TGS'den, yıpranma payı için basın kartı şartına tepki: 'Anayasa'ya aykırıdır'

TGS açıklamasında “Temel bir hak olan sosyal güvenlik hakkının ancak kanunla sınırlanabileceğine ilişkin Anayasa'nın 13. maddesinin ihlâl edildiği” tespiti yapılırken, Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından iptal edilen “basın kartı şartının” yeniden getirilmesinin gazeteciler arasında ayrımcılık yaratacağına dikkat çekildi.



13-11-2020 16:13

İleri Haber

TGS, gazetecilerin yıpranma payının basın kartı şartına bağlanmasına tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, “Mesleğin zorlukları, yıpratıcı yanları kart koşulu aramazken yıpranma hakkı için kart koşulu aranmaktadır. Bu düzenleme Anayasaya aykırıdır" ifadeleri kullanıldı.

Gazetecilerin beş yıl erken emekli olmalarını sağlayan yıpranma payı hakkının yalnızca basın kartı sahipleri için geçerli olmasını ön gören yasa teklifi önceki gün Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’ndan geçmişti. Konuyla ilgili bugün Türkiye Gazeteciler Sendikası’ndan (TGS) yapılan açıklamada düzenlemeye tepki gösterildi.

TGS açıklamasında “Temel bir hak olan sosyal güvenlik hakkının ancak kanunla sınırlanabileceğine ilişkin Anayasa'nın 13. maddesinin ihlâl edildiği” tespiti yapılırken, Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından iptal edilen “basın kartı şartının” yeniden getirilmesinin gazeteciler arasında ayrımcılık yaratacağına dikkat çekildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

Türkiye’de gazetecilik faaliyeti yürütenlerin yarısından azında bulunan basın kartı gazetecilik mesleği için bir şart, bir zorunluluk değildir. Gazetecilerin tamamı çalışırken yıpranmaktadır. Mesleğin zorlukları, yıpratıcı yanları kart koşulu aramazken yıpranma hakkı için kart koşulu aranmaktadır. Bu düzenleme Anayasaya aykırıdır.

11 saat kamera başında yayın yapan medya çalışanını yıpratan koşullar cebindeki karta bakmamaktadır. 24 saat deprem bölgesinde, enkaz başında çalışan muhabiri, onun göndereceği haberi gazeteye ya da televizyona aktaran meslektaşımızı yıpratan çalışma koşulları karta bakmamaktadır. Uzun süreli yayınlar nedeniyle baygınlık geçiren televizyoncuyu yıpratan çalışma koşulları karta bakmamaktadır. Savaş bölgesinde canı pahasına halka gerçeği ulaştırmaya çalışan foto muhabirini yıpratan çalışma koşulları karta bakmamaktadır. Milletvekilleri yasa çıkartırken, gece yarılarına kadar bu bilgileri topluma ulaştıran gazeteciyi yıpratan çalışma koşulları karta bakmamaktadır.

Ancak bu düzenleme ile görüyoruz ki gazeteciliği bir karttan ibaret sayan anlayış gazetecilerin taleplerine kulakları tıkamış bildiğini yapmıştır. Bu anlayış Anayasa Mahkemesinin verdiği kararı dikkate almamış, hukukun üstünlüğü ilkesini çiğnemiştir. Hukukla savaşan bir Meclis kabul edilemezdir.

Sendika olarak yıpranma payının tüm gazeteciler ile matbaa çalışanlarını kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmesi için mücadelede edeceğimizin bir kez daha ilân ediyoruz.