Temelli: Soylu eğer bu hediyeyi almadıysa atadığı vali evrakta sahtecilik işi yapıyordur

HDP, kayyum hukuksuzluğu, yargı paketi, demokrasi ittifakı ve demokratik anayasa gündemleriyle yürüttüğü görüşmelere devam ediyor.



27-08-2019 13:50

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli başkanlığındaki HDP heyet, ÖDP yöneticileriyle bir araya geldi. 

Demokrat Haber'de yer alan habere göre, Temelli şu açıklamayı yaptı:

Beklenildiği gibi 19 Ağustos’ta bir sivil darbe ile karşı karşıya kaldık. Bu, 12 Eylül mirasına 28 Şubat aklına sahip çıkmaktan başka bir şey değildir. Hem de AKP eliyle 28 Şubat aklı bugün Mardin’de, Diyarbakır’da Van’da hayata geçirilmiştir. Şiddetin sokakta nasıl kol gezdiğine bir kez daha tanıklık ettik. Bir kez daha savaş politikasından beslenenlerin nasıl bir zulmü dayattıklarını hep birlikte izliyoruz. 

Her şey bütün çıplaklığı ile ortada. Ama bu zihniyete karşı mücadele etmekten başka seçeneğimiz yok. Demokrasi, barış konusunda toplumun tüm kesimleri, tüm siyasi partiler, muhalefet, emekçiler, kadınlar bir araya gelmeli. Bir demokrasi zemini yaratmalıyız, bu zeminde bütün farklılıklarımızla; tıpkı Türkiye gibi, bir araya gelerek bir çözüm üretmeliyiz. Başta Kürt meselesi olmak üzere Türkiye'nin tüm sorunlarına çözüm üretmeliyiz, bu gidişata bu darbeci gidişata, bu savaş politikalarına hep birlikte dur demeliyiz. 

Biz umudumuzu koruyoruz, her türlü saldırıya rağmen inanıyoruz ki, Türkiye halkları, Kürt halkının ve emekçilerin vermiş olduğu bu mücadele zemininde, Türkiye’deki kadınların verdiği bu mücadele zemininde bir araya gelecek, yan yana duracaktır. Bir yol açacaktır. Biz buna 3’üncü yol diyoruz. Mutlaka bir yol açılacaktır. Türkiye bu iktidara, bu zihniyete mahkum değildir. Her gün Türkiye halklarını tehdit eden, savaş politikalarını dayatan, kayyımcı anlayışı yaygınlaştıran bu yaklaşıma ve anlayışa mahkum değiliz. 

Bir dosya hazırladık ve bu dosyayı sevgili başkana da takdim etmek istiyoruz. Bu dosyada demokrasi ittifakı konusunda ne düşündüğümüz var. Bu ittifakı birlikte örme konusunda neler yapabiliriz, önerilerimiz var. Tabii ki tüm siyasi partiler önerilerini ortaya koyacak ve mutlaka bir buluşma, bir ortaklaşma gerçekleşecektir. 

Diğer taraftan anayasa konusunda hazırladığımız bir strateji belgemiz var. Bu toplum bir anayasa yazmalıdır, Türkiye halkları kendi anayasasını yazmalıdır. Eşit yurttaşlık temelinde bir anayasa var etmek durumundayız. 12 Eylül cuntasının yamalı bohça haline gelmiş anayasasına mahkum değiliz. 

Yargı reformu konusunda da yol temizliği dediğimiz bir dosya sunuyoruz. Türkiye’de yargı eliyle çok geniş bir mağduriyet yaratılmış durumda. Tüm bu mağduriyetlerin bir an önce aşılması için Meclis'i bu konuda inisiyatif almaya çağırıyoruz. Ekim ayını beklemeye gerek yok mağduriyet sürüyor, mağduriyet sürdükçe her gün cezaevinde yerinden yurdundan uzaklaştırılmış insanlar açısından büyük acılar yaşanıyor. "Buna bir an önce son verebiliriz" dedik ama maalesef bu çağrımız da karşılıksız kaldı. Ekim ayında Meclis açılır açılmaz belki de ilk gündemi bu olmalı. Yargı konusunda adımlar atılmalı. Bakın Adalet Bakanının hazırladığı bu yargı reformu strateji belgesi meselesi üzerine Meclis kapanmadan adım atılmış olsaydı bugün belki de bu tabloları yaşamıyor olacaktık. 

Maalesef Meclis'teki iktidar bloku demokrasiden kaçmaya, hukuktan kaçmaya devam ediyor. Biz de ısrarla diyoruz ki bu ülkeye barışı da, demokrasiyi de yan yana gelerek, mücadelemizle biz getireceğiz. 

Soru: Kayyımların hediyeleri ile ilgili tartışma soruyor, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu bugün bir yanıt verdi, “Ben böyle bir hediye almadım, belediyeden aldığım hiçbir hediye yok. Mardin Belediyesi'nin tek bir etkinliğine katıldım, o da bir iftar davetiydi” yanıtı vermiş. Sanıyorum sizin elinizde belgeler var. Olayın iç yüzü nedir? Bu yanıtı nasıl değerlendiriyorsunuz.  

Sondan başlayalım bir kere o iftar davetinde kaç kişi yemek yemişler ve o iftar davetinin faturası ne? Bir kere bunu açıklasın. Ayrıca eğer bu hediyeyi almadıysa atadığı vali demek ki evrakta sahtecilik ve naylon fatura işi yapıyordur. Hemen gitsin onu araştırsın. Bize cevap yetiştirmek yerine yapması gerekeni yapsın.