TİP İşçi Konferansı tamamlandı: İşçi Meclisleri ve Dayanışma Ağları tüm ülkeye yayılacak

Türkiye İşçi Partisi, Ocak ayından bu yana parti içinde sürdürdüğü İşçi Konferansı hazırlıklarını tamamladı ve tüm Türkiye’den parti üyelerinin katıldığı İşçi Konferansı’nı topladı.



05-04-2019 12:49

Türkiye İşçi Partisi, Ocak ayından bu yana parti içinde sürdürdüğü İşçi Konferansı hazırlıklarını tamamladı ve tüm Türkiye’den parti üyelerinin katıldığı İşçi Konferansı’nı topladı.

Türkiye işçi sınıfının güncel durumunu ve tarihsel görevlerini bütünlüklü biçimde ele alan Konferans, aynı zamanda TİP’in önümüzdeki dönemde ağırlık vereceği başlıkları ve gündemleri de netleştirmiş oldu.

Hem TİP’in işçi sınıfı mücadelesine yaklaşımını hem de İşçi Konferansı’nın hazırlık sürecini ve sonuçları TİP İşçi Bürosu üyesi Rıdvan Gül ile konuştuk.

İleri: TİP İşçi Bürosu olarak, uzun bir tartışma sürecini tamamladınız ve İşçi Konferansı’nı gerçekleştirdiniz. Kısaca süreçten söz edebilir misiniz öncelikle?

Rıdvan Gül:  Bizim açımızdan verimli bir süreç geçti diyebiliriz. Kritik bir adım attık aslında. Daha doğrusu, partiyi kritik bir adım atması konusunda harekete geçirdik. Çünkü bu konferans ile sıkça dile getirdiğimiz hedef “partinin işçileşmesi” veya daha geniş olarak ifade edersek, partinin Türkiye işçi sınıfı içinde kalıcı mevziler elde etmesi, önümüzdeki süreçte mücadele araçlarını netleştirmesi ve yekvücut bu hedefe yönelmesi diye tarif ettiğimiz hedeflerin ilk adımıydı.

İşçi Bürosu tarafından hazırlanan ve tartışmaya açılan metinler, konferans sürecinde detaylı biçimde ele alındı. Yoldaşlarımız katkılarını sundular, bazı kavramları yeniden ele aldık, tartıştık, zenginleştirmeye çalıştık. İşçi Bürosu olarak hazırladığımız bir konferans hazırlık metni vardı, tartışmaları bu metin üzerinden yürüttük ama yeni pek çok başlık tartışma sürecinde gündeme geldi, konferansta da tartışıldı.

İleri: Konferansı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Rıdvan Gül: Bu soruya %100 başarılıydık diye yanıt veremem. Konferansın esas başarısı, işçileşme ve işçi sınıfı içinde kalıcı mevziler elde etme çabasının partinin tüm bünyesine yayılmasıdır. Parti şu anda bu başlıkları tartışıyor, adımlar atıyor, somut planları hayata geçiriyor. Elbette bir konferansla bu hedeflere eksiksiz ulaşılması söz konusu olmazdı, bu nedenle konferansı daha ileri adımlar atmak için enerji veren bir zemin olarak değerlendiriyoruz.

ÖNÜMÜZDE İKİ TARİH VAR: 1 MAYIS VE 15-16 HAZİRAN

İleri: Konferansta özellikle tartışılan başlıkları hangileriydi?

Rıdvan Gül: Konferansta, örgütlerimizin yaptığı çalışmalar, attığı somut adımlar tartışıldı kuşkusuz. Ama özellikle konferans hazırlık metninde yer alan başlıklar üzerinden gidip, bunların altını doldurmaya çalıştık. Neydi bunlar? Öncelikle temel yönelimlerimiz ne olmalı bunu tartıştık. Yeni bir işçi sınıfı hareketi, kentli emekçiler, beyaz yaka tanımının silikleşmesi ve “grileşmesi”, dayanışma ağları biçiminde yeni örgütlenmeler oldukça yararlı ve yoldaşlarımızın ilgiyle katıldığı tartışmalardı. Keza sanayi işçilerinin çalıştığı ve yaşadığı bölgeler için somut bir örgütlenme aracı olarak TİP İşçi Meclisleri ve son dönemde belli bir yol aldığımız inşaat sektörü çalışmalarımız da masaya yatırıldı.

İleri: Önümüzdeki günlerde ne tür çalışmalar gerçekleşecek?

Rıdvan Gül: Öncelikle şunu söylemeliyim. Şu anda Türkiye İşçi Partisi’nde İşçi Konferansı’na sunulan başlıkları tartışmayan, üzerine kafa yormayan, kendi alanına taşımak için örgütünde tartışmayan hiç kimse yoktur diyebiliriz. Bu ciddi bir başarı. Şimdi ise iki ciddi tarih var önümüzde.

