TİHV'den Prof. Dr. Fincancı açıklaması: Uluslararası hukuk ve yasalarımız açısından suçtur

Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Erdoğan’ın Türk Tabipleri Birliği (TTB) başkanı seçilen Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı’yı hedef gösteren ifadelerine yönelik basın açıklaması yayınladı.



15-10-2020 20:04

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün partisinin grup toplantısında TTB Merkez Konseyi Başkanı seçilen TİHV Kurucusu Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı’yı hedef göstererek, “Terör örgütünden birini TTB’nin başına koydular” ifadelerini kullanmıştı. TİHV, Erdoğan’ın bu ifadelerine karşı bir basın açıklaması yayınladı.

TİHV’in açıklamasında özetle şu ifadeler yer aldı:

Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün partisi AKP’nin grup toplantısında yaptığı konuşmada “(…) düşünebiliyor musunuz terör örgütünden birini getirip TTB’nin başına koyuyorlar. Bunun adı terör örgütlerinin STK’lara adeta el koyması hadisesidir. Sağlıkta attığımız adımlar ortada, bu hükümetin en başarılı olduğu alanlardan bir tanesi sağlık. Bütün fiziki alt yapısı ile tarihinde görmediği yatırımları gerçekleştirmiş olan bu hükümete kalkıp da çirkin yaklaşımlarda bulunmak kabul edilebilir bir şey değildir”  şeklinde ifadeler kullanmıştır.

Sayın Cumhurbaşkanı, “terör örgütünden birini TTB’nin başına koydular” deyince doğal ve haklı olarak üzerimize alındık. Zira demokratik ve meşru seçimle TTB Merkez Konseyi Başkanı olan Prof. Dr. R. Şebnem Korur Fincancı,  herhangi bir terör örgütünün değil dünya çapında saygınlığı olan vakfımızın yıllardır başkanlığını yapmaktadır.

Sağlıkta hükümet tarafından “atılan adımların” içeriği, sağlığın piyasalaştırılması ve bilhassa da Covid-19 salgınına karşı bilim ve toplum sağlığı ilkelerine, Dünya Sağlık Örgütü’nün standartlarına aykırı yol ve yöntemlerle “mücadele” yürütülmesi gibi konularda elbette söylenecek epey söz var. Ancak, bunu TTB üyesi değerli hekimlere, bilim insanlarına ve sağlık çalışanlarına bırakalım.

Evet, işkence görenlerin fiziksel ve ruhsal açıdan tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerine erişimlerine yardımcı olduğumuz için biz de bir anlamda sağlık örgütü sayılırız. Ancak bizim asli uzmanlık alanımız insan haklarını ve sivil toplumu korumak ve geliştirmek. Yani insan hakları savunuculuğu yapmak.

Kısaca hatırlatmak gerekirse, insan hakları savunucuları hiçbir ayrım gözetmeksizin insan haklarının herkes için evrensel olduğu ilkesinden yola çıkarak, kendine özgü yöntemler ile (izleme, belgeleme, raporlama vb.) hak ihlallerine karşı mücadele ederler. Bu mücadelenin temel ilkeleri ise şiddetsizlik ve bağımsızlıktır.

Şebnem Korur Fincancı’ya; yukarıda dile getirilen şiddetsizlik ve bağımsızlık dahil insan hakları savunuculuğunun evrensel ilkelerini içselleştiren gerçek bir hak savunucusu olduğu için yıllardır vakfımızın başkanıdır. Bilimsel birikimi ve uzmanlığı sadece tıp alanında değil insan hakları alanında da dünya çapında kabul ve saygı görmektedir. O nedenledir ki uluslararası toplum, Bosna’da toplu mezarların açılması ve Avrupa’nın göbeğinde yaşanan soykırım gibi bir utancın ortaya çıkarılmasında sorumluluk almasını istemiştir. O nedenledir ki, Ortadoğu trajedisinin yaşandığı Filistin ve İsrail’de işkenceye maruz kalan binlerce Filistinlinin, Bahreyn’de işkence sonucu yaşamını yitiren gencin sesi olabilmiştir. O nedenledir ki, AİHM işkencenin belgelenmesi ve raporlanması için sevgili başkanımızın yazarlarından biri olduğu İstanbul Protokolü’nü devletlere ısrarla işaret etmektedir.

Evet, Mavi Marmara gemisinde yaşanan ihlallerin belgeleyicisi olmak, Abu Gharib’de işkence görenlerin hayata tutunmalarını sağlamak, dünyanın neresinde olursa olsun hakikati ama sadece hakikati savunmak sağlam bir ahlaki ve ilkesel duruşu ve mutlak anlamda bağımsız olmayı gerektirir.

Bir kez daha vurgulamak gerekirse, TİHV, T.C. Hükümetleri tarafından imzalanmış olsun ya da olmasın var olan tüm uluslararası sözleşmeleri ve Anayasayı temel alan, işkencenin son bulması ve insan haklarına saygının tesis edilmesi için 30 yıldır mücadele eden, uluslararası tanınırlığı ve saygınlığı olan, bağımsız bir insan hakları kuruluşudur. Prof. Dr. R. Şebnem Korur Fincancı da saygın ve bağımsız bir bilim insanı ve insan hakları savunucu olarak TİHV’in başkanıdır.

Sayın Cumhurbaşkanı’nın dün partisinin grup toplantısında sarf ettiği kabul edilemez ifadeler, hem sevgili başkanımızın hem de vakfımızın insan hakları savunuculuğu faaliyetlerini engellemeye yönelik tehdit ve baskı niteliğindedir. Yani uluslararası hukuk ve yasalarımız açısından suçtur. Gereği için ilgili makamları göreve davet ediyoruz.