Soylu: Türkiye'yi göç üzerinden sarsmaya çalışıyorlar

İçişleri Bakanı Soylu, medya temsilcileriyle “Göç” konulu yaptığı toplantıda konuştu.



03-08-2019 08:44

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, medya temsilcileriyle “Göç” konulu toplantıda bir araya geldi.

Mülteci meselesi hususunda geniş değerlendirmelerde bulunan Bakan Soylu özetle şunları söyledi:

Göçün ana sebebi, oluşturulan terör ve şiddet ortamıdır. Bugün Türkiye'de geçici koruma statüsünde 3 milyon 639 bin 284 Suriyeli var. Türkiye'nin tarihinde aldığı toplam göçmen sayısı, Suriyeliler dâhil 5,7 milyon kişidir. Türkiye ise Cenevre Anlaşması'ndaki coğrafi kısıtlamalardan dolayı, sadece batılı ülkelerden mülteci kabul ediyor. Türkiye'nin toplam 28 mültecisi var.

Türkiye bir istikrar mücadelesi veriyor, terörle mücadele ediyor ve başarılı oluyor. Ancak bunun karşısında dünyada da istikrarsızlığa sebep olduğu bilinen hassas bir konu olan göç üzerinden sarsılmaya çalışıyor. Birilerinin söylediği gibi, Türkiye'de bir göç krizi söz konusu değil. Bir göç meselesi var, doğru ama kriz hâline gelmiş bir meselemiz mevzubahis değil. Yönettiğimiz bir meselemiz var. Uluslararası anlaşmalar gereğince Türkiye, Lübnan ve Ürdün gibi ülkelerde bulunanlar da aslında tüm devletlerin sorumluluğu altındadır ancak Avrupa, bu sorumluluğu üzerinden atmaya ve göçmenlerin ilk ulaştıkları ülkelere yıkmaya çalışıyor. Sonuç itibarıyla göç meselesi, Avrupa'ya kendi değerlerini sorgulatıyor, hükûmetleri deviriyor, siyasi krize yol açıyor.

Çocuklar da dâhil 92 bin 280 Suriyeli, Türk vatandaşlığı aldı. Bunların da büyük bir bölümü öğretmen, mühendis gibi nitelikli kendi hayatını kurabilecek kişilerdir. Türkiye bu meselede hiçbir adımı gelişigüzel atmamıştır. Ülkemizdeki bütün Suriyelilerin biyometrik bilgileri mevcuttur ve bu bilgiler güvenlik birimlerimizle paylaşılmaktadır. 2017 yılı başından itibaren, Suriyelilerin verilerinin güncellenmesi projesi başlatıldı. İki senelik çalışma sonucunda veriler yeniden güncellenmiştir. 2015 yılında, geri gönderme merkezi kapasitemiz kaçak göçmen için bin 700'dü. Şu anda 16 bin. 2-3 ay içerisinde 20 bin olacak. Sekiz ilimizde bulunan barınma merkezlerimizin sayısı da şu an itibarıyla 11'dir. Buralarda hâlihazırda barınan insan sayısı 87 bin 464, bu yerlerin toplam kapasiteleri ise 165 bin 609 kişidir. Bunun yanı sıra düzensiz göçle ciddi bir mücadele yürütüyoruz… Sahil Gözetleme Radar Sistemi ile Deniz Kuvvetleri Komutanlığının radarları, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın radarları, Sahil Gözetleme Radar Sistemi'nin radarları birbirine entegre olacak ve denizlerde kontrol edilmeyen tek bir santimetrekare kalmayacak.

İstihbarat başkanı ve siber daire başkanımıza dedim ki ‘Suriye meselesi ile ilgili FETÖ hesaplarının bir ayrımını yapar mısınız?' FETÖ hesapları tamamen bu meselelerin tahrikinde bire bir pozisyon almış hesaplar. Bu hesapların hangileri olduğunu hepimiz biliyoruz. İkincisi o siyasi partiyle ilgili söylemek istiyorum. Tabi bu hukukun işi… Ama bu tesadüf olamaz. Belirgin olarak yönlendirildiğini yönetildiğini düşünüyoruz. Tam Uygur meselesinde de böyle bir hattın olduğu hatırlarsanız yine aynı grup İstanbul ve Ankara'ya yürüyüş yapmak istedi. Hatta Kızılcahamam'a kadar da geldiler yine aynı siyasi anlayışın, bu yürüyüşün de angajesini yapanlardan olduğunu biliyoruz.

Türkiye, Suriye sınırına inşa ettiği duvarın ardından, kaçak göçe karşı İran sınırında da önlem alıyor. 350 milyon avroluk proje ile kaçak Afgan göçmenlerin geçiş noktası olan İran sınırına “elektronik optik” sistemlerin yer aldığı kuleler inşa edilecek.

Güvenli bölge de dâhil, Suriye'de atılacak adımlar açıklığa kavuşursa geri dönüş hızlanacaktır. Kendileri ile yaptığımız mülakatlarda, araştırma ve anketlerde ‘Suriye güvenli olduğu andan itibaren, ben dönerim' diyenlerin oranı yüzde 65-70 civarındadır. Ama ben orada kelebek etkisinin de yaşanacağının oranın daha da artacağını düşünüyorum. Bir kısmının vatandaşlık, bir kısmının ise ikametgâh vasıtasıyla Türkiye'de kalmasının o saatten sonra sorun yaşatacağını düşünmüyorum.Ülkemizde eğitim çağındaki Suriyeli çocuk sayısı 1 milyon 47 bin 536'dır. Bunların okullaşma oranı, ortalama yüzde 61.69; ilkokullardaki okullaşma oranı yüzde 96,3'tür. Mülteciler için dünya genelinde ilkokuldaki okullaşma oranı yüzde 61'dir. Yani biz, göçmenleri sadece içeri alıp bırakmıyoruz.

Son aylarda, göç konusunda bir bilgi kirliliği ve iftira furyasıyla karşı karşıyayız. Suriyelilerin devletten maaş aldığı, hastanelerde öncelikli bakıldığı, öğrencilere bin 200 TL burs verildiği, TOKİ'den bedava ev verildiği, üniversitelere sınavsız kabul edildikleri, özellikle seçim dönemlerinde vatandaş yapıldığı gibi pek çok asılsız iddia ile karşılaşıyoruz. Geri göndermeyle ilgili bir karalama kampanyası yapılıyor. Garip bir şekilde dün Suriyelileri almamızı eleştirenler, bugün geri göndermiyor olmamıza rağmen bu alanda bir algı oluşturmaya çalışıyor. Göç yönetimi politikamızın ana eksenini, ensar-muhacir anlayışımız oluşturmaktadır ve bizim buradan herhangi bir şekilde sarfınazar etmemiz mevzubahis değildir.