Sayıştay: Maden ruhsatlarında ekolojik tahribat göz ardı ediliyor

Orman Genel Müdürlüğü'nün faaliyetlerine ilişkin incelemelerde bulunan Sayıştay'ın hazırladığı raporda çarpıcı sonuçlar bulunuyor.



05-11-2020 13:38

Seçkin Barbaros

Orman Genel Müdürlüğü 2019 Yılı Sayıştay Denetim Raporu Eylül 2020 yılında kamuoyuyla paylaşıldı. İlgili raporda usulsüzlük, eksiklik ve denetimsizlik konularında varılan konular raporda maddeler halinde yer buluyor.

OGM kiraya verilen yerlerde işletmelerden kamu alacaklarını tahsil etmiyor ya da eksik alıyor. 

Sayıştay'ın yaptığı incelemelerdeki ilk tespiti OGM bünyesindeki izine konu yerler içindeki kiraya verilen yerlerle ilgili 2019 yılı alacaklarına ilişkin muhasebede kayıt altına alınan alacak tutarlarının, İzin ve İrtifak Dairesi Başkanlığınca hesap edilen izin alacakları tutarından farklı olduğu tespit edilmiş. Kurum muhasebe kayıtlarının gerçeği yansıtmadığı belirtilen raporda bu sebeple ilgili kurumun muhasebedeki alacak kayıtlarının kurumun gerçek mali yapısını yansıtmadığı değerlendirilmiş.

MADEN SAHALARININ REHABİLİTASYONU TAM VE ZAMANINDA YAPILMIYOR

Sayıştay raporunda bu durumun önemi vurgulanırken "Faaliyetin bitimi sonrası yasal süresi içinde başlanıp bitirmesi gereken maden sahalarının yeniden rehabilite edilmesinin gerçekleşmediğinin belirtildiği raporda OGM'nin kontrollerde eksik kaldığı da belirtiliyor. 

İznin başlangıcından itibaren sahanın durumuna göre işletmesi tamamlanmış alanların hızla rehabilite edilerek doğaya yeniden kazandırılması ve çevrenin istifadesine sunulabilmesi gerekir aksi takdirde rehabilitasyon çalışmalarının projesine uygun olarak zamanında bitirilememesi, daha büyük bir zaman ve parasal maliyete neden olacağı gibi  çevre ve ekolojik yapıya da büyük zarar vereceği açıktır" denilmekte.

İlgili bölümün sonuç bölümünde "idari denetim ve kontrol mekanizmasının sağlıklı bir şekilde işletilmesi, rehabilitasyon çalışmalarının belli bir çalışma programı kapsamında maden işletme faaliyeti sırasında da devam etmesi konusunda gerekli idari işlemlerin yapılması, ilgili yasal mevzuat ve kesin taahhüt senetlerinde Rehabilitasyon süreçleriyle ilgili izin sahibini bağlayıcı düzenlemelere gidilmesinin uygun olacağı" değerlendirmesi yapılmıştır.

RUHSAT İZİNLERİNDE EKOLOJİK TAHRİBAT GÖZ ARDI EDİLİYOR

Maden faaliyetlerinde verilen izinlere ilişkin kurum görüşlerinin izinlerden sonra alınmasının olumsuz sonuçlar doğurduğu raporda özel olarak belirtilirken izin süreçlerinde ekolojik tahribatın değerlendirilmediği yer alıyor.

Sayıştay konuyla ilgili raporda bu durumu "Orman izinlerinin kapsamlı değerlendirmeler yapılmaksızın verilmesi orman ekosisteminde geri dönüşü mümkün olmayan zararların oluşmasına neden olabilmektedir. Orman ekosistemin korunması ve sürdürülebilirliğin sağlanması konularındaki dengenin sağlanması ancak detaylı inceleme süreçleri ile mümkündür. Kuşkusuz madenciliğin ekonomiye katkıları oldukça önemlidir. Fakat yer seçimlerinin sürdürülebilir kalkınma anlayışı içerisinde orman ekosistemine etkisi de ortaya konularak, belli kriterler çerçevesinde yapılması gerekir" şeklinde belirtiyor.

