Silikozis hastasına 'yoğurt ye geçer' demişler!

1 Ocak günü hayatını kaybeden silikozis hastası işçiye işyeri doktoru 'yoğurt ye geçer' demiş.



15-02-2019 09:04

1 Ocak 2019'da kot kumlama işçilerinin yakalandığı silikozis hastalığı nedeniyle Mehmet Ali Bilgiç isimli bir işçi yaşamını yitirmişti.

Mehmet Ali Bilgiç isimli işçi 10 yıllık tedavinin ardından, 1 Ocak 2019'da hayatını kaybetmişti. Bingöl’ün Karlıova ilçesinde yaşayan silikozis hastası 37 yaşındaki Mehmet Ali Bilgiç’in memleketindeki pek çok kişi gibi 2002 yılında İstanbul’a giderek ‘merdiven altı’ olarak tabir edilen kot kumlama atölyelerinde 2 yıl boyunca çalıştığı belirtilmişti.

Cumhuriyet'ten Barış Önal'ın haberine göre, Mehmet Ali Bilgiç'in ağabeyi Ekrem Bilgiç, “Kardeşim hastalandıktan 7 yıl sonra malulen emekli edildi, sadece 3 yıl maaş alabildi. Maaşı tedavisine bile yetmiyordu” dedi. Bilgiç, daha önce iki kuzeninin aynı hastalık nedeniyle öldüğünü, iki akrabasının da silikozis hastası olduğunu söyledi. Bilgiç’in ölümü, Karlıova’da silikozisten 19. ölüm olarak kayıtlara geçti.

Temiz Giysi Derneği Başkanı ve silikozis hastası Abdülhalim Demir de kot taşlama işçilerinin kaderlerine bırakıldığını söyleyerek “Kot taşlamada çalışan işçiler için yasa çıkarıldı. Ancak genç yaşta insanları emekli edip kendi kaderlerine bırakmak doğru değil. Devletin bütün işçileri rehabilite edip hayata dahil etmesi gerekirdi” dedi.

Mehmet Bekir Başak 2007’de 10 yıl çalıştığı kot taşlama işi nedeniyle silikozise yakalandı. Birlikte çalıştığı 40 kişiden 8’ini hastalık yüzünden yitirdiğini vurgulayan Başak, 4 yıl önce akciğer ameliyatı oldu. Günde 23 ilaç kullanmak zorunda. Başak, yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Sürekli buhar makinesine bağlı yaşıyorum. Makinenin fiyatı 15 bin lira. Bunun 12 bin lirasını devlet karşıladı. Günde 23 ilaç kullanıyorum. Evde gidebileceğim her yerde solunum cihazı var. Dışarıya zaten çıkamıyorum. Çalıştığım atölyede tahliye bacası kapalıydı. Tozu biriktirip 3 defa kullanıyorlardı. Normalde 1 defa kullanılıyor. 1 defa kullanılsaydı insanlar hasta olmazdı. İş güvenlik önlemleri yetersiz. İşyeri doktorunun yanına gittiğimizde tedavi etmeden ağrı kesici ve öksürük şurubu verip gönderiyordu. Atölyenin anlaştığı hastaneye gidiyorduk ‘üşütmüşsünüz’ diyorlardı ya da ‘yoğurt ye, bir şeyiniz yok iyisiniz’ diyorlardı.”