Temelli: Cizre'yi unutmadık, hepiniz oradaydınız, yargılanacaksınız!

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli partisinin Adana İl Örgütü’nün 3. Olağan Kongresi’nde yaptığı konuşmasında, "Cizre bodrumlarında insanların diri diri yakılmalarını unutmadık. Sanki hiç geçmiş yok gibi konuşuyorlar. Biliyoruz, hepiniz oradaydınız, bu nedenle hepiniz yargılanacaksınız" dedi.



14-12-2019 16:55

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, partisinin Adana İl Örgütü’nün 3. Olağan Kongresi’ne katıldı. “Umut ve cesaretle örgütlenelim, faşizmi yenelim” şiarıyla yapılan kongreye, milletvekilleri Tülay Hatimoğulları ve Kemal Peköz, önceki dönem Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ'ın anne ve babası ile çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi yer aldı. 

Sözlerine Figen Yüksedağ ve Selahattin Demirtaş ile cezaevinde olan milletvekilleri ve partilileri selamlayarak başlayan Temelli, kongreye katılımın yüksek olmasına dikkati çekerek, iktidarın baskılarına bu şekilde cevap verdiklerini ifade etti.

‘DİRİ DİRİ YAKILMALARINI UNUTMADIK’

İktidarın geçmişi ve bugünüyle Kürt düşmanı politikaları ile hatırlandığını vurgulayan Temelli, Cizre ve Silopi’de 14 Aralık 2015’te ilan edilen sokağa çıkma yasaklarının 4üncü yıldönümü olması nedeniyle o dönem yalananlar üzerinde durdu. Temelli “10 kente uygulanan ablukalar sonucu yüzlerce insan katledildi. Nedeni demokrasiden kaçmak için saldıran bu ceberut iktidardır. Bugün de aynı saldırılar sürüyor. Cizre’yi, Cizre bodrumlarında insanların diri diri yakılmalarını unutmadık. Sanki bunlar yaşanmamış gibi konuşuyorlar. Sanki hiç geçmiş yok gibi konuşuyorlar. Biliyoruz, hepiniz oradaydınız, bu nedenle hepiniz yargılanacaksınız” dedi. 

"HEPİNİZ BİRLİKTE YARGILANACAKSINIZ"

Barış masasının sadece Türkiye’de değil, Ortadoğu’da da barış demek olduğunu ifade eden Temelli, “Sevgili arkadaşlarım, 17 yıldır bu iktidar istikrarlı bir şekilde Kürt düşmanlığı yapmaya devam ediyor. 4 yıl önce bugün ablukalar başladı. 10 kente uygulanan ablukalar sonucu yüzlerce insan katledildi. Nedeni neydi? Nedeni bu ceberut iktidar barıştan, demokrasiden kaçmak için Kürtlere saldırdı, katliamlar yaptı. Cizre'yi unutmadık. Bebeklerin, kadınların, insanların katledildiği günleri unutmadık. Mehmet Tunç'u, Asiye Yüksel'i unutmadık. Sur' u unutmadık. Bugün dönüp baktığımızda o günün mimarları sanki hiç bunlar yaşanmamış gibi konuşuyor. İktidardan kopanlar hiç alakası yokmuş gibi, konuşuyor. Hepiniz oradaydınız. Hepiniz birlikte yargılanacaksınız. Çöktürme planları yıllardır sürüyor. Yıktıkları masa Ortadoğu'da, Türkiye'de barış demekti. Bir çözüm aklı vardı, o çözüm aklını yok sayanlara karşı bütün samimiyetimizle barışa demokrasiye sahip çıkmaya devam ediyoruz. O masa kurulacak. O masada Sayın Öcalan’la birlikte demokratik çözüme gidilecek. Masayı yıkanlar savaş getirdi. Biz barışa ve demokratik çözüm adına aynı kararlılıkla devam ettiriyoruz. Masalar kurulacak. O masanın muhatabı Sayın Öcalan ile emekçilerle, kadınlarla bu ceberut iktidara karşı mücadele var edilecektir” ifadelerini kullandı. 

"ÜLKE AÇIK CEZAEVİNE ÇEVRİLMİŞ DURUMDA"

Temelli, AKP’nin iktidarda kalabilmek için düşman yaratma politikası ürettiğini de belirtti. Keyfi iddianamelerle partililerine yönelik tutuklamaların yapıldığına söyleyen Temelli, tecrit politikalarına dikkat çekti.

Temelli, “Adaletsizlik her yerde koskoca ülke açık cezaevine çevrilmiş durumda. İnsan hakları ihlali dediğimiz bu karneye baktığımızda dönüp o tecrit hukukuna bakmak zorundasınız. Cezaevlerinde siyasi tutsaklar olsun, adli tutsaklar olsun, cezaevleri işkence yuvasına dönmüştür" dedi. 

"Bu iktidar kendisini savaş baskı ve faşizan tutumlarla var ediyor" diyen Temelli, şöyle devam etti: "Bugün bir tecrit vardır. Tecridin olduğu yerde hukuktan anayasadan demokrasiden bahsedemeyiz. Tecrit hukukuyla ayakta durmalarının sebebi demokratik çözüm yollarını tıkamaktır. Tecrit artık sadece İmralı'da değildir. Tecride karşı çıkmak hukuk devletine sahip çıkmaktır. Türkiye açık cezaevidir ve cezaevlerinde bugün 280 bin kişi vardır. Buralar artık cezaevi değil işkencehaneye dönüşmüştür. Osmaniye’de açlık grevindeki tutsaklar bunun en büyük göstergesidir. Her gün her yerde gözaltılar var. Sabah gözümüz bugün acaba hangi ilimizde gözaltı var diye bakıyoruz Sabah akşam HDP ile uğraşmaktan başka bir şey yapmıyorlar."

