TDK: Tabelasında yabancı sözcük kullanan fazla vergi ödesin

TDK Başkanı Prof. Dr. Gürer Gülsevin "Yerli ve yerlileşmiş olmayan unsurları tabelaya yazanlardan fazla vergi alınabilir" ded.



08-08-2018 16:28

Türk Dil Kurumu (TDK) Başkanı Prof. Dr. Gürer Gülsevin “Ticaretle uğraşan insanlar başka endişelerle yabancı isimleri kullanıyor. Onun için yaptırım olabilir mi, olur. Devlet bir kanun çıkarır, Türkçede kullanılmayan, yerli ve yerlileşmiş olmayan, bize yabancı olan unsurları tabelaya yazdırtmayabilir veya yazıyorsa da bazı yerlerde uygulandığı gibi, fazla vergi alabilir" açıklamasında bulundu. 

Gülsevin, Harf Devrimi’nin başlangıcı kabul edilen 9 Ağustos 1928’in yıl dönümü vesilesiyle açıklamalarda bulundu. 

Gülsevin, Türkçe'nin kullanımında, konuşma dilinde yabancı kökenli kelimelerin kullanılabildiğini, telaffuz yanlışlarının yapıldığını, sosyal medyada özellikle gençlerin farklı kısaltmalar kullandığını anlatarak, "Bunlar hepimizin bildiği ama maalesef özümsediğimiz şeyler. Kurbağaların, suyun içinde kaynadığını tamamen pişene kadar farketmemesi gibi... Bunları kanıksadık gidiyoruz, kanıksamamak lazım” dedi. 

‘GEREKSİZ YABANCI KELİMELERİ KULLANMAK DA BİR HASTALIK’

TDK'nin görev tanımı itibarıyla yaptırım yetkisinin olmadığını ama bu tip kullanımların yanlış olduğunu anlatmak üzere sorumlulukları bulunduğunu aktaran Gülsevin, şunları kaydetti: 

"Türkçenin doğru kullanımıyla ilgili duyarlılığı, farkındalığı yükseltmemiz gerekiyor. Bunun için Türk Dil Kurumu çalışmalarını yapıyor. Ama ticaretle uğraşan insanlar başka endişelerle yabancı isimleri kullanıyor. Onun için yaptırım olabilir mi, olur. Devlet bir kanun çıkarır, Türkçede kullanılmayan, yerli ve yerlileşmiş olmayan, bize yabancı olan unsurları tabelaya yazdırtmayabilir veya yazıyorsa da bazı yerlerde uygulandığı gibi, fazla vergi alabilir. Gereksiz yabancı kelimeleri kullanmak ise bir başka sorun. Bu da bir hastalık. Günümüzde özentiyle Türkçe ile ilgisi olmayan, tamamen yabancı kelimeleri kullanmak bazılarının hoşuna gidiyor." 

'TDK OLARAK VAZİFEMİZ ZAPTİYELİK VE GÜMRÜK MEMURLUĞU DEĞİLDİR'

Gülseven’in açıklamalarının devamı şöyle: 'Dilimiz kimliğimiz' derken, sadece kökeni Türkçe olan kelimeleri kastetmiyoruz. Kökenleri yabancı da olsa alıp dilimizde yerleştirdiğimiz unsurlar bizim olmuş demektir. Bugün için 'yabancıdır' diyebileceğimiz kelimeler ise Türkçe konuşanlara gerçekten yabancı gelen unsurlardır. Örneğin bugün 'drone' kelimesi bize yabancıdır. Onu bugün önerilecek bir Türkçe karşılığıyla telaffuz edersek kendimizi koruruz. Fakat hassasiyet göstermeden öylece bırakırsanız 30 yıl sonra o da Türkçeleşir."

“TDK olarak bizim vazifemiz dışarıdan yabancı tehdidi gördüğümüz zaman ona karşılıklar bulmak, duyarlılığı artırmak için programlar yapmaktır. Bu TDK'nin vazifesidir ama zaptiyelik ve gümrük memurluğu yapmak değildir. Televizyona Türkçe karşılık bulamamışız ve Türkçeleşmiş. O yerli olmuş artık. 3 yaşındaki çocuk Fransızca bilmediği halde televizyonu, Arapça olan kitabı anlıyorsa o artık Türkçedir." (AA)