Şule Çet davası ertelendi: Sanık yakınları 'Şule için adalet' diyenlere sataştı

Ankara’da cinsel saldırıya maruz bırakıldıktan sonra 20. kattan aşağı atılarak katledilen Şule Çet’in cinayetinin soruşturulduğu davanın üçüncü duruşması Ankara Adliyesi'nde görüldü.



10-07-2019 13:25

İleri Haber

Ankara’da cinsel saldırıya maruz bırakıldıktan sonra 20. kattan aşağı atılarak katledilen Şule Çet’in cinayetinin soruşturulduğu davanın üçüncü duruşması bugün Ankara Adliyesi'nde görüldü.

KAYIP DAKİKALAR!

Dava aşamasında Şule Çet’in avukatları, güvenlik görevlilerinin ifadeleri doğrultusunda olay saatinin 03.50 olduğunu, kamera saatine göre 04.08’de ofisten çıktıkları görünen sanıkların 18 dakika içeride kaldıklarını ve delilleri kararttıklarını ileri sürmüştü. Mahkeme heyetinin talebi üzerine plaza yönetimi güvenlik kamerasının 10-11 dakika ileride olduğunu söylemişti.

İşte dakika dakika davada yaşananlar...

SANIK YAKINLARINDAN SATAŞMA

BirGün'den Burcu Cansu'nun aktardığına göre, ara kararın açıklanmasının ardından salonda “Şule için adalet” sloganları atıldı. Sanık yakınları ile salonda bulunan arasında tartışma çıktı. Sanık yakınları salondakilere hakaret etti.

GÜNCELLEME 13.22

Mahkeme, sanıklar Çağatay Aksu ve Berk Akand’ın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşmayı 16 Ekim 2019 tarihine erteledi.

GÜNCELLEME 13.14

Ara kara için duruşmaya ara verildi.

GÜNCELLEME  13.10

Sanıklar dışarıya çıkarıldı.

GÜNCELLEME 13.05

Sanık Çağatay Aksu'nun avukatı "Şule Çet genç bir kardeşimizdir, üzülüyoruz ama öteki tarafta iki anne var. Tek oğulları var bir yıldır tutuklular. Onları da düşünelim" dedi.

Avukat, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı:

"Şule'nin kendi saçını çektiği söyleniyor. Şule'de bulunan PSA ve DNA örneklerinin düşmeden önce olduğunu kanıtlayacak hiçbir şey yoktur. Çağatay onu kurtarmaya çalıştı, parmağı hala kırık."

GÜNCELLEME 12.32

Şule Çet’in avukatı Umur Yıldırım, "Birinci celsede sanıkların telefonlarına el konuldu ama olay günü telefonlarını vermediler. İlk celsede Berk Akand Samsung telefon kullandığını söylüyor ama celse verilerine göre Huawei marka telefon teslim etmiş" dedi. 

Yıldırım şöyle devam etti:

“Açık açık delil karartma, mahkemeyi yanıltma vardır. Kayıtlara göre bakıyoruz, 112, 110, 155 hiç bir numara aranmamış. Kurtarmak istiyordu ama ne yazık ki ne 112 ne, 118 ne de 155 i aramış.

Şule'nin 2006'dan itibaren 200 hastahane kaydı var ve yalnızca birisi ayakta psiko tedavi, altını çiziyorum ayakta. Artık bu psikoloji tartışmasının sonlanmasını istiyorum."

GÜNCELLEME 12.21

Sanık Çağatay Aksu, "Yine bir senaryo, yine bir çizim, şaşırdık mı hayır? çürütmekten ben yorulmadım ama onlar da üretmekten yorulmadı. 14 ay geçmiş, 14 ay içerisinde kimin oraya gidip gitmediğini belli ki takip etmişler, neye göre eşyaları nereye koyduğuma karar vermişler?" dedi. 

