Sosyal Haklar Derneği, Kanal İstanbul projesiyle ilgili 'ÇED olumlu' raporuna dava açtı

SHD, Kanal İstanbul projesini yargıya taşıdı.



05-02-2020 18:04

Sosyal Haklar Derneği (SHD), Kanal İstanbul projesiyle ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 'ÇED Olumlu' kararına dava açtı. SHD projeyle ilgili ÇED Olumlu kararının yürütmesinin durdurulmasını ve iptalini talep etti. 

Kanal İstanbul projesine ilişkin ÇED raporu 17 Ocak tarihinde onaylanmıştı. Yüzbinlerce yurttaş ÇED sürecine itiraz etmiş ancak bu itirazlar göz ardı edilmişti. 

SHD, ÇED Olumlu kararını yargıya taşıyarak kararın yürütmesinin durdurulmasını ve iptal edilmesini istedi. 

Dava dilekçesinde yargılama konusu işlemin yürürlükteki imar planlarına ve 1/100.000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı’nın temel ilke ve esaslarına aykırı olduğu belirtildi. 

SHD, dava dilekçesinde “yargılama konusu edilen planlama alanı bugüne kadar İstanbul için üretilmiş bütüncül planların tamamında korunmaya çalışılan yaşamsal kaynaklarının yer aldığı İstanbul’un kuzeyini doğrudan etkilemektedir” ifadelerine yer verdi.  

‘PROJE EKOLOJİK DENGEYİ YOK EDECEK’

Artı Gerçek'ten Rıfat Doğan'ın haberine göre, dernek dilekçesinde ayrıca şu gerekçelere yer verdi:

-Bakanlıkça hazırlanan ÇED raporlarında ekonomik ömrü 120 yıl olarak belirlenen “siyasi ve ekonomik” bir yatırım için milyonlarca yılda oluşmuş İstanbul kuzeyinin deki yaşam kaynaklarını ve bütün Marmara bölgesinin doğal ve ekolojik dengesini hiçbir gerekçe ile mazur gösterilemeyecek ölçüde yok edecek, 

-Yargılama konusu işlemler 2009 Onanlı 1/100.000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planın Baraj Gölü Havzası, Tarımsal Niteliği Korunacak Alan, Kıyı Rehabilite Alanı, Doğal Afetler Açısından Riskli Alan, Jeolojik Açıdan Yerleşime Sakıncalı Alanların, Kentsel ve Bölgesel Donatı alanlarının yeni yerleşim alanı olarak belirlenerek yapılaşmaya açılması sonucunu doğuracak nitelikte,

‘BİYOÇEŞİTLİLİK TAMAMEN YOK OLACAK’

-Yargılama konusu işlem ile onaylanan Kanal İstanbul projesi, yukarıda açıklanan ilkelerin tümüne aykırı bulunmakta; başta orman alanları ve su kaynakları olmak üzere doğal alanların ve barındırdığı biyolojik çeşitliliğin (neredeyse tamamının) yok olmasına neden olacak,

-Yargılama konusu işlemin tesis edildiği süreçte, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin “Halkın Katılımı Toplantısı” başlıklı 9. Maddesi ile zorunlu tutulan “Halkın Katılımı” süreci işletilmedi,

“Yüz binin üzerinde yurttaşın itiraz ettiği bir projeye ilişkin olarak Halkın Katılımı sürecinin işletildiğinin öne sürülmesi kabul edilemez niteliktedir” ifadelerinin yer aldığı SHD dilekçesinde “ÇED Olumlu” kararı verilmesi işleminin öncelikle ve ivedilikle, idarenin ilk savunması dahi alınmaksızın yürütmesinin durdurulması ve yargılama sonucunda iptal edilmesi talep edildi.