Taşra sıkıntısına dair sıkıntılı bir yazı

Sinemaya gidiyoruz, taşra. Romana dalıyoruz, taşra. Hikâye zaten taşra...



05-10-2018 08:55

Dönüşüm ve dönüştürme iradesi olmayınca büyüyen bir sıkıntı. Mücadele olmayan yerden çıkıyor hep bu bela. “Sıkıntı yok” diye “üst”ünü sakinleştirmeye çalışan “ast”tan çıkıyor. Memurluktan. Dükkâna uğrayana küçük bir kazık çakıp gününü kurtarmaktan çıkıyor. Esnaflıktan. Küçük çıkar ve kazançlarının peşinde, derenin suyunu sadece kendi tarlasına yönlendiren kurnazlıktan çıkıyor. Köylülükten. Kasabanın huzurunu sağlamakla görevli jandarmanın ve kaymakamın aldığı tedbirlerden çıkıyor. (Ece Ayhan’ın ifadesiyle) Sarı devletten. Hepsinin ayrı ayrı hikâyesi var ama dönüşmüyor, dönüştürmüyor.

Yazının devamı için tıklayınız