TİP Genel Başkanı Erkan Baş: Sarayın oyununu bozmak, muhalefete mesaj vermek için TBMM Başkanlığına adayım

TİP Genel Başkanı Erkan Baş, T24'te Şirin Payzin'in programına konuk oldu. Baş, programda Meclis başkanlığına neden aday olduğunu açıklarken, gündeme ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.



06-07-2020 16:37

İleri Haber

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Erkan Baş, T24'te Şirin Payzin'in canlı yayınına konuk oldu. Programda Payzin'in sorularını yanıtlayan Baş, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, partisinin neden TBMM'de olduğunu ve Meclis başkanlığına aday olma gerekçesini de anlattı.

TİP Genel Başkanı, Meclis başkanlığı adaylığına ilişkin, "Sarayın oyununu bozmak, muhalefete mesaj vermek için TBMM Başkanlığına adayım" dedi.

Erkan Baş, şunları söyledi:

'MECLİS'İN SARAY EGEMENLİĞİNDEN KURTULMASI GEREKİYOR'

"Yeni sistemde arzu edilen şey, Meclis'in Saray'ın bir aparatı haline dönmesi. Birincisi biz bu oyunu bozmak için Meclis'teyiz. Başkan adaylığı da aslında bunun bir uzantısı. Üstelik biraz da muhalefete de bir tartışma davetiyesi.

Dışarıdan çok fazla dikkat çekmiyor ama Anayasa ve İç Tüzük gereği siyasi partilerin Meclis Başkanlığına aday göstermesi yasak. Fakat 'şu partinin adayı kim' deseniz herkes size hemen bir yanıt verecek. Hepimiz biliyoruz ki aslında her isim bir partinin adayı. Gözümüzün önünde Anayasa'nın bu denli ihlal edilmesi geçiştirilecek bir şey değil. Bu yüzden aday olmaya karar verdim. 

Köy derneklerinde bile başkan adayları politik perspektife sahip oluyor. TBMM'de başkan seçilecek kim neden aday bilmiyoruz. Başkan adaylarının Meclis kürsüsünde konuşma hakları bile yok. Ben şunu istiyorum; bütün adaylar çıksın neden aday olduklarını anlatsın.

Meclis'in en önemli sorunu Saray egemenliğinden kurtulması gerekir. Ben bunu için başkanlığa adayım. Ayrıca ortada bir oyun var ve muhalefet bu oyunu bozmak için yeterli hamleyi yapmıyor. Bütün bunlar benim aday olmam için yeterli. "

'YER KAPMA KAVGASINI DOĞRU BULMUYORUZ'

Programın devamında Şirin Payzin'in "Diğer muhalefet partileriyle bir araya gelmeyi düşünür müsünüz?" sorusuna yanıt veren TİP Genel Başkanı "Türkiye'nin Saray Rejimi'nden bir an önce kurtulmak gibi bir sorunu var. Biz bu konuda her türlü görev ve sorumluluğu öz çıkarlarımızı da bir kenara bırakarak hayata geçirme konusunda herhangi bir tereddüt taşımıyoruz" dedi. Baş, "Ortada AKP'nin belirlediği bir siyaset oyunu var ve biz bu oyunu bozmak gerektiğini söylüyoruz. Bu oyun içerisinde 'yer kapma kavgası'nı doğru bulmuyoruz" ifadelerini kullandı. 

'İKTİDAR İÇİN EN UCUZ ŞEY İŞÇİNİN HAYATI'

Programda Sakarya'nın Hendek ilçesindeki havai fişek fabrikası patlamasının ardından 6 işçinin hayatını kaybetmesi ve bir işçinin hala bulunamaması hakkında da konuşan Erkan Baş şunları söyledi:

"Bir kere şunu belirtelim bunlara iş kazası diyemeyiz. Bunlar iş cinayetidir. Yaşadığımız sistemin fotoğrafını çekebileceğimiz bir tabloyu düşünün. 

Salgın döneminde dünyanın çeşitli bölgelerinde sürü bağışıklığı gibi kavramlar kullanıldı, Türkiye'de ise 'sınıf bağışıklığı' kullanıldı. İktidar bir taraftan salgın yerine algıyı yönetti, öbür taraftan da bütün bu süreç boyunca işçilerin çalışması için onları zorlamaya devam etti.

