Şüpheli ölümü aydınlatılmayan Alara'nın arkadaşlarından çağrı: Kasten öldürme şüphesi dikkate alınmadı

Okulunun Ankara'ya düzenlediği gezide hocası Hasan Atilla Güngör'ün odasında ağır yaralanmış halde bulunduktan sonra hayatını kaybeden Alara Karademir'in arkadaşları, kasten öldürme şüphesinin dikkate alınmadığını ve adalet istediklerini vurgulayan bir çağrı metni yayınladı.



03-05-2019 16:21

İzel Sezer - @izelsezer

İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Alara Karademir, okulunun Ankara'ya düzenlediği gezide hocası Hasan Atilla Güngör'ün odasında ağır yaralanmış ve baygın halde bulunmuştu. Karademir, yoğun bakımda tedavisi devam ederken beyin ölümünün gerçekleşmesi sonucu hayatını kaybetmişti.

Alara Karademir'in ölümünde cinayet şüphesi olmasına rağmen soruşturma sürecinin sonunda şüpheli Hasan Atilla Güngör hakkında "başkasını intihara yönlendirme, yardım etme" suçundan dolayı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilirken; Alara'nın dava dosyasını inceleyen arkadaşları ve avukatlar bir açıklama yazarak kamuoyunu dayanışmaya çağırdı.

Alara'nın ölümün nedeniyle "kasten öldürme suçundan" dolayı kamu davası açılması gerektiğinin vurgulandığı açıklamanın tamamı şu şekilde:

Alara 21 yaşında bir hukuk öğrencisiydi. İstanbul Kültür Üniversitesi'nde öğrenimini sürdürmekteydi. 23 Mart 2018'de fakülteden hocası Hasan Atilla Güngör'ün de katıldığı bir okul gezisiyle Ankara'ya gitti. 23'ünü 24'üne bağlayan gece Hasan Atilla Güngör'ün otel odasındaki banyoda boynundan asılı halde bulundu. Kaldırıldığı hastanede 29 Mart günü hayatını kaybetti. Cinayet şüphesi olmasına rağmen soruşturma sürecinin sonunda şüpheli Hasan Atilla Güngör hakkında "başkasını intihara yönlendirme, yardım etme" suçundan dolayı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildi. 

'ALARA'NIN ÜZERİNDE BASKI KURMAYA ÇALIŞTI'

Alara üniversitenin Anayasa Hukuku Ana Bilim Dalında akademisyen olmayı istemekteydi. Hasan Atilla Güngör de aynı ana bilim dalında Alara'nın hocasıydı. Hasan Atilla Güngör Alara'nın akademik hedeflerinin farkında olarak Alara'yla aralarındaki öğretmen-öğrenci ilişkisini uzun süre suistimal etmiş, Alara'nın üzerinde baskı kurmaya çalışmıştır. Uzun süre boyunca psikolojik ve duygusal şiddet uygulamıştır. Olay sonrasında Hasan Atilla Güngör kamuoyu ve savcılık nezdindeki ifadelerinde Alara'yı itibarsızlaştırmaya çalışmış; Alara'yı güçsüz, muhtaç, mental dengesi yerinde olmayan biri gibi göstermek istemiştir. Alara toplumsal duyarlılığı olan, kadın mücadelesi içinde yer alan; tüm zorluklara rağmen hayat dolu, uzun vadeli hedefleri ve hayalleri olan bir kadındı. Hasan Atilla Güngör'ün yaratmaya çalıştığı algının aksine Alara'nın yaşam enerjisi yüksekti. 

'HASAN ATİLLA GÜNGÖR, ALARA'NIN TELEFONUNA GİZLİCE CASUS PROGRAMI YÜKLEDİ'

Öte yandan Hasan Atilla Güngör, Alara'nın telefonuna gizlice casus programı yükleyerek her an nerede olduğunu takip edecek kadar ve Alara’nın arkadaşlarını tanımamasına rağmen sosyal medya hesaplarını takip edecek kadar takıntılı, Alara'yı tüm sosyal çevresinden soyutlamaya çalışacak kadar kıskanç, Alara'yı kendisine bağımlı kılmaya ve aşağılamaya çalışarak kendisini tatmin edecek kadar kompleksli, Alara'nın sosyal medya hesaplarını kapatmasına neden olacak kadar baskıcı bir insandır.

'ŞÜPHELİNİN EŞYALARINDA İNCELEME YAPILMADI, ALARA'DAN DOKU ÖRNEĞİ ALINMADI'

Olay polise ilk etapta intihar vakası olarak bildirildiğinden dolayı olay yerinde detaylı bir inceleme dahi yapılmamış, oda çok kısa sürede temizlenerek olası deliller ortadan kaldırılmıştır. Soruşturma sürecinde tanık olarak dinlenilebilecek kişiler Alara'nın avukatları tarafından talep edilmesine rağmen dinlenilmemiş, şüpheli Hasan Atilla Güngör'ün cep telefonu, bilgisayar vs eşyalarında herhangi bir inceleme yapılmamıştır. Alara'nın vücüdundan hastaneye ilk getirildiğinde alınması gereken doku örnekleri alınmamış, ilk gün yapılması gereken muayene yapılmamış, hastanaye intihar olarak bildirildiği için sadece kan örneği alınmıştır. Alara'nın yaşam mücadelesi verdiği bu 6 günlük sürede olayı açığa çıkartabilecek izler kaybolmuştur.

'ADALETİN SAĞLANMASI İÇİN TÜM KAMUOYUNU DAYANIŞMAYA ÇAĞIRIYORUZ'

Alara'nın ölümü nedeniyle "kasten öldürme suçundan" dolayı kamu davası açılması gerekirken, kasten öldürme şüphesi dikkate bile alınmamış, "intihara yönlendirme, yardım etme suçundan" dolayı bir soruşturma süreci yürütülmüş ve süreç takipsizlik kararıyla sonuçlanmıştır. Bu karara Alara'nın avukatları tarafından itiraz edilmiştir ve dosya şu an sulh ceza mahkemesindedir. Bizler Alara'nın arkadaşları olarak bir kez daha ilan ediyoruz ki, bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız. Gerçeklerin ortaya çıkartılması ve adaletin sağlanması için tüm kamuoyunu dayanışmaya çağırıyoruz.