Aksu devam etti:

“Oraya bir ayakkabı fotoğrafı koymuşlar ama nasıl benim ayağımı sığdırmışlar hiç anlamadım, ifademin arkasındayım, İvmelendirip atıldı deniliyor, kendi dediğini kendisi duyuyor mu? Orada ivmelendirip nasıl atacağız zaten dar bir pencere.

Çorap yok diyorlar. Anlamadım efendim birine dokunmadan tecavüz etme, birine dokunmadan boğma, tutmadan atma, doğa üstü güçlerim var sanki efendim benim.

Şule günlük 120 liraya çalışan bir bayan. Bu kişiler 1-2 günlük paralarını almaya asla gelmez.” 

GÜNCELLEME 12.06

Şule Çet’in avukatı Ferhat Gebeş sunum yapıyor:

“Yükselten serbest düşme pozisyonunda 4 metre kat etmesi mümkün değildir. İki seçenek var; ya Şule kendisini ayakları ile itecek ki, Çağatay Aksu ifadesine göre Şule'nin ayakları havada, ikinci seçenek ise atılmış olması. Normal serbest düşme biçiminde bu şekilde olay gelişmez. Kişi veya kişilerce atıldığını gösteriyor.

Şule'nin sağ dirseğinin altında kalmış sol ayakkabısı ve ayağında olsaydı bu imkansız olurdu. Sağ ayakkabısı ise 2 metre ilerisinde bulunmuş. Çoraplarından birisi kayıp ve bunun bir açıklaması yok. Şule'nin üzerinde siyah bir kazak var, Şule düştükten sonra bu kazağın içe katlandığını görüyoruz. Bu durum cinsel saldırı için de delil sağlamaktadır nitekim kazağın sonradan giydirilmeye çalışıldığını düşünüyoruz. Şule atıldı, sol ayakkabısı önceden atıldı, kazağı içe katlandı ve bu düşme ile olamaz.

GÜNCELLEME 11.50

Şule Çet cinayetinin ilk savcısı Alev Ersan Albuz; "Sanık vekili avukatlar bana geldiler. Şule Çet’in avukatı Umur Yıldırım ile ilgili ses kaydı dinletmek istediler. Kabul etmedim. İnternetten yayınlayacaklarını söylediler" dedi.

GÜNCELLEME 11.42

Hakim, Şule Çet'in arkadaşına "Psikolojisi nasıldı?" diye sordu. Tanık, “Doğum günü kutlama planımız vardı ve Şule'nin yükseklik korkusu var. Kesinlikle AVM'lerde bile terasta yemek yiyemez. 4 yıl boyunca bir kere bile mutsuz haline rastlamadık, aramızda Pollyanna derdik” cevabını verdi.

Sanık Çağatay Aksu sçz alarak, “Hanımefendi, yani gerçekten kaba tabir etmek de istemiyorum ama yani tanıklar nasıl seçiliyor, nasıl geliyor bilmiyorum ama Şule yanımızda 45-50 gündür çalışıyordu. Şule'nin Twitter paylaşımları ile ilgili bilgin var mı?” diye sordu.

Tanık devam etti: “Evet var, benim de öyle paylaşımlarım var. Ve bu çok normal. Kesinlikle intihar edecek birisi değildi. Çok fazla şiir okurdu ve o şiirlerden paylaşımlar yapardı. Bunun ruhsal sağlığı ile alakası yok!”

Sanık Çağatay Aksu bunun üzerine "Twitter paylaşımları intihara meyilli olduğunu göstermiyor mu? Hiç mi mutlu şiir yokmuş? Onları niye paylaşmamış?" dedi.

Sonrasında diyalog şöyle devam etti:

Sanık Aksu: Ölü bir anneden bahsediyoruz, annesine kavuşmak istemiş olamaz mı?

Tanık: Ergenken yapardı eğer intihar etmek isteseydi.

Aksu: Şule'nin yine ev aradığını biliyor muydun bir gün öncesinde bile?

Tanık: Bilmiyorum böyle bir şey. 

