'Tacizci, tecavüzcü erkekler İstanbul Sözleşmesi'nden rahatsız' sözleri Yeniden Refah Partilileri 'rahatsız' etti...

Yeniden Refah Partisi İstanbul İl Örgütü, İstanbul Çağlayan Adalet Sarayı’na giderek, "Eşine, sevgilisine ya da hiç tanımadığı bir kadına şiddet uygulayan, katleden, tacizci, tecavüzcü erkekler İstanbul Sözleşmesi'nden rahatsız" sözleri nedeniyle CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka hakkında suç duyurusunda bulundu.



17-08-2020 21:45

Hazırladıkları 50 farklı suç duyurusu dilekçesini savcılığa sunan Yeniden Refah Partisi İstanbul Örgütü’ne bağlı bir grup, dilekçelerin ortak metninde CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka’nın 12 Ağustos günü yaptığı basın açıklamasını hedef aldı.

Söz konusu basın açıklamasında Nazlıaka’nın, "Erkekler, İstanbul Sözleşmesi'nden rahatsız değil; eşine, sevgilisine ya da hiç tanımadığı bir kadına şiddet uygulayan, katleden, tacizci, tecavüzcü erkekler rahatsız" ifadelerini kullandığı ve bu sözleriyle “halkı kin ve düşmanlığa teşvik”, “halkı aşağılama”, hakaret gibi suçları işlediğini öne süren Yeniden Refah Partisi İstanbul Örgütü, Nazlıaka’nın yargılanarak cezalandırılmasını istedi. Suç duyurusunda, İstanbul Sözleşmesi’ni eleştirenlerin “tacizci, tecavüzcü” olarak gösterilerek hakarete ve aşağılamaya maruz kaldığı savunuldu.

‘İSTANBUL SÖZLEŞMESİ, TOPLUMLARI OLUŞTURAN TEMEL DEĞERLERİ REDDEDİYOR!’

Savcılığa suç duyurusunun bulunulmasının ardından adliye önünde konuşan Yeniden Refah Partisi İstanbul İl Başkan Yardımcısı Mahmut Gül, İstanbul Sözleşmesi’nin “toplumları oluşturan temel değerleri reddettiğini, toplumsal cinsiyet kavramı oluşturduğunu ve kadın erkek arasındaki fıtrat farklılığı haricinde bir cinsiyet anlayışı benimsediğini” iddia etti.

Gül şunları söyledi: "Kadına, erkeğe kime olursa olsun cinayet veya işkence gibi suçları işleyenlere karşı verilmesi gereken ceza, suçun mahiyetine uygun cezalandırmadır. Kadın cinayetleri üzerine gitmeyi kendine amaç edinmiş, bu konu hakkında sürekli siyasi söylemde bulunan başta CHP ve tüm siyasi partilere, 'hukuki olarak olay içerisinde hiçbir indirim sebebi olmayan cinayet, işkence vs. suçlara karşı kısasa kısas hükmü uyarınca yasal düzenlemeleri yapma çağrısında' bulunuyoruz. Eğer samimi şekilde kadın haklarını savunuyorsanız, bu çağrımıza kulak veriniz. Aylin Nazlıaka hanımefendi, sözleşmeye karşı çıkanlar hakkında 'tecavüzcü ve tacizcilerdir' şeklinde bir ifadede bulunmuştur. Bahsettiği üzere fikrimizin dayanağı sapkınlık veya tecavüzcülük değil, aksine aile kavramını, gelecek nesillerin ahlakını ve maneviyatını korumaktır. Batı kültürünün parçası olan ülkelerin ahlaki sebeplerle imzalamadığı, imzalayanların da çekilmeye devam ettiği bir sözleşme üzerinden bizlere hakaret edilmesi hiçbir surette kabul edilmeyecektir. Hanımefendinin hakaretleri, ülkeyi ayrımcılığa ve bölücülüğe sevk etmektedir."