanılmalıdır."

Akkol, esnek çalışma uygulamalarının iş-özel yaşam dengesinin kurulmasına katkı sağladığını iddia ederek, özellikle ekonomik dalgalanma dönemlerinde işçi ve işveren açısından üretim ile istihdamın sürekliliğini kolaylaştırdığını ileri sürdü.

AKKOL'UN İDDİASI: ESNEK ÇALIŞMA REKABET GÜCÜNÜ ARTTIRIR

Esnek iş gücü piyasasının ülkelerin rekabet gücünü artırdığı söyleyen Akkol, "Bu çerçevede, ülkemizin rekabet gücünün artırılması için esnek çalışma uygulamaları OECD ve Avrupa ülkelerinde olduğu gibi geliştirilmeli ve yaygınlaştırılmalı" dedi.

'DENEME SÜRESİ 6 AY OLMALI'

Katı istihdam politikalarının istihdamı, tüketimi ve verimliği azalttığı tespitinde bulunan Akkol, şu ifadeleri kullandı:

"Belirli süreli iş sözleşmelerinin yapılmasında objektif koşul aranmamalı ve üst üste yenilenebilmesine imkan tanınmalıdır. Belirli süreli iş sözleşmesinin ilk defa ve/veya kümülatif süresi 24 ayı geçmemek üzere yapılması ve bu süre içinde yinelenmesi halinde objektif kriterlerin aranmamasına imkan tanınmalıdır. Mevcut uygulamada 2 ay olan deneme süresi bireysel iş sözleşmeleriyle 6 ay, toplu iş sözleşmeleriyle en az 12 ay olarak düzenlenebilmeli. 2 ay olan denkleştirme süresi üretimin yoğun olduğu sektörlerde ihtiyacı karşılayamayacak seviyededir. Üretimin sürdürebilirliğinin sağlanması adına geliştirilen bu esnek çalışma modelinde denkleştirme süresi en az 4 aya uzatılmalı ve işçinin onayı koşulu kaldırılmalıdır. Toplu iş sözleşmeleriyle en az 6 ay olarak kararlaştırılabilmesinin önü açılmalıdır."

'FAZLA ÇALIŞMANIN ÖNÜNDEKİ ENGELLER KALDIRILSIN'

Akkol, yönetmelikle fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma yaptırılmasının engellendiğini söyleyerek, "Kanuna aykırı olarak yönetmelikle düzenlenen, kısmi süreli çalışmalarda fazla sürelerle çalışma ve fazla çalışma yasakları kaldırılmalıdır. Çağrı üzerine çalışmada, asgari 20 saatlik çalışma süresi gibi uygulamayı zorlaştıran kriterler hafifletilmelidir. Kısa çalışma ödeneği için belirlenen 3 aylık süre yetersizdir. Kısa çalışma ödeneği süresi en az 6 aya çıkarılmalıdır." görüşünü paylaştı.

Türkiye'de özel istihdam büroları aracılığıyla kurulan ödünç iş ilişkisi uygulamasındaki süre ve konu sınırlamalarının kaldırılmasının yararlı olacağını vurgulayan Akkol, bu esnek çalışma modelinin uygulanabilir kılınmasının genel işsizlik sayısının azalmasının yanında vergilendirme bakımından yeni bir alanın oluşmasını da sağlayacağını kaydetti.