"BU HUKUKSUZLUK KABUL EDİLEMEZ"

İnsan hakları ihlallerinin başını alıp gittiğini, resmi rakamlara göre 139 gazetecinin tutuklu olduğunu hatırlatan Temelli, Saray’ın kabul etmediği gazetecilerle sayının daha fazla olduğunu ifade etti.

Temeli, “Basın özgürlüğü yok. Talimatlı bir yargı var. 17 bin faili meçhul var. Her hafta Cumartesi Anneleri sesini haykırıyor. Bu sesi duymayan yargı beraat kararı veriyor. Bu hukuksuzluk kabul edilemez” diye konuştu.  

Türkiye’de siyaset zemini olmadığını da söyleyen Temelli, bugün siyaset yapmanın hak ihlallerine karşı mücadele anlamına geldiğinin altını çizdi. Yine kadın mücadelesinin iktidarın hedefine olduğuna işaret eden Temelli, “Çünkü faşizmi yıkacak olan şeyin kadın mücadelesi olduğunu biliyorlar. Ne mutlu bize ki HDP bir kadın partisi” dedi.

"BÜTÇENİN BİR KISMI BETON, BİR KISMI DA SAVAŞ TÜCCARLARINA"

Günde 5 iş cinayeti yaşandığına dikkat çekerek, iktidarın işçiler için cehenneme dönüştüğünü kaydeden Temelli, talan, yolsuzluk ekonomisi ile kaynaklar dağıtılırken bütçenin bir kısmının beton bir kısmının savaş tüccarlarına ayrılığını söyledi. Bütçe hakkına sahip çıkılması gerektiğini ifade eden Temelli, “Bütçede yapılacak olan kamu harcamaları halk için olmalıdır. Sağlık, eğitim, barınma hakkı için olmalı, emekçinin hakkını korumalı, toplumsal cinsiyete dayalı bir bütçe olmalı" diye belirtti.

Temelli, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bugün bu iktidar vesayet sistemini çok daha katı bir hale getirmiştir. Bunun adı kayyım rejimidir. Gasp edilen şey Kürt halkının iradesidir. Türkiye’de demokrasi zeminini var edeceksek, Kürt halkının iradesine saygı duymaktır. Bugün herkese sesleniyorum. Bu rejim sizi de teslim alır. Kayyım rejimine sessiz kalıyorsunuz sizin de yakında kapınızı çalar bu iktidar. Bu topraklarda yaşayan tüm kimlikler demokrasi mücadelesine sahip çıkmalıyız. Bakın bir şiddet girdabında yaşıyoruz. Taybet Ana hala o sokakta yatıyor. Biz Taybet Ana'nın cenazesini onurlu bir şekilde kaldıramadık. Taybet Ana orada yatmaya devam edecektir. Cemile'inin cenazesi hala o buzdolabındadır.

'KİMSEYE TAHAMMÜLÜ YOK' 

Kadına tahammülü yok. Erkek egemen siyaset, kendisinin kadının düşüncesini emeğini sömürerek her gün yeniden var etmeye çalışıyor. Eşbaşkanlık sistemine saldırıyorlar. Çünkü kadınlarla başkanlığı paylaşmak istemiyorlar. Biliyorlar ki bu faşizmi yıkacak olan şey kadın mücadelesidir. Her gün 5 işçi yaşamını yitiriyor. Varın emeğin durumunu siz düşünün. Emeğin hakkını savunmak kadın cinayetlerine kayıma karşı çıkmaktır. Bu iktidar bu saldırgan tutumunu sürdürdükçe ülke dışına çıkıp sınır dışına savaş açıyor. Bugün Suriye’de tek olumlu şey aslında Rojava. Bütün halkların bir arada yaşadığı bir mahal oluşturmuş oldu. Bu iktidar nerede bir yaşamın filizlendiğini görse oraya saldırıyor. Bakınız Afrin. Biz buna savaş dediğimizde buna ‘savaş demeyin’ dediniz.  

"BİR ÇETE KUŞAĞI OLUŞTURULMAYA ÇALIŞILIYOR"

Zamanında Arap kuşağı oluşturulmaya çalışılmıştı. Bugün bir çete kuşağı oluşturulmaya çalışıyor. İster ÖSO deyin, ister Milli Suriye Ordusu deyin, bunlar çete. Bu çete terörist, katliamcı terörist. Ama iktidara göre bu çeteler hariç herkes terörist. Patatesin, soğanın terörist olduğu yerde bir bu IŞİD artıkları terörist değildi. Bağdadi 5 kilometre ötede konaklıyor, çoluğa çocuğa karışacak neredeyse, bakan çıkıp haberinin olmadığını söylüyor. Şimdi de bir Libya bir anlaşma yaptık diyor. Bak bakalım Libya’ya, senin anlaşma yaptığın Libya mı yoksa İhvan artığı Trablusgarp yönetimi mi? Bütün dünyanın çöküşünü tescillediği yerde sen gidip anlaşma yapıyorsun. Bütçe görüşmeleri sürüyor. HDP'li vekiller gerçekleri yüzüne vurdukça şaşkına dönüyorlar. Emekçiden alıp,  damada savaşa, kendisine aşık patronlara veriyor parayı."

YENİ EŞBAŞKANLAR SEÇİLDİ

Temelli’nin konuşması ardından faaliyet ve mali raporu okundu. Raporların okunması ardından gidilen seçimde HDP Adana İl Eşbaşkanlığı’na Gülseren Tural ve Mehmet Karakış seçildi.