İlki, 1 Mayıs. 1 Mayıs’a ama eksik, ama doğru adım atmış olarak bulunduğumuz her yerellikten TİP İşçi Meclisleri olarak katılmak önemli. Ete kemiğe bürünmüş bir konferans kararı olacak bu. Keza diğer başlıklarda da adım atılmalı. Ama ikinci tarih 15-16 Haziran ise, konferans kararlarının hepsi, altını çiziyorum, hepsi için adım atıldığı bir tarih olmak zorunda.

İleri: Somut kararlar da alındığını söylediniz? Nelerdi bu kararlar?

Rıdvan Gül: Öncelikle temel bazı kararlar alındı. Dedik ki, TİP ülkedeki her gündeme işçi sınıfı adına müdahil olma iddiasındaki bir partidir ve bu iddia gerçek bir güç haline getirilmelidir. Parti, çalışmasının tamamını sınıf ekseninde gerçekleştirmelidir ve işçi sınıfıyla bağını emekçilerin güncel talepleri üzerinden, çalışma ve yaşam alanları içerisinde, partili öncü işçiler-emekçiler aracılığıyla kurmalıdır.

Tüm bunlar için de işçi sınıfının tüm kesimlerine seslenmeli, tüm kesimlerin çalışma ve yaşam koşulları ile tarzlarına uygun özgün ve yeni örgütlenme biçimleri geliştirmeli, ayrıca yeni bir sendikal anlayış ve ilkeler temelinde sınıf hareketinin yeniden inşasının parçası, öncüsü olmaya çalışmalıdır.

HER YERDE İŞÇİ MECLİSLERİ VE DAYANIŞMA AĞLARI

İleri: Bunlar oldukça genel ifadeler değil mi?

Rıdvan Gül: Tabii ki, devam ediyorum. Bu temel bakış açısını somutlamak için esas bazı kararlar alındı. Dedik ki, çalışma yaptığımız, güçlü olduğumuz bölgeler var. Şimdi söylediğim bu temel yönelimler ışığında belirlenen bölgelerdeki parti kadroları İşçi Meclisleri’nin kuruluşuna yönelecek. Hem de hiç beklemeden!

Bir diğer somut adım, özellikle hizmet sektöründe çalışan kentli işçi sınıfının dayanışma ağı tipi örgütlenmelerini desteklemek; partinin de yeni dayanışma ağları kurmak için hemen adım atması. Bu dayanışma ağları arasında eşgüdüm sağlayacak bir üst modeli ise adım attıkça netleştireceğiz. Bir sendika, bir dayanışma ağları merkezi, bir kent sendikası…

Ne olursa olsun mümkün olan her yerde İşçi Meclisi kurulacak, mümkün olan her yerde ve alanda dayanışma ağı kurulacak. Adım atmaya başladık bile.

Bu iki adım son derece önemli. Tüm bunların yanı sıra inşaat işçileri arasındaki örgütlülüğümüzü daha da güçlendirmek, gelmekte olan krize karşı inşaat işçisini sınıfın partisiyle buluşturmak, tüm partinin görevi artık. Yalnızca bu konuda çalışan arkadaşlarımız değil, herkes destek verecek dedik, tüm parti üyelerinin gündemine soktuk.

Daha somut bir kararımız da var. Hatta bir müjde olarak vermek isteriz: İşçi TV. Evet “İşçi TV” adı altında İleri Haber ve sosyal medya üzerinden yayın yapacak bir kanalı 15-16 Haziran’ın yıldönümüne kadar hayata geçirilecek. Sonrasında çok yaygın bir mecra olacak diye düşünüyoruz.

İleri: Konferans kararlarının hayata geçirilebilmesi için parti örgütlenmesinde de değişiklikler olacak diyebilir miyiz?

Rıdvan Gül: Tüm konferans delegelerinin özellikle altını çizdiği bir karar alındı konferansta. Dendi ki, bu kararlar alındı, bu kararlar doğrultusunda partinin tüm çalışmalarının yeniden yapılandırılması ve planlanmasını gereklidir. Hem de gecikmeden. Aslında şunu önermiş olduk, parti yeniden yapılansın “İşçi Bürosu” adım adım “sönümlensin”, işçi çalışması tüm parti örgütüne yayılsın, başka türlü başarıya ulaşmamız mümkün değil kanaatindeyiz.

İleri: Son olarak eklemek istediklerinizi alalım?

Rıdvan Gül: Aslında çok var, ama artık biraz susup yapma zamanı geldi. Bu başarılı konferansın hakkını verecek iki tarihe odaklanma zamanı şimdi: 1 Mayıs ve 15-16 Haziran. Tarih belli, yapılacaklar belli, hiç zaman kaybetmeyelim.