TEÖD: Öğretmenler, dinlenme yurdundan atılamaz

TEÖD, Şadiye Toptani Öğretmenevi'nin Vakıflar Genel Müdürlüğü'nce tahliye edilmesinin istenilmesine karşı basın açıklaması yaptı. Açıklamada "Öğretmenler, dinlenme yurdundan  atılamaz" denildi.



29-06-2020 15:45

İleri Haber

Türkiye Emekli Öğretmenler Derneği (TEÖD), bağışçı Fatma Şadiye Toptani'nin 1952 yılında İstanbul 6. Noterliği'nde yaptığı hibe ile İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından işletilen, ardından 1967 yılında İstanbul İl Özel İdare Müdürlüğü ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılan protokolle işletmesi TEÖD'e bırakılan Fatma Şadiye Toptani Öğretmenevi'nin 'Sultan Selim Hanı Kadim Vakfına aittir' denilerek Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 30 gün içinde tahliye edilmesinin istenilmesine karşı Kadıköy Fatma Şadiye Toptani Öğretmenevi önünde basın açıklaması yaptı.

TEÖD'in açıklamasında "Nasıl oluyor da muallimler yurdu olmak kaydı ile hibe edilen yer Sultan Selim Han Kadim Vakf’nın oluyor, miras hukuku yok sayılıyor? Mülkiyet hakkı kaldırıldı mı?" ifadelerine yer verildi.

Açıklamada ayrıca "Biz öğretmenler, köşk ve bahçemizin hibe şartındaki amacına uygun olarak öğretmenlerin ve dostlarının dinlenebileceği bir tesis haline gelmesini istiyoruz. Kadıköy Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile işbirliği yaparak  Emekli öğretmenlerin ve dostlarının bahçemizde, huzur içinde kalmalarını, dinlenmelerini, Anadolu’dan gelen öğretmenlerin kalıp dinlenebileceği bir yer haline getirilmesini sağlayacağız" denildi.

'HAK, HUKUK, ADALET İSTİYORUZ'

Açıklamada "Öğretmenler, dinlenme  yurdundan  atılamaz" ifadelerine yer verilirken, "Hak, hukuk, adalet ,istiyoruz" denildi.

Basın açıklamasının tamamı şu şekilde:

Vakıflar Genel Müdürlüğü İstanbul ikinci Bölge Müdürlüğü, biz Türkiye Emekli Öğretmenler Derneğİ Genel Merkezine ,53 yıldır bir protokolle ikamet ettiğimiz yeri, “Sultan Selim Hanı Kadim Vakfına” aittir diyerek, işgalci olduğumuz gerekçesi ile 30 gün bitiminde tahliye edeceğini belirtiyor.

Bağışçı Fatma Şadiye Toptani hanımefendi 1952 yılında İstanbul 6. Noterliği'nde yaptığı hibe senedinde “159pafta,417ada,68parsel,Tevfik amir sokağında kain olup,Esatpaşa köşkü adı ile maruf,mutasarrıfı bulunduğum köşkü bütün müştemilat,,arsa ve sair kıymetleri ile birlikte İstanbul vilayeti birleşik idaresine muallimler yurdu olmak kayıt ve şartı ile birlikte ,kendi rıza ve muvaffakatımla terk ve hibe ettim. İşbu köşkün daimi olarak muallimler yurdu olarak kalmasını ve maksadı hibenin hiçbir suretle değiştirilmesi kati arzumdur. Bu hibeyi yapmakla derin bir hazzı manevi duymaktayım. Bu eserim memleketin irfanına hizmet edenlere küçük bir faide sağlarsa benim için en büyük şeref ve mükafat olacaktır. Arzum bundan ibarettir” demektedir.

Tapu İstanbul İl Özel idaresine bırakılıyor. Şöyle ki;”Fatma Şadiye Toptani namına kayıtlı iken hibe etmiştir. Mezkür Gayrımenkul Muallimler yurdu olmak ve ileride İstanbul Belediyesi ile özel idare ayrıldığı taktirde özel idareye ait olmak üzere hibe edildiğinden tescil edilir.”

1952 yılında işletme hakkı kendilerine verilmesi nedeni ile İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından işletilmiş, 1967 yılında.İstanbul İl Özel İdare Müdürlüğü ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılan protokolle işletmesi  Kamu Yararına Çalışır Türkiye Emekli Öğretmenler Derneği'ne  bırakılmıştır.  Derneğimizin, günün koşullarına göre gerekli görmesi üzerine 1991 yılında yönetim kurulumuzun aldığı kararla  Fatma Şadiye Toptani Öğretmenevi olarak  çalışmasına sürdürdü. Derneğimiz de yaptığı protokolle  işletmesinin öğretmenlerin yararına olmasını takip etmek üzere öğretmenevinin yönetiminde ağırlıklı olarak yer almıştır.

Öğretmenevi zarar ettiği gerekçesi ile kapatıldı. Biz dernek olarak protokollerden kaynaklanan yetkimiz ile günümüze kadar varlığımızı, tesisin amacına uygun faaliyet göstermesini sağlamak üzere faaliyetlerimizi sürdürmekteyiz.     

Ancak bugün Vakıflar Genel Müdürlüğü ahşap köşk ve bahçeninin ,  Sultan Selim Han Kadim Vakfı'na  ait olduğunu ifade etmektedir. Fatma Şadiye Toptani 1863 yılında satın almış ve muallimler yurdu olarak kullanılsın diye muallimlere hibe etmiştir. Nasıl oluyor da muallimler yurdu olmak kaydı ile hibe edilen yer Sultan Selim Han Kadim Vakf’nın oluyor, miras hukuku yok sayılıyor? Mülkiyet hakkı kaldırıldı mı?

Bu işlemin yürütmesinin durdurulması ve iptal edilmesi için dava açtık.

Biz öğretmenler köşk ve bahçemizin hibe şartındaki amacına uygun olarak öğretmenlerin ve dostlarının dinlenebileceği bir tesis haline gelmesini istiyoruz. Kadıköy Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile işbirliği yaparak  emekli öğretmenlerin ve dostlarının bahçemizde, huzur içinde kalmalarını, dinlenmelerini, Anadolu’dan gelen öğretmenlerin kalıp dinlenebileceği bir yer haline getirilmesini sağlayacağız.

Muallimler Dinlenme Yurdu gasp edilemez.

Öğretmenler, dinlenme  yurdundan  atılamaz.

Hak, hukuk, adalet istiyoruz.