‘Süper vali sistemi demokrasinin ayaklar altına alınmasıdır’

Valililere OHAL yetkisi verilerek “süper vali rejimi” yaratıldığını belirten Oluç, AKP’nin bu uygulamalarının demokrasinin ve hukukun ayaklar altına alınması olduğunu söyledi.



20-07-2018 14:37

İleri Haber

HDP Sözcüsü Saruhan Oluç, Parti Genel Merkezinde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Oluç, gözaltına alındıktan sonra haber alınamayan üyesi, Suruç Katliamı ve valilere OHAL yetkisinin verilmesi gibi bir dizi başlıkta açıklama yaptı.

“OHAL kaldırılmıştır ancak ortaya getirilen ve Meclis Adalet Komisyonu’nda tartışılan tasarı ile ne yapılmak istendiği tartışılmalıdır.

Getirilmiş olan taslakta valilere olağanüstü yetkiler tanınmaktadır. Bu durum Anayasa’nın en az 3 maddesine aykırıdır. 2, 5, 15 ve 18 maddeleri olmak üzere Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne, Venedik Komisyonu Sözleşmesi’ne aykırıdır. Saray’da oturan tek kişi 81 ilin valisi ile birlikte istediği yerde OHAL’i sağlayabilecek bir yetkiye sahip olmak demektir bu” diyen Oruç, gözaltı sürelerinin de ikişer kez mahkeme kararıyla uzatılmasıyla 12 güne çıkarılmak istendiğini belirtti.

“‘Günlük yaşamı aşırı derecede zorlaştıran eylem varsa bunlar engellenir’ diye muğlak bir cümle yasanın içine yerleştirildiğini ifade eden Oluç, “OHAL uygulamalarını yasanın içine yerleştiren kalıcı OHAL sistemi yaratmaya çalışan bir durumla karşı karşıyayız, buna karşı her türlü hukuki mücadeleyi sürdüreceğiz” dedi.

‘SÜPER VALİ SİSTEMİ DEMOKRASİNİN AYAKLAR ALTINA ALINMASIDIR’

“Hatırlamak lazım Türkiye’de süper valiler dönemi oldu, çok örnekleri vardı. Gezi döneminde her türlü manipülasyonu gerçekleştiren Avni Mutlu’yu, Muammer Güler’i unutmak mümkün değil. Kırklareli Valisi, “füzeleri havada yakalayamam” diyen Kilis Valisi ile Hüseyin Avni Coş ilginç valilerdendi. Tuvalet ve pastane açılışları yapan valiler vardı” diyen Oluç şöyle devam etti:

“Valilere aşırı yetkiler vererek bir rejim kurma hevesi demokrasi, insan hakları, adalet ve hukukun ayaklar altına alınması demektir. Bu sistemin demokrasi ile hakla, hukukla, Türkiye’nin imzaladığı sözleşmelerle alakası yoktur. Buna karşı yaygın bir mücadele yürütmek gerekir. HDP de bu konuda üzerine düşeni yapacaktır.”

SURUÇ AÇIKLAMASI

Suruç Katliamı’na ilişkin de konuşan Oluç şunları kaydetti:

“33 gencimizi Suruç’taki insanlık dışı bir katliam sonucu yitirdik. Onları özlem ve saygı ile anıyoruz. Suruç davası bir hukuksuzluklar albümü haline geldi. Dava Urfa Hilvan’da ailelerin bile sığamadığı bir cezaevi salonuna taşındı. Tek bir tutuklu sanık dahi yok Suruç davasında. Ankara Katliamı davasından tutuklu yargılanan Yakup Şahin, Suruç davasında tutuksuz yargılanıyor. Yakup Şahin ailelerin taleplerine rağmen hiçbir duruşmaya getirilmedi. Buna karşın 9 Suruç gazisi ve tanığı tutuklu. Suruç davasının bazı avukatları da tutuklu. Suruç davası aynı zamanda hukuk katliamının da bir örneği. Suruç davasındaki bu hukuksuzlukları ortadan kaldıracak adımlar atılmalıdır. Suruç katliamının siyasi ve idari sorumluları bir an önce ortaya çıkarılarak yargılanmalıdır.”

KAMİL ACAR’IN AKIBETİNİ ÖĞRENMEK İSTİYORUZ

Gözaltına alındıktan sonra haber alınamayan üyelerine ilişkin de açıklama yapan HDP’li Sözcü şöyle konuştu:

“Dünden bugüne Diyarbakır’da Kamil Acar isimli yurttaşımız ve parti üyemiz kayıptır. Dünden bugüne çeşitli devlet yetkilileri ile bazı görüşmeler yaptık, ancak yetkililerden bize iletilmiş olan tatmin edici bir bilgi yoktur. Diyarbakır Terörle Mücadele Şubesi’nde aileler görüşme yapmış, yine bir doyurucu bilgi alınmamıştır. Çok fazla soru işaretinin olduğu bir durumla karşı karşıyayız. Aracın bulunduğu saatte plaka takip sistemi başka bir noktada göstermektedir aracı. Görgü tanıklarının ilettiğine göre araç Pirinçli Karakolu’na 2 km yakınlıkta bulunmaktadır. Normalde Pirinçli Karakolu yakınlarında kontrol noktası bulunduğu ifade edilmiş, ancak olağan dışı bir kontrol noktası daha bulunmaktadır. Bölgedeki idari sorumlulara tekrar sesleniyoruz, Kamil Acar’ın akıbetini öğrenmek istiyoruz, kendisinin kimler tarafından kaçırıldığını öğrenmek istiyoruz.”