Suruç’ta yitirilenler anılıyor

Suruç Katliamı’nda hayatını kaybedenler canlı bomba saldırısının yaşandığı yerde ve yurt genelinde düzenlenen eylemlerle anılıyor.



20-07-2018 13:17

İleri Haber

Şanlıurfa’nun Suruç ilçesinde IŞİD’in canlı bomba saldırısı sonucu hayatını kaybeden 33 kişi katliamın yaşandığı yerde ve yurt genelinde yapılan eylemlerle anılıyor.

20 Temmuz 2015’te, Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu’nun (SGDF) çağrısıyla, IŞİD saldırısı altında olan Suriye’nin Kobane bölgesine oyuncak ve insani yardım malzemeleri götürmek için yurdun çeşitli yerlerinden gelen 300 kişi Urfa’nın Suruç ilçesinde bir araya gelmişti. Burada yapılan basın açıklaması esnasında, Suriye, Irak ve Türkiye’de katliamlar yapan cihatçı terör örgütü IŞİD üyesi Abdurrahman Alagöz tarafından bir canlı bomba saldırısı düzenlenmiş, saldırıda 33 kişi hayatını kaybetmiş, 100’e yakın kişi de yaralanmıştı.

33 kişi katliamın 3. yıldönümü olan bugün başta katliamın yaşandığı Suruç olmak üzere İstanbul ve Ankara gibi büyük kentlerin de olduğu yurt genelinde anılıyor.

SURUÇ

Katliamın yaşandığı Suruç ilçesinde hayatını kaybedenleri anmaya gitmek isteyenler, ilçedeki yoğun polis ablukasıyla karşılaştı.

İlçede çok sayıda polis arama noktası kurulurken, katliamın düzenlendiği Amara Kültür Merkezi'nin olduğu alana ise kimsenin girmesine izin verilmiyor. Basın açıklamasının düzenlenmesi için ise görüşmeler sürüyor.

İSTANBUL

33 yurttaş genç için İstanbul’da da bir anma düzenlendi. Gazi Mezarlığı’nda düzenlenen anmaya hayatını kaybedenlerin aileleri, arkadaşları ve TİP Kurucu Meclis Üyesi ve HDP Milletvekilli Erkan Baş ile CHP’li Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da katıldı.

Burada bir konuşma yapan Milletvekili Erkan Baş, “Suruç, uzun ve kanlı bir sürecin ilk adımıydı” dedi.

Katliamın karanlık bir sürecin miladı olduğunu vurgulayan Baş şunları söyledi:

“Bugün burada yoldaşlarımızı kaybetmenin üzüntüsünü, acısını yaşıyoruz ama bu iktidardan bunun hesabını sormanın kararlılığını, inadını daha da büyütmek için, söz vermek için yoldaşlarımızın yanına geldik. Suruç, Türkiye’nin yakın tarihi açısından bir milattır. Bu iktidara dönük, halkın birleşik örgütlü mücadelesinin elde ettiği bir kazanımı olan 7 Haziran seçimlerinin sonuçlarını ortadan kaldırmak üzere planlanan ve doğrudan Türkiye’yi yönetenler tarafından planlanan uzun ve kanlı bir sürecin ilk adımıydı Suruç. O yüzden bizim içinde bu iktidara karşı mücadelenin en önemli başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Bu dava sonuçlanana kadar, bu yoldaşlarımızın mücadelesi zafere ulaşana kadar bizim için bu dava bir milat, bir mihenk taşı olmaya devam edecek. 3 yıl önceki yoldaşlarımızın tüm duygularını, tüm düşünce, inanç ve kararlılıklarını geleceğe taşımak üzere burada olduğumuzu ifade etmek istiyorum.

Bu bölgede, bu ülkede yaşayan bütün halklar, egemenliklerin, iktidar sahiplerinin, faşistlerin, gericilerin, çetecilerin tüm çabalarına rağmen bu mücadeleyi birlikte omuz omuza yan yana sürdürmeyi devam edeceğiz. Hem ülkemiz, hem bölgemiz hem de dünyamız için bütün halkların eşit, özgür, kardeşçe, barış içinde yaşayacağı bir coğrafyaya dönecek. Kobane’deki çocuklar mutlaka gülecek, öğrenecek, eğlenecek. Onlarla birlikte yeni bir dünyayı aratma kararlılığıyla buradayız. Yoldaşlarımıza bir kez daha söz veriyoruz; başlattıkları yürüyüş, yükselttikleri bayrak mutlaka daha yukarılara gidecek. Suruç için, herkes için adaleti biz kazanacağız. Bu mücadeleyi biz kazanacağız. Anıları önünde bir kez daha saygıyla eğiliyorum."