Şimdi neşelenmenin zamanı: Kiraz Hanım’ın Mutfağı

Şimdi neşelenmenin zamanı: Kiraz Hanım’ın Mutfağı

Çocukların sınırsız hayalleri ve tüm “absürt”lükleri bu satırlarla daha da genişliyor. Kiraz Hanım’ın Mutfağı, birbirinden neşeli ve düş dolu üç öyküyle çocukların dünyalarına dokunuyor.

Umut Dağlar

Çocukların hayalleri neşe dolu ve bir o kadar da absürttür. Zaten böylesine neşeli olmaları ise ilginç cümlelerini bir çırpıda korkusuzca anlatmalarından, cesaretle düşüncelerini ve düşlerini ortaya koymalarından geçer. Onların zihinlerinin sınırları yoktur… Bu hayatta her şey ama her şey olabilir! Bu sebeple hayallerinin en yakın arkadaşları da cesarettir. Ve elbet yetişkinler o koskocaman ciddiyetleri ve yine koskocaman cümleleriyle çocukların hayallerini ve cesaretlerini köreltmedikleri, duvarlar arasında sıkıştırmadıkları sürece…

Sylvia Plath, çocukların dünyasına üç sevimli öyküyle dokunurken, en çok onların düş dünyasına sesleniyor. Yaratıcılığın dikenli tellerle çevrilemez tarafını ortaya koyuyor birbiri ardında dizdiği cümlelerle. Onun öykülerinde farklı farklı yatak çeşitleri, içinde her şeyi yapabileceği pantolon ve birbirlerinin yerine geçmek isteyen mutfak aletleri var. Ve bu öyküler en az çocuklar kadar neşeli. Ve elbette onlar kadar absürt…

Uçan, atıştırmalık, fillerin sırtındaki yataklar; çamurlarla bile kirlenmeyen, yüzen, bezelye tanesi kadar küçük ve sulandıkça büyüyen yataklar; kuş gözlem yatakları ve daha nicesi… Tüm bu yataklar öyküde şiirsel bir dille anlatılırken, sınırsızlığın kapıları birer birer açılıyor çocuklara. “Yatak Kitabı” çocukları en mutlu olduğu yataklara, en ait hissettikleri yerlere ve en keyifli anlara götürüyor.

“Hiç- Önemli- Değil Elbisesi”, Küçük Max’ın bir takım elbiseyi nasıl –hem de nasıl!- istediğini anlatıyor çocuklara. Max içinde her şeyi yapabileceği bir takım elbise istiyor. Çünkü kendisinden büyük altı kardeşi ve elbette babasının giyebileceği bir takım elbiseleri var. Max’ın ise çok mutlu yaşadığı kasabasındaki tek eksik, üstüne olmayan bir takım elbise. Bir gün posta kutusuna düşen bir paketle Max’ın hayalleri gerçek oluyor. Üstelik hardal sarısı takım elbisesi o kadar güzel ki! Bir tüy kadar hafif, tereyağı kadar parlak ve bir tost kadar sıcak! Takım elbisesiyle başına birçok şey geliyor. Fakat başına gelenler sorun yaratmıyor. Çünkü üstünde “Hiç- Önemli- Değil Elbisesi” var!

Kitabın isminin verildiği “Kiraz Hanım’ın Mutfağı” nda ise işler biraz karışık. Yıllardır görevlerini kusursuzca yerine getiren mutfak aletleri, bir gün birbirlerinin yerine geçmek, birbirlerini yaptığı işleri yapmayı denemek ve Kiraz Hanım’ı şaşırtmak  istiyorlar. Mutfak perileri ise bu isteğe karşı koyamıyor. Ama o da ne! İşler mutfakta fazlasıyla karışıyor. Çünkü kahve makinesi dondurmayı soğutmaya çalışıyor, gömlekler fırında kızarıyor, çamaşır makinesindeki kek hamuru ise makinenin içinde dönüp duruyor… Görev değiştirme günü hiç de hayal ettikleri gibi geçmiyordu…

Bu neşeli öyküler Gonca Özmen’in çevirisiyle satırlarda yerini alırken, hayal dünyasının en neşeli hallerini çocuklarımızla tanıştırıyor. “Kiraz Hanım’ın Mutfağı” hayallerini sözcüklerin ötesine taşıyan çocuklarımız için…

KÜNYE: Kiraz Hanım’ın Mutfağı, Sylvia Plath, Çev. Gonca Özmen, Res. David Roberts, Kırmızı Kedi Çocuk, 2020, 88 Sayfa.