Saray’dan açıklama: 'İdlib’de yeni bir döneme girmiş bulunuyoruz'

Kalın, “Soçi ve Astana mutabakatları çerçevesinde çatışmasızlık bölgesi olarak belirlenen bölgeler, bizim esas aldığımız sınırlardır. Değişmesi söz konusu değil” ifadelerini kullandı.



06-02-2020 21:55

İleri Haber

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, "Yeni bir döneme girmiş bulunuyoruz. Rusya ve İran ile çalışma yürütüyoruz. Rusya'dan bir askeri heyetin Türkiye'ye gelmesini bekliyoruz. Gelişmeler ele alınacak" dedi.

Kabine toplantısı sonrası açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, İdlib’de yaşanan gelişmelere ilişkin "Soçi ve Astana mutabakatları çerçevesinde çatışmasızlık bölgesi olarak belirlenen bölgeler, bizim esas aldığımız sınırlardır. Değişmesi söz konusu değil. Yeni bir mülteci akımına mahal vermemek, sivillerin yerlerinde kalmalarını sağlamak için çalışmalarımız, AFAD, Kızılay ve diğer sivil toplum kuruşlarımız tarafından devam edecek" değerlendirmesinde bulundu.

Kalın'ın açıklamalarından satır başları şöyle;

- “Askeri gözlem noktalarımız yerinde kalacak. Rejim bu güne kadar yüzlerce kere mutabakatı ihlal etti. Yapacakları her hatanın çok net yanıtları olacak.”

- “Soçi ve Astana mutabakatları çerçevesinde çatışmasızlık bölgesi olarak belirlenen bölgeler, bizim esas aldığımız sınırlardır. Değişmesi söz konusu değil.”

- “Yeni bir mülteci akımına mahal vermemek, sivillerin yerlerinde kalmalarını sağlamak için çalışmalarımız, AFAD, Kızılay ve diğer sivil toplum kuruşlarımız tarafından devam edecek.“

- “Belki mart ayı içerisinde bir Astana süreci toplantısı yapılabilir. Bunun çalışması sürüyor.”

- “Libya konusunda bir ateşkes sağlanması için bir takım adımlar atıldı.”

- “Türkiye'nin sürece katılması, aslında Libya krizine de bir denge getirmiştir. Bize ilk günlerde Türkiye'nin burada ne işi var diyenler bile bunu kabul ediyor.”

- “Her ne kadar uluslararası toplum ona baskı yapıyor gibi gözükse de biz gerçeği biliyoruz. Hafter'in hala savaştan yana olduğunu biliyoruz.”

- “Kızılay bizim güçlü bir kurumumuzdur, onu yıpratmaya yönelik siyasi bir polemiğin başlatılması üzücüdür. Yarın herkesin Kızılay'a ihtiyacı olabilir."