Şerzan Kurt davası AYM’ye taşınacak

Polis kurşunuyla öldürülen Şerzan Kurt'un ailesi, Yargıtay'ın verdiği kararı AYM'ye taşıyacak.



17-04-2021 20:08

Üniversite öğrencisi olan Şerzan Kurt, 2010 yılında polis memuru Gültekin Şahin tarafından katledilmişti. Yargıtay katil polise, "ağırlaştırılmış yaralama" suçundan verilen 7 yıl 6 aylık hapis cezasını onadı.

Kurt ailesi, Yargıtay kararına karşı Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu. Kurt ailesinin avukatı olan Batman Barosu Başkanı Erkan Şenses, Yargıtay kararına tepki gösterdi

‘AİLE AÇISINDAN DA ELEM VE KEDER SEBEBİ’

BirGün gazetesine konuşan Avukat Şenses şu açıklamalarda bulundu;

“Yargıtay 1. Ceza Dairesi bu dosyada dört ayrı karar verdi. Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin son iki kararı önceki kararlarını tekzip eder niteliktedir. Yargıtay 2014 yılında Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin bozduğu bir kararında, ‘bu olay kasten öldürmedir, haksız tahriki de mahkeme tartışsın’ diyerek kararı bozdu ve Eskişehir’e geri gönderdi. Mahkeme de bunun üzerine kasten öldürme suçundan sanığa hapis cezası verdi. Yargıtay haksız tahrikin de tartışılmasını istemişti, zira karşı taraftan polise taş atıldığı iddiası vardı ki biz buna karşıydık. Şerzan’ın taş atıp atmadığı bile belli değil. Polis de görev gereği ve niteliği gereği tahrik olamaz. Mahkeme 2015’te sanığa 16 yıl hapis cezası verdi. Dosya tekrar Yargıtay’a gitti, Yargıtay 2014’teki kararını görmezden gelerek 2016 yılında sanık polis memuru “yaralama kastıyla ateş açmıştır, Şerzan yaralama kastının aşılması sonucu vefat etmiştir” dedi. Bu sefer ölüm değil yaralama sonucu ölüm suçu oldu. Her ikisinin niteliği ve infaz süresi farklı.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı buna bilinçli taksirle öldürme suçu olabilir diyerek itiraz etti. Halbuki aynı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 2015 yılında 16 yıl cezanın onanmasını istemişti. Yargıtay Ceza Genel Kurulu esasla ilgili karar vermeden Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 2016 tarihli kararını kaldırıp tekrar Yargıtay 1. Ceza Dairesi’ne gönderiyor ve Yargıtay 2018 yılında üçüncü bir karar veriyor. Yargıtay sanığın TCK 87/4’ten cezalandırılmasını ve haksız tahrik indiriminin de tartışılmasını isteyip kararla sanık polis memurunu tahliye etti. Dosya tekrar Eskişehir’e geldi, 11 Eylül 2019’da mahkeme Yargıtay kararı doğrultusunda polis memuruna 7 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Bu son karar Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin dördüncü kararıyla da onandı. Bu son karar sonrası sanık polis memuru devletten tazminat alacak hale geldi. Çünkü yattığı süre 6 yıla yakın, aldığı ceza 7 yıl 6 ay; bunun infazı yaklaşık 3 yıl. Fazla yattığı için sanık polis memurunun üç ay içinde tazminat davası açma hakkı var. Dava 11 yıla yakın sürdü, zaten yaşam hakkı davasının bu kadar uzun sürmesi aile açısından da elem ve keder sebebi. Bu tür davalarda davanın en kısa sürede bitirilmesi gerekir. Bu kadar uzun sürmesinin ailede manevi bir tahribat yarattığı, devletin bu tür davalarda yaşam hakkı ihlallerini etkisiz soruşturma yapma yükümlülüğünün ihlali olduğunu söyleyeceğiz. Esasa ilişkin de Yargıtay’ın bu kararlarının hukuk güvenliği ilkesine aykırı olduğu ve bunun yaşam hakkının ihlali anlamına geldiğini iddia edeceğiz. AYM’ye başvurumuzun olumlu neticelenmesini umuyoruz.”