TİP Genel Başkanı Erkan Baş Meclis'te konuştu

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Meclis'te basın açıklaması düzenledi.



21-05-2019 14:28

İleri Haber

Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Erkan Baş bugün Meclis’te bir basın toplantısı düzenledi.

Basın toplantısında YSK’nın seçim iptaline ve Meclis’e gönderilen dokunulmazlık fezlekelerine değinen Baş, “YSK-AKP işbirliğiyle gerekçesiz seçim iptaline kılıf hazırlamaya çalışıyorlar” dedi. YSK’nın seçim iptalinin yasal dayanağı olmadığını, tek gerekçesinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “karınlarını doyuruyoruz, oy vermiyorlar” sözü olduğunu söyleyen Baş, “Halkımızın karnı aç olsa da gözü toktur. Onlar ise karnı tok olsa da gözü aç yaşıyorlar. Gözünüzü de toprak doyursun” ifadelerini kullandı.

25 milletvekili hakkında 44 dokunulmazlık fezlekesinin Meclis’e gönderilmesini de muhalefete dönük bir tehdit olarak değerlendiren TİP Genel Başkanı Baş, “Hodri meydan! Biz, korktukça tutsak, kavga ettikçe özgür olacağını iyi bilen bir devrimci geleneğin temsilcisiyiz. Şüphesiz ki bunu da öğreneceksiniz” dedi.

Baş, Kale Kayış’ta direnişçi işçileri darp eden patrona da tepki göstererek, “öyle kaba kuvvetle gücünüze paranıza iktidarın desteğine filan güvenip haddinizi aşmayın, işçi kardeşlerimizin hele onların çocuklarının bir damla gözyaşının dahi hesabını vereceğinizi bilin!” dedi.

Baş tarafından yapılan basın toplantısından satırbaşları şunlar:

KALE KAYIŞ PATRONUNA: AKLINI BAŞINA AL

“Patronların pervasızlığının ulaştığı noktaya ilişkin acı ama son derece önemli bir örnekle devam edelim. İstanbul Silivri’de bulunan Kale Kayış isimli işyerindeki direnişten daha önceki toplantılarımızda söz etmiştik. İş güvenliği tedbirlerinin alınmaması nedeniyle birçok iş kazası yaşanan ve hatta 3 işçinin hayatını kaybettiği Kale Kayış işçileri kötü çalışma koşullarının düzeltilmesi ve sendikal örgütlenme talebiyle eylemlerini sürdürüyorlar.

Dün bu direnişçi işçiler Kale Kayış’ın patronu Faruk Dağlı’nın bizzat kendisinin de dahil olduğu bir saldırıya uğradılar. Sendika yetkililerinden aldığımız bilgiye göre, işçiler eşleri ve çocuklarıyla katıldıkları iftar yemeği sonrası patronla bir odada görüşürlerken alçakça bir saldırıya uğruyorlar.

Öncelikle işçi kardeşlerimize ve ailelerini yürekten geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz, uğradıkları bu saldırının hesabını soracağımızı bilmelerini istiyoruz.

Kale Kayış patronu başta olmak üzere tüm patronlara da açıkça sesleniyoruz, aklınızı başınıza alın, işçiler alın teri, emeğiyle yaşayan hakkını arayan onurlu insanlara karşı hal ve hareketlerinize dikkat edin. Burası sizin babanızın çiftliği değil, öyle kaba kuvvetle gücünüze paranıza iktidarın desteğine filan güvenip haddinizi aşmayın, işçi kardeşlerimizin hele onların çocuklarının bir damla gözyaşının dahi hesabını vereceğinizi bilin!”

‘İŞSİZ BİR İNSAN KENDİNİ YAKTI’

“İşçi sınıfı ve emekçiler üzerindeki yoksullaşma ne yazık ki bazı işçi kardeşlerimizin hayatına da mal oluyor.

Dün Gaziantep’te, ne yazık ki şimdilerde AKP’nin kendi taraftarlarını işe yerleştirme kurumu olan İŞKUR üzerinden iş başvurusu yapan Eyüp Dal isimli genç kardeşimizin çaresizlikten hayatına son verişini izledik. Ailesine ve yakınlarına baş sağlığı diliyoruz.

Ölüm karşısında vicdan azabı çekmesi, utanması, baş sağlığı dilemesi, özür dilemesi gereken iktidar temsilcileri, utanmazca çıkıp ölen emekçinin ailesinin neyi varmış, neye sahipmiş anlatmaya başladılar. 3 katlı evleri varmış. İyi ama bu arkadaşımızın kendisi işsiz, onu neden gizlemeye çalışıyorsunuz?

Bir insan, malı mülkü var veya yok, ailesinin parasıyla değil kendi emeğiyle alın teriyle yaşamak istiyor olamaz mı?

Evet, alın terini yaşamın harcı yapma fikri size yabancı olabilir.

Ancak şunu da öğreneceksiniz; Siz bu halkın çocuklarının, Erdoğan’ın, Binali Yıldırım’ın çocukları gibi, ailesinin ve iktidara yakın patronların parasıyla yaşamayı marifet sayan, Kumar masalarında har vurup harman savuran, yabancı ülkelerde eğitim alıp, lüks hayat süren çocuklar olmadığını da öğreneceksiniz. Emin olun, o çocuklar bunu sizin beyninize kazıya kazıya öğretecek…”

‘SİZDEN KORKAN SİZİN GİBİ OLSUN’

“Dün, AKP ve Saray’a boyun eğmeyen birçok milletvekili ve Meclis’teki üç muhalif partinin genel başkanları hakkında “dokunulmazlıkları kaldırılsın” diye fezlekeler gönderildi. 25 muhalefet partisi milletvekiline ait 44 fezleke Meclis’e gönderilerek dokunulmazlıklarımızın kaldırılması istendi.

