Sera Kadıgil Hayvan Hakları Komisyonu'nda konuştu: TBMM’nin atanmış bakanlara irade tesliminin resmi gibi

TBMM Hayvan Hakları Komisyonu'nda hazırlanan teklife ilişkin bir konuşma yapan TİP Milletvekili Sera Kadıgil, hazırlanan teklifin seçilmiş milletvekillerinin atanmış bakanlar karşısında duramadığını gösterdiğini dile getirdi.



06-07-2021 20:44

İleri Haber

Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, TBMM Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu’nda yaptığı konuşmada, hazırlanan teklife tepki gösterdi. Uzun tartışmalar sonucu hazırlanan 50 maddenin yerine 18 maddelik bir teklifin yeterli olmayacağına dikkat çeken Kadıgil, yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi:

Hayvan Hakları Teklifi ile ilgili çok konuştuk defalarca tartıştık. Ben bu teklifi okuduğumda, içimden geçen duygu şu oldu: Bu teklif Mustafa Bey’in teklifi değil. Bu teklif Serap Abla’nın teklifi değil. Bu teklif Veteriner Hekim Yunus Abi’nin ya da bizim aklımıza gelmeyen hayvan türlerini o komisyon aşamasında savunmak için kendini parçalayan Hasan Bey’in teklifi değil.

Burada 5 ay boyunca çok güzel bir çalışma yürüttük. 3 yıldır milletvekiliyim, hiçbir komisyonda görmediğim demokrasiyi katılımcılığı, STK katılımını Mustafa Başkan’ın katılımında gördüm. Bu komisyon beni çok heyecanlandırmıştı.

Biz bir araştırma komisyonu raporu yazdık ve onun altına hep birlikte imzamızı attık. O rapor 50 maddeden oluşuyordu. Teklif önümüze geldi 18 madde. İstanbul Barosu’nun Hayvan Hakları Komisyonu’ndaydım. Belki 10 yıldır bu teklifi bekliyorum.

Ancak bu teklifte:

Hayvanların duygulu varlık olduklarının kabulü yok.

Hayvanları hakları yasası olduğunu açıkça söyleyemiyoruz. Bu yok.

Kat mülkiyeti kanunu ekleyelim dedik bu yok.

Kuşların göç yolları ile ilgili maddeler yok.

Sahipli sahipsiz hayvan ayrımının kaldırılması ile ilgili bir şey yok.

Hayvanat bahçeleri ve yunus parkları yasaklanacak dedik bu yok.

Yunusların derdi yunus parklarından para kazanacak insanlardan çok daha önemli.

Deneylerle ilgili o kadar çalıştık, tek bir madde yok.

Sokak hayvanları üzerinde deney yapılmasına müsaade edilen 11C maddesi dahi yerinde duruyor.

Kürk ile ilgili hiçbir şey yok.

Hepsinden önemlisi av konusu yok. Komisyona gelip“Biz bu ülkenin paramiliter kuvvetleriyiz” dediler. Aynı zamanda silah işi de yapıyorlarmış, böyle tehditkar ifadeler kullandılar. Avla ilgili hiçbir şey yok.

4 yıl boyunca ithalat yasağı getirelim dedik. Petshoplarda hayvan satışını yasaklayalım dedik. Mobil kısırlaştırma cinayettir hepimiz karşıyız dedik. İthalat ve kaçakçılığa karşı bir düzenleme yok.

“Satın alma sahiplen” yönünde her hangi bir çıkışımız yok. İşini yapmayan belediyelere yaptırım düzenlemişiz, ama bu hükümlere uymayacak belediyelere en küçük idari ve cezai yaptırım yok. Yapmayan yine işin içinden çıkacak gidecek.

Nüfus sayımı yapalım dedik. Yok.

Hayvanlara tecavüz ve işkenceye karşı hepimiz cezai düzenleme yapalım dedik. En az 2 yıl 1 ay olması lazım bu cezaların dedik.

Şu anda bakıyorum cezalara, nesli yok etmek suçuna bile üst sınırı 10 yıl olarak düzenlemişiz. Bir çok ceza 3 yıl, 2 yıl ve arada infaz kanunu değişti. Yatarı olmayan şekilde bir düzenleme yapılmış.

Teklifte hayvanla cinsel ilişki yazılmış. Hiçbirimiz zoofili değiliz. Hayvanla cinsel ilişki olmaz.

Beni en çok üzen şey, komisyon görüşmelerinde Adalet Bakanlığınını dediklerini hatırlıyorum. İş yükümüz çok fazla biz bunun altından kalkamayız dediler. Tarım müdürlüğünün dediklerini hatırlıyorum. Bırakın biz bildiğimiz gibi yapalım işimizi dediler adeta.

Biz milletvekilleri olarak bakanlıkların karşısında duramıyoruz demek ki.

Bu teklif TBMM’nin atanmış bakanlara irade tesliminin benim gözümde bir resmi gibi.