Yine aynı bölümde ÇED raporlarına ilişkin uzunca zamandır yaşam savunucularının dile getirdiği bir konuyu Sayıştay onaylar nitelikte bir değerlendirmede bulundu. Sayıştay ÇED raporlarına ilişkin "Her ne kadar, izin verilen maden işletmeleri için ÇED Olumlu Raporu ya da ÇED Gerekli Değildir Belgesi düzenlenmekle birlikte, bu raporlar izne konu koordinatları belirli alanlar için kısım kısım hazırlandığından ve Stratejik Çevresel Etki Değerlendirme Yönetmeliğine göre stratejik çevresel etki değerlendirme raporları olmadığından ormanların bütünü hakkında çevresel sonuçlar ortaya konulamamaktadır" dedi.

ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ETKİN DENETLEME YAPMIYOR

Sayıştay tarafından örnekleme yöntemi ile seçilen 687 maden izin sahasında sınır aşımları, izinsiz yapılar ve izin amacı dışında kullanımlar tespit edilmiş olup, Kurum tarafından maden izin sahalarının kontrollerine yönelik etkin bir denetimin yürütülemediği görülüyor.   

Söz konusu durum Sayıştay raporunda "330 maden izin sahasında sınır aşımları tespit edilmiş gerekli hukuki işlemlerin başlatıldığı ancak ağaçlandırma ve arazi kullanım bedelleri tespitinin muhasebeye intikalinin sağlanmadığı,49 izin sahasından 46'sında 'idare izni olmayan yapılar' olduğu 31 izin sahasının biri dışında 'izin amacı dışında kullanımlar' olduğu, 78 maden izin sahasından üçü dışında 'hem idare izni olmayan yapı hem de izin amacı dışında kullanımlar' olduğu, ayrıca 27 maden izin sahasında ise çeşitli nedenlerle idarece inceleme yapılamadığı anlaşılmış olup, bunların tespit, takip ve kontrolü bakımından etkin bir denetim yürütülmediği' şeklinde yer alıyor.

ORMAN ALANLARININ YÜZDE 16'SININ TESCİL İŞLEMİ YAPILMAMIŞ

Bir çok bulgunun içinde dikkat çeken bir diğer tespit ise orman varlığı ile ilgili. Kadastrosu tamamlanan orman alanların yaklaşık %17’si Hazine adına tapu kütüğüne kaydettirilememiş, kadastro yapılsa dahi tescil olmadığından bu durumun usulsüz kullanımlara meydan verebileceği ve bu gibi sebepler sebebiyle halihazırda bir çok dava olduğu belirtiliyor. İlgili bölümde bu durumun orman alanların etkin korunmasını engellediği belirtiliyor.

ULUSLARARASI STANDARTLARA UYGUN ORMAN ENVANTERİ YOK

Birleşmiş Milletlere bağlı Tarım ve Gıda Örgütü (FAO) tarafından sadece Ulusal Orman Envanteri'nin kabul edildiği belirtilen raporda gelişmiş ve gelişmekte olan tüm ülkelerin çoğunluğunun söz konusu envantere sahip olduğu belirtiliyor. Ülkemizde hala uluslararası standartlara uygun orman envanterine sahip olunmadığı belirtilirken orman alanların tanımlanmasında dahi eksiklikler olduğu belirtiliyor. 

KAMU ALACAKLARI MALİ TABLOYA FARKLI YANSIYOR

2018 yılına ilişkin hazırlanan raporda izin bedeli alacak tutarlarının bazı bölgelerde hatalı kaydedilmesi sebebiyle alacakların mali tablolarda gerçek durumu yansıtmadığı ve 2018 yılı alacaklarının tahsil edilmemesinin mali tabloları farklı yansıdığı belirtilmiş olmasına rağmen söz konusu uyarının kısmen dikkate alındığı belirtilmiş.

AĞAÇLANDIRMA BEDELİ EKSİK ALINIYOR

Maden şirketlerinin her defasında yüksek olduğunu belirterek yasal düzenleme istediği ağaçlandırma bedeli konusunda ise ilgili bedellerin eksik alındığı yer alıyor. Söz konusu ağaçlandırma bedeli konusunda Sayıştay tarafından hazırlanan bir önceki yılki raporda 'Bazı bölgelerde toplam 269.322,91 TL tutarında ağaçlandırma bedelinin tahsil edilmemiş olduğu, tahsil edilen ağaçlandırma gelirinin 118.709,39 TL’sinin özel bütçeye aktarılmadığı, bu sebeple özel bütçe kayıtlarında olması gerekenden 150.613,51 TL daha az tahsilat gözüktüğü' değerlendirmesi yer almıştı.