TİP'ten iklim grevi açıklaması: Ya bu yağma düzenini yıkacağız, ya yok olacağız!

Türkiye İşçi Partisi, dünyanın birçok ülkesinde gerçekleşen iklim grevine dair bir açıklama yayınladı.



20-09-2019 11:49

İleri Haber

Türkiye İşçi Partisi (TİP) dünyanın birçok ülkesinde gerçekleşen iklim grevine dair bir açıklama yayınladı.

20 - 27 Eylül Küresel İklim Grevi haftasına Türkiye, 15 ayrı noktada düzenlenecek eylem ve etkinliklerle destek verecek.

BM İklim Zirvesi’nin hemen öncesinde 20 Eylül’de başlayacak ve 27 Eylül’de sonlanacak Küresel İklim Grevi haftası boyunca 137 ülkede 4 bin 500’ün üzerinde eylem ve etkinlik düzenlenecek.

TİP iklim grevine dair bir açıklama yayınladı. İşte o açıklamanın tamamı:

YA BU YAĞMA DÜZENİNİ YIKACAĞIZ, YA YOK OLACAĞIZ!

YA SIFIR KARBON YA SIFIR GELECEK

Son yıllarda sıkça yaşanan aşırı hava olayları ve her geçen yıl artan sıcaklıklar yakıcı bir gerçeği yüzümüze vuruyor: küresel ölçekte bir iklim krizinin tam ortasındayız.

Buzullar eriyor, deniz suları yükseliyor, canlı türleri yok oluyor, kuraklık artıyor.. insanlığın geleceği tümüyle tehdit altında.

İklim krizine karşı geleceklerini kurtarmak içinse bugün dünyanın dört bir yanından çocuklar, okul sıralarını bırakıp iklim grevini başlatıyor, sokaklara çıkıyor. 

Türkiye İşçi Partisi olarak çocuklarımızın yanında, iklim krizine neden olanların ise tam karşısında olduğumuzu ilan ediyoruz.

Peki bu krizin sorumlusu kim? Musluğunu açık unutan mı? Sofrasına bir ekmek fazla koyan mı? Hayır! Bu krizin sorumluluğu halkın küçük hatalarına yüklenemez.

Bu krize biz işçiler, emekçiler, emekliler, gençler, kadınlar, çocuklar neden olmadık. Krizin nedeni dünyamızı sonsuz bir iştahla talan eden bir avuç kapitalisttir.

Bizler işte bu açgözlülerin tam karşısındayız.

Kârını arttırmak için emeği de doğayı da sömüren sermayenin tam karşısındayız.

Cepleri dolsun diye ihtiyaç dışı aşırı üretim yapan, tüketim çılgınlığını körükleyen tekellerin tam karşısındayız.

Doğal kaynakları tüketen, fosil yakıtlarla küresel ısınmaya neden olan şirketlerin tam karşısındayız.

Sorumluları durdurmazsak felaket senaryoları gerçek olacak. Su savaşları, açlık, sefalet, milyonların toplu göçü, ölümler bizi bekleyecek.

O halde ya hemen şimdi karbon salımını durduracağız, ya geleceğimizden olacağız.

Ya bu yağma düzenini yıkacağız, ya yok olacağız.

Yüzyıl öncesinin haykırışı bugün hiç olmadığı kadar geçerli: 

Ya sosyalizm, ya barbarlık!