"Ocak tekrar çalışmaya başladı"

İleri'den Meryem Yıldırım, 301 maden işçisine mezar olan Soma Eynez Ocağı’ndaki kazadan kurtulan madencilerle konuştu.



24-08-2014 13:09

Meryem Yıldırım - İleri

Soma’da 13 Mayıs’ta 301 maden işçisine mezar olan Eynez Ocağı’nda çalışan ve kazadan sağ kurtulan işçiler ocakta hiçbir değişikliğin yapılmadığını ve verilen sözlerin tutulmadığını İleri’ye anlattı. Ocağın çalışmaya başladığını söyleyen 7 yıllık maden işçisi Nihat Çelik, "Ocak hiçbir düzenleme yapılmadan çalışmaya başladı. Yeniden üretim yapma ihtimalleri var. Eğer maden bu haldeyken yeniden üretime başlarsa bir seneye kalmadan yeni bir felaket yaşanır" uyarısında bulundu. Faciadan sonra hükümet ve siyasi partilerle görüşmek için Ankara’ya giden heyetin içinde yer alan Tevrat Çün ise "Verilen sözlerin hiçbiri tutulmadı, Türkiye de bizi unuttu" şeklinde isyan etti.

"BİR İSTEDİK ÜÇ VERDİLER" DEMİŞTİ

Soma’da yaşanan facianın ardından siyasi partiler ve hükümet yetkilileriyle görüşmek için Ankara’ya giden 9 kişilik heyetin içinde yer alan 29 yaşındaki genç maden işçisi Tevrat Çün, dönüşte basına yaptığı açıklamada "Bir diye gittiysek, emin olun bize üç verdiler. Bu zamana kadar çektiklerimizin tamamını anlattık, hepsi duyarlı davrandı. Muhalif partiler olsun, baştakiler olsun şu anda hepsi bizi destekliyor. Önergeleri sundular, hepsi arkamızda. Gerçekten şu anda çok mutluyuz" demiş, yandaş medya bu sözleri "Soma işçisi Ankara’dan memnun döndü" manşetiyle vermişti. Soma’da görüştüğümüz Çün, aradan 3 ay geçmesine rağmen verilen bu sözlerin hiçbirinin tutulmadığını söyledi.

"TÜRKİYE BİZİ UNUTTU"

Soma’daki faciada kurtarma ekibinde olan Çün, Eynez Ocağı’nda hiçbir şeyin değişmediğini gözlemlediğini söyledi. "Hiçbir şey değişmedi, gittikçe de kötüye gidiyor. Kazada ben buradaydım, kurtarma ekibindeydim. Aynı zamanda Ankara'ya görüşmeye giden dokuz kişilik heyetin içindeydim. Bize bir takım sözler verildi. Verilen bu sözlerin hiçbiri tutulmadı. AKP burada büyük rantlar sağladı. Hâlâ onlar için çalışan kendi adamları var" diyen Çün, AKP’nin son seçimlerde Soma’da aldığı yüksek oyu hatırlatarak "Türkiye halkı bizi unuttu" dedi. Çün, "Seçimlerden hâlâ AKP çıkıp oy alıyorsa buradan, hâlâ ders almadığımızı düşünüyoruz. Bizi unuttu Türk halkı" ifadelerini kullandı ve üzüntüsünü dile getirdi.

"OCAK ÜRETİME BAŞLARSA BİR FELAKET DAHA OLUR"

Yedi yıldır Eynez ocağı’nda çalışan ve 13 Mayıs’taki faciayı yaşayan madencilerden olan 40 yaşındaki 5 çocuk babası Nihat Çelik, kesin bir dille “bir daha Soma Kömürleri A.Ş’de çalışmam” diyor. Türkiye halkının "her şer’de bir hayır vardır" mantığıyla hareket edip, Soma faciasından sonra madenlerde iyileşmenin olacağını beklediğini söyleyen Çelik, "Maalesef ocaklarda hâlâ bir düzelme yok. Biz Türk milleti olarak önce vicdanlarımızı temizlememiz lazım. Temizlemezsek maalesef bu ülkede hiçbir şey değişmeyecek” dedi.

Soma Kömürleri’nin hâlâ kağıt üzerinde ocaklarda iyileşme varmışcasına devleti aldatmanın yollarını aradığını belirten Çelik, işçiyi de ocağa çekmenin yöntemlerine başvurduğuna işaret etti. Ocakların aynı kara düzende devam ettiğini belirten Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hâlâ 70’li 80’li yılların madencilik koşullarıyla çalışıyor şuan Eynez Ocağı, söküm işlemleri yapıyor. Eynez’de üretim yapılamaz. Ocak göçtüğü için aynı yerden çalışamazlar. Eğer cesaret edip çalıştırırlarsa 1 sene sürmeden bir felaket daha olur. Bu kaza ihmalden oldu. Bir emniyet mühendisi 'ocakta tehlike var, ocağı boşaltın' dediğinde yukarıdaki müdür (Ramazan Doğru) aşağıya 'sakın ocağı boşaltma hiçbir şey olmaz. Mal gelmiyor' deyip işçiyi orada tutup ölüme terk edebiliyorsa bu vicdansızlıktır. İşverenin, müdürlerin vicdanlarını temizlemesi lazım. Hâlâ vicdansızlık yapmaya devam ediyorlar. Ben bir ölümlü trafik kazası yaptığım zaman kanun ehliyetime el koyuyor ve trafikten men ediyor. Ama maalesef 301 kişiyi cinayet işleyip katlettiler onlara hâlâ çalışma ruhsatı veriyorlar. Bu ocak açılacak, buna eminiz. Arkadaşlara gitmeyin diyorum.”

"YEĞENLERİMİ BABALARININ KATİLİNE İŞÇİ YAPMAYACAĞIM"

Madenci yerleşimi olan Soma’daki faciada dört teyze oğlunu kaybettiğini söyleyen Çelik, "Onların çocuklarını Soma’dan göndermeye çalışıyorum. Yeğenlerimin yarın babalarının katillerinin şirketine girip de çalışmalarını istemiyorum. Bana devlet 20 milyar maaş da verse ben Soma kömürlerine girmem artık" dedi. "Cumhurbaşkanlık seçimiydi, başbakanlık atamasıydı derken Soma’yı unutturmanın derdindeler. Onlar ne kadar Soma’yı unutturmaya çalışırlarsa biz de o kadar hatırlatmaya çalışacağız" ifadelerini kullanan Çelik, Somalılara dargın olduğunu paylaşarak sözlerini şöyle sonlandırdı: "Soma’nın unutulmasında en büyük payı olan Somalılardır. Haklarınızı vereceğiz deyip sonra buradan giden hükümete hâlâ Soma bölgesinden oy çıkıyor. Bu röportajımı hükümet yetkilerinden biri okuyacaksa söyleyeyim. Ben kalkıp 10 milyar maaş istemiyorum. Şahsi bir çıkar da istemiyorum. Soma Kömürleri’nin ruhsatını elinden alıp göndersinler, çalışma koşullarının düzgün olduğu başka bir şirkete versinler, o zaman bana 1 milyar da verseler ben kendi ellerimle arkadaşlarımın cenazesini çıkardığım madene girip çalışırım. Ama devlet Soma Kömürleri’ne ruhsat vermeye devam ettiği sürece çalışmayacağız."