Partimiz Türkiye İşçi Partisi’nin de 2 milletvekili hakkında, ben ve Barış Atay yoldaşım hakkında fezlekeler hazırlandı. “Dokunulmazlıklarınızı kaldırırız ha” diye tehdit savuruyorlar.

Ne diyelim! Böyle susturabileceğinizi, böyle sindirebileceğinizi, siz istediniz, siz tehdit ettiniz diye bir adım geri atacağımızı düşünüyorsanız çok büyük yanılacaksınız. Geri adım atmak, ayaklara kanat takmak yok, ayaklarımızı yere çivileyeceğiz, demokrasiyi, eşitliği, özgürlüğü savunacağız ve dimdik duracağız.

Biz; korktukça tutsak, kavga ettikçe özgür olacağını iyi bilen bir devrimci geleneğin temsilcisiyiz. Şüphesiz ki bunu da öğreneceksiniz…

AKP’nin bu tehdit hamlesine karşı, Hodri meydan! Sizden korkan sizin gibi olsun diyoruz.”

‘TECRİTİ KALDIRMAYA YASAL GÜVENCE SAĞLAYIN’

“Hakkari Milletvekili Sayın Leyla Güven’in açlık grevi direnişi 195. gününü geride bırakıyor. Çok sayıda cezaevinde binlerce tutsak açlık grevi ve 15 kişi ölüm orucu sürdürüyor. Açlık grevi ve ölüm oruçlarındaki insanların taleplerinin karşılanması için iktidarın hızla adım atmasını bekliyoruz.

Adalet Bakanlığı tarafından geçtiğimiz günlerde duyurulan “Abdullah Öcalan’ın avukatları ile görüşme yasağı kaldırıldı” sözünün gereğinin derhal yerine getirilmesi gerekiyor. Avukatların ve ailenin görüşmesinin sağlanması ve tecritin kaldırılmasının yasal güvencesinin de oluşturulmasını istiyoruz.”

‘ASIL HALK SİZİN KARNINIZI DOYURUYOR’

“Sandık darbesinin, halk iradesinin gaspının hesabını elbette soracağız. Onu kaydettik ve kimse unutulacağını, affedileceğini düşünmesin.

YSK aldığı iptal kararının gerekçesini bile açıklayamıyor. Oysa bir hukuk kurumu olarak aldığı kararın gerekçesini oluşturması gerekiyor YSK’nın.

Buradan anlıyoruz ki, AKP-YSK işbirliğiyle kılıf hazırlamaya çalışıyorlar. Çünkü ellerinde iptal gerekçesi yok, yeterli belge, bilgi yok, anayasal bir açıklama yok.

Ama şöyle bir gerekçeleri var biz biliyoruz; Saray istedi onlar da şak diye yaptı.

Geçtiğimiz günlerde Erdoğan dedi ya, ‘Karınlarını doyurduk yine oy vermediler’ onların tek gerekçeleri bu. Kendisini ülkenin sahibi gibi gören, halkın vergileriyle kendine Saraylar yaptıran, zevk sefa, ejder meyveleri içinde yaşayan bir kişi çıkıp, halkın vergileriyle oluşan bütçeden halka pay ayırınca ‘karınlarını doyurduk’ diyor.

Kendinize gelin, asıl bu halk sizin karnınızı doyuruyor, siz halkın alın terini, emeğini sömüren, tüketen hazır yiyicilersiniz, siz halkın karnını doyurmuyorsunuz.

Halkımız çalışarak, çabalayarak üç kuruşa yaşamaya, karnını doyurmaya çalışıyorken. Halkın parasına el koyan, milyar dolarların üzerine oturan bir cumhurbaşkanı karın doyurmaktan bahsediyor. Halkımızın karnı aç olsa da gözü toktur. Onlar ise karnı tok olsa da gözü aç yaşıyorlar.

Gözünüzü de toprak doyursun diyoruz, toprak doyursun…”

‘CEM DURSUN’UN İDDİANAMESİ HAZIRLANMIYOR’

“Mesleki bilgisini, yoksul mahallelerde kentsel dönüşüme karşı halkın barınma hakkı için kullanmış bir mimar 304 gündür cezaevinde tutuluyor. Mimar Cem Dursun 300 günü aşkın bir süredir suçlama yapılmadan, hakkında herhangi bir iddianame hazırlanmadan ve mahkemeye çıkarılmadan cezaevinde tutuluyor.

Cem Dursun’un cezaevinden bizlere ve gazetecilere yolladığı mektuplar, konuşma hakları ise engelleniyor.

Bu durumda olan çok sayıda insanımız olduğunu biliyoruz. Onların özgürlük arayışının, adalet arayışlarının sesi olacağız. Hep birlikte onları mahkum eden bu düzeni biz mahkum edeceğiz ve Cem Dursun gibi birçok arkadaşımız yeniden aramızda olacak, söz veriyoruz.”