Sokağa çıkma yasağı olan günlerde AKP'li Gaziantep İl Başkanı'nın sahini olduğu fabrikanın işçileri çalışsınlar diye valilikten özel izin çıktı. Türkiye'de 20 yaşındaki işçilerin çalışabilmesi için özel izinler çıkarıldı. İktidar için en ucuz şey işçinin hayatı. 

Sakarya'da yaşanan bu büyük felaket de benzer bir şey. Patlama olduktan sonra geriye doğru taramalar yaptık. Birincisi algı biçimleri var. MÜSİAD toplanıyor fabrikanın sahibine geçmiş olsun yemeğine gidiyor. Fabrikada yaşamını kaybeden işçiler aranıyor daha. Öbür tarafta beyefendiler geçmiş olsun yemeği düzenliyorlar. Hayatını kaybeden işçi kimsenin umrunda değil." 

'FABRİKA HER PATLADIĞINDA İSMİ DEĞİŞİYOR'

Erkan Baş havai fişek fabrikasının her patlamasında adının değiştiğini belirtirken "Fabrikanın kurulduğunda adı Coşkunlar. Sonra Büyük Coşkunlar, sonra Venüs Coşkunlar diye devam ediyor. En son patlama yaşanan yer Büyük Coşkunlar. Her patlamadan sonra isim değişiyor" dedi.

Baş, şunları söyledi:

"Sakarya Ticaret Odası'nda kaydı var. 'Bu fabrika barut hariç üretim yapar' diyor oysa barutlu üretim yaptıklarını görüyoruz.

Buraya hiç bir müfettiş gitmiş mi? Ya da pandemi sürecinde kaç tane müfettiş iş sağlığı için denetleme yapmış? Yapılmıyor çünkü bunlar yapıldığı zaman patronlar karlarından kaybediyor. Bunlar açısından en büyük dert mümkün oldukça para kazanmak olduğu için işçinin hayatı hiçbir anlam ifade etmiyor."

ÇOKLU BARO YERİNE 'PARALEL BARO'

Konuşmasının devamında AKP ve MHP'nin 'çoklu baro' teklifiyle baroların hedef almasına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan TİP Genel Başkanı "İktidarın inanılmaz bir acalesi var. Önündeki gündemleri bir kenara atıyor, parlemantoyu kapatıyor ve derhal komisyonda görüşüyor" dedi.

Erkan Baş şunları söyledi:

"Bir kere yurttaşların şunu bilmesi lazım; parlemanto gündemiyle halkın gündemi arasında bu kadar büyük bir açı farkı olamaz. Memleketin açlık, yolsuzluk, salgın gibi yoğun gündemleri varken ne oluyor da butün bu gündemler bir kenara atılıp iktidar barolar için düzenleme yapıyor?

İkinicisi burada sadece avukat arkadaşlarımızın özlük hakları için tartışma yapmıyoruz. Ben daha önce defalarca ifade ettim. İktidar kendi varlığını devam ettirebilmek için hukuku bir sopaya dönüştürmüş durumda. Her türlü muhalif sesi tutuklamak, gözaltına almak ve sindirmek için.

...

4 temel konuda bir değişiklik var bu pakette. Bir tanesi barolar bölünecek. Çoklu baro diyorlar ama ben ona 'paralel baro' diyorum. İkincisi Türkiye Barolar Birliği'nin (TBB) delege yapısı değişecek. Üç; kılık kıyafette düzenleme yapılıyor. Dört; yeni mesleğe başyalan avukatların baro harcı yüzde 50 düşürülüyor.

Üçüncüsü ve dördüncüsü diğerleri için bir kılıf. Çünkü avukatlara zaten bir kısıtlama yok kılık kıyafet konusunda. Diğeri ise mesleğe yeni başlayan avukatların baro harcının yüzde 50 düşürülmesi. Zaten birçok baro yüzde 50 alıyor.

Bakın paralel baro diyorum. Barolar Anayasa'ya dayanan kamu niteliğinde hizmet veren meslek örgütleri. Nasıl bir kentte iki tane vali olmazsa iki emniyet müdürü olmazsa iki baro da olmaz. Çünkü işleyiş bütünlüğü sağlayamazsınız."