Aksu: Boş beleş bir kaç cümle daha...

GÜNCELLEME 11.35

Sanık Berk Akand'ın avukatı "Tırnak altı dokuları incelenmemiştir. Ayrıca sanıklarda hiç bir yaralanma yoktur" dedi.  Adli Tıp Uzmanı Hakan Kar ise "Tırnak altında doku olması için görünür yaralanma olması gerekmez. Ayrıca raporda inceleme mevcut"  şeklinde cevap verdi.

Kar ayrıca, Şule Çet’in vücudunda yüksekten düşmeye göre, elle boğmada 10 kat daha yüksek oranda görülen bir bulgu olduğunu belirtti. 

Sanık avukatı, “Zorla girilen bir anal ilişkide, içeride dokuda 2 santimlik bir fisürden bahsediliyor. Fakat anal muayenede dış kısımda hiç bir iz yok, zorla ilişkide ilk tahrip olacak yer anal bölgenin dışıdır. Kabızlıkla olamaz mı?" diye sordu. Kar, “Bir kere fisür değil, ekimoz var. Ve sizin yok dediğiniz dış tahribat bizim muayenelerimizde var. Hem anal bölgede hem de anal bölge dışında ekimozlar ve noktasal kanama alanları var. Yani bunun kabızlık ile olması imkansız" şeklinde cevap verdi.

GÜNCELLEME 11.22

Mersin Üniversitesi'nden bilirkişi heyeti Şule Çet’in raporunu açıkladı. Açıklamada, Şule Çet'in tecavüze maruz bırakıldığı yönünde kanıtların var olduğunu, Şule'nin boyun kemiğindeki kırık biçiminin daha çok elle boğmada görülen bir kırık olduğu söylendi.

GÜNCELLEME 11.11

Şule Çet’in avukatı Avukat Onur Tatar "Bir önceki duruşmada bilirkişimizi hazır edeceğimizi söylemiştik. Şule Çet'in 9 parmağında erkek DNA'sına, 7 parmağında birden fazla DNA, 2 parmakta ise Berk'in DNA'sına rastlanmıştır" dedi.

GÜNCELLEME 11.05

Hakim "İncelenen bulgular sonucunda ne deliller buldunuz?" diye sordu. Cevap olarak "Anal bölgede erkek prostat sıvısı, anal bölgede amilaz, Boyunda kırık, vajinal yırtık" denildi. 

Hakim "Diğer raporlardan farklı olarak ne sundunuz?" diyerek sorularına devam etti. "Diğer raporlardan farklı olarak düşme ile yaşanamayacak cinsel saldırı bulguları vardır" cevabı verildi. Hakim "Prostat sıvısı ve DNA ne kadar uzun süre kalabilir?" diye sordu, "Prostat sıvısı vajinal bölgede 0-13 ile 0-48 saat arasında" cecabı verildi.

GÜNCELLEME 10.55

Sanıklar Çağatay Aksu ve Berk Akand, yoğun güvenlik altında takım elbise ve kravatla salona getirildi.

GÜNCELLEME 10.42

Duruşmaya sanık avukatları geldi. Sanıklar henüz getirilmedi.

GÜNCELLEME 10.34

Hakim, Şule Çet'in psikolojik tahlilini, Çağatay Aksu ve Berk Akan’ın asansördeki konuşma görüntülerini, Yelken Plaza’nın yirminci katında gerçekleşen cinayetle ilgili olay yeri keşfinin raporunu istedi. Sanıklar henüz getirilmedi.

Öte yandan duruşmayı çok sayıda kadın örgütü, gazeteci, yabancı basın, milletvekilleri, baro başkanları ve avukatlar takip ediyor.

GÜNCELLEME 10.27

Mahkemeye yoğun katılım var. 300 kişilik duruşma salonunda 400’den fazla insan var. Daha içeri giremeyenler var. Tek kişilik oturma yerlerini iki kişi paylaşıyor. Mahkemenin başlaması bekleniyor.