Sessiz devrimlerin habercileri: Kendini ve dünyayı tanımaya merak duymak

Sessiz devrimlerin habercileri: Kendini ve dünyayı tanımaya merak duymak

Birlikte düşünmek, birlikte üretmek, birlikte gülüp birlikte ağlamak için tasarlanmamış onca dört duvar... Bu tekdüzeliğin içinden yine de sıyrılmak için bazı kitaplara daha çok ihtiyacımız olduğuna inanıyorum. O kitaplardan biri "Sen Kimsin?: Meraklı Çocuklar ve Yetişkinler için Felsefe Alıştırmaları". 

Evrim Sayın

Okullarda bir konu üzerine konuşabilmek, derinleşebilmek için önce sıraların yerini değiştirmek gerekiyor. Mekan kendini ele verir ya hani tam da bunu fark ediyorum öyle zamanlarda. Birlikte düşünmek, birlikte üretmek, birlikte gülüp birlikte ağlamak için tasarlanmamış onca dört duvar... Bu tekdüzeliğin içinden yine de sıyrılmak için bazı kitaplara daha çok ihtiyacımız olduğuna inanıyorum. O kitaplardan biri "Sen Kimsin? Meraklı Çocuklar ve Yetişkinler için Felsefe Alıştırmaları". 

"Felsefe" deyince gözümüzün korkmamasını diliyorum öncelikle. Zira ben korktuğum için bu kitabı edinmeyi bir süre beklettim. Çocuklarla alışılmışın dışında bir şeyler yapmaya önce kendimizi ikna etmemiz gerekiyor çünkü. Bu adımı zaferle geçtikten sonra çocuklar zaten sonrasını kolaylıkla hallediyor. Kendimizi ikna ettikten sonra tanışacağımız bu kitap "Felsefe yapmak ne demek?" sorusuyla karşılıyor bizleri. "Felsefe yapmak zor bir şey" sığlığından öteye geçiyor ve şunları sıralıyor:

 Dünyayı tanımak ve keşfetmek.

Dünyanın nasıl değiştiğini gözlemlemek.

Dünyada yaşayan insanları fark etmek ve onları tanımak.

İnsanların dünyayı nasıl değiştirdiğini gözlemlemek.

Sorular sormak.

Yanıtlarla yetinmemek.

Yanıtları yeni sorulara dönüştürmek.

Özellikle sorular sormak ve yanıtlarla yetinmemek kısmının çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Hatta bu tanımlara sıkı sıkı sarılmak istiyorum çünkü sınıflara döndüğümde sorulacak sorular listesi ve veriecek yanıtlar listesi hep hazır. O soruların ve o yanıtların dışına çıkıldığında genelde kıyamet kopuyor, zararlı ilan edenler türüyor, vakit geçiyor, müfredat yetişmiyor, bu konuda şimdi bu soru sorulur mu oluyor, öfke patlamaları, sınıftan atılanlar, terbiyesizler ve haddini aşanlar... Eşdeğerli bir ilişki kurma pratiğini bir kenara koyuyorum ve şu soruyu soruyorum: Daha önce hiç duymadığımız bir sorunun dersteki zorunlu muhattabı olmak biz öğretmenleri neden öfkelendiriyor? Neden heyecanlandırmıyor da öfkeden çılgına çeviriyor? Bunun yanıtının çocukla ilgili olduğunu düşünmüyorum.

Dikkatimi sınıflardan kitaba çeviyorum yeniden. Kitap; çocuklara ve yetişkinlere, meraklarını saklı tutmaları sayesinde felsefe yapabileceklerini söylüyor. Merakın yanı sıra felsefe yapmaya destek olacak bazı becerileri de sıralıyor: dikkat, sabır, mantık yürütme, hayal gücü, yaratıcılık, cesaret... Kolektif bir emeğin ürünü olan bu kitap karikatür ve resimlerle de zenginleştirilmiş. 

Sorular sormaya devam eden eser, "Sen kimsin?" sorusuyla ilerliyor. Bu soru bazılarımızı güldürübilir, "Hadi canım, sen de! Kendimi mi tanıyamayacağım?" diye cümleler kurdurabilir. Ancak ben bu sorunun çok zor bir soru olduğunu düşünüyorum. Yetişkinlerin, iş görüşmelerinde öyle takır takır sıraladığı süslü yanıtlardan beslenmeyen bir soru olduğu konusunda ısrarcıyım hatta. Yazarlar da kafaların karışabileceğini tahmin etmiş olmalı ki bu sorunun yanıtlanmasına yardımcı olabilecek bazı destek soruları eklemiş: 

Bedenin Aracılığıya Dünyayı Tanıyabilir misin?

Eğer Bedenindeki Bazı Bölümler Değişirse Algılama Biçimin de Değişir mi?

Bedenin Değişirse Sen Aynı mı Kalırsın yoksa Sen de Bedeninle Birlikte Değişir misin?

Yüzün Diğer İnsanlara Ne Anlatıyor?

Kendin Hakkında Ne Düşünüyorsun?

Zaman Seni Dönüştürür mü?

...

Bu sorularla birlikte kitaptaki diğerleri, insanın kendine ciddi anlamda sürekli sorduğu sorular değil. Çocuklarla felsefe yapmanın bu yanını seviyorum tam olarak. Onlarlayken bir yetişkinle yapacağınız sorgulamanın çok daha heyecanlısını ve oyunbaz olanını yapabiliyorsunuz. Üzerine hiç düşünmediğimiz, gündelik hayat pratiklerimizin içine bir hayli yerleşmiş bir durum hakkında başka türlü düşünmeye davet ettiğinizde onları; gözlerinden yıldızlar saçtıklarını görürsünüz. Tüm mevcudiyetleriyle soruya odaklanırlar ve sanki bu hayatın içinden değilmiş gibi yanıtlar vermeye başlarlar. Yeni soruları onlar sorar hatta, birbirine bağlı birbirinden farklı bir sürü soru ve esnek yanıtlarla kalakalırsınız...

Esnek yanıtlar dedim az önce, esneyen yanıtlar... Listede olmayan yanıtlardır bunlar. Derinleşmeye alan açan, birlikte yeniden düşünmeye vesile olan yanıtlar. Bu kitaptaki her soru, her alıştırma yeniden düşünmeye olanak sağlıyor. Çocuklarla bu kitaptaki alıştırmaları uygularken kesin yanıtlara ulaşmayacağınızı şimdiden belirtmek isterim. Nihayetinde kitap da en başta sorduğu soruyla sonlanıyor içindeki onca soruya rağmen. Bizle birlikte, nereye gidersek gidelim, gelen kendimiz bu soruları ve daha fazlasını hak ediyor. Kendimizi dışında tutup anlamaya çalıştığımız bir dünya gerçekten var mı, emin değilim. 

Çocukların;

görsel okumanın lezzetine varacağı, aktif bir okuma yaklaşımıyla tanışacağı, hiç duymadığı ressamların portleriyle-fotoğraf sanatçılarının fotoğraflarıyla tanışıp üzerine düşüneceği, kitabı okurken okuma deneyimine başkalarını da katabileceği, okurken çizeceği ve çizdikçe okuyacağı bu kitap merakları ve soruları hep yanı başımızda tutuyor. Ebeveynlerin çocuklarıyla, öğretmenlerin öğrencileriyle yapacakları sessiz devrimlerin önemli habercilerinden adeta.

KÜNYE: Sen Kimsin?: Meraklı Çocuklar için Felsefe Alıştırmaları, Ilaria Rodella ve Francesco Mapelli, Çınar Yayınları, 2018, 112 Sayfa.