Selo’nun taşı, Sümeyra'nın gazeli



05-10-2020 00:23

Murat Uyurkulak

Annemle babam Aydın’ın Gölcük Köyü’nde ilkokul öğretmenliği yapıyor. 1977-78 yılları olmalı... Komşu köyün adı İmamköy. Oranın ilkokulunda da Haydar Öğretmen çalışıyor. Vanlı. Pos bıyıklı, iriyarı, esmer, yakışıklı bir adam. Bizimkilerden de yaşça büyük. İhtiyar annesiyle yaşıyor köyde. Annesinin adı Sosi. Arada bir ziyaretimize geliyorlar. Sosi az konuşuyor, durmadan çay içiyor. Kırk yılda bir ağzını açtığında bilmediğim bir dilden kelimeler dökülüyor buruşuk dudaklarından. Haydar Öğretmen de aynı dilden mukabele ediyor. Şaşkınlıkla izliyorum onları, ne konuştuklarını, niye Türkçe konuşmadıklarını merak ediyorum.

Yazının devamı